“Risk gerçekleşmeden önce sigorta yaptırmalıyız”
“Bizi en çok üzen hususlardan biri sigortalanma davranışının ‘risk gerçekleştikten’ sonra ortaya çıkması, ardından ise sürdürülememesi. Depremi, deprem olduğunda hatırlayıp zaman geçtiğinde unutmak, yokmuş gibi davranmaktan kaçınmalıyız.”
Deprem gerçeğine karşı sigortaya olan bilinç hakkında görüşlerini aldığımız TSB Başkanı Uğur Gülen, “Deprem ülkesiyiz ve bunu büyük acılarla tecrübe etmeye devam ediyoruz. TSB olarak en öncelikli konularımızın başında deprem geliyor. Hemen hemen her büyük deprem sonrası yaptığımız açıklamalarımızda, “Sigortalanma bilincimiz ve sigortalı varlıklarımız daha yüksek olsaydı, sektör olarak devletimizin üzerinden bu yükü alabilirdik. Bu da vatandaşlarımıza daha fazla yatırım, istihdam ve olanak olarak geri dönerdi” hatırlatmasında bulunuyoruz.
‘TÜRKİYE’NİN DEPREM ÜLKESİ OLDUĞUNU UNUTMAMALIYIZ’
Bizi en çok üzen hususlardan biri sigortalanma davranışının ‘risk gerçekleştikten’ sonra ortaya çıkması, ardından ise sürdürülememesi. 6 Şubat depremleri ile sigortalanma talebinde çok hızlı bir artış olsa da bu durum 2 ay sonra sönümlenerek geçen yılın aynı döneminin bile altında kaldı. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, ayrıca iklim krizi nedeniyle dünyanın pek çok ülkesi gibi yeni afet riskleriyle karşı karşıya olduğunu hiç unutmamalıyız.
“Sigorta kıymet bilmektir” anlayışına sıkı sıkı sarılmamız gerektiğine vurgu yapmak isterim. Depremi, deprem olduğunda hatırlayıp zaman geçtiğinde unutmak, yokmuş gibi davranmaktan kaçınmalıyız. Depremlerde kaybedilen hayatları yerine koyamayız ama deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenerek sağlığımızı ve binbir emekle sahip olduğumuz varlıklarımızı sigorta ile güvence altına alabiliriz. Depreme hazırlık topyekûn bir çaba gerekiyor. O nedenle yalnızca sigorta şirketlerinin değil, kamunun, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın hep birlikte yürüttüğü bir süreçteyiz. Bu bağlamda kentsel dönüşüm ofislerinin kurulması gelecek için doğru adımlardır. Bizim kamudan isteyebileceğimiz ise afet sigortalarının zorunlu hâle getirilmesidir. 2024 sonunda her konutun, iş yerinin bu sigortaya sahip olması için belki biraz da zorlayıcıyı adımlar atmalı, sonrasında da alışkanlık hâline getirilmesi için hep birlikte uygulamalar planlamalıyız. Biz sigortalanmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya devam edeceğiz ama konuya daha bütünleşik yaklaşmak önemli. Sigorta konusu okul müfredatlarına girmiş değil. DASK’ın bile %60’larda kalması, gidecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor. Çünkü olası bir Marmara depreminin hem maddi hem de manevi olarak büyük kayıplara yol açabileceği tahmin edilirken ortaya çıkan yaraların sarılmasında sigorta sektörü önemli bir rolde” ifadelerine yer verdi.
‘DOĞRU BEDELLERLE SİGORTA YAPTIRMAK KRİTİK BİR ÖNEMDE’
Kahramanmaraş depremlerinin büyük acılar yaşattığının altını çizen TSB Başkanı Gülen, “Hala acıları içimizde. Büyük felaketten tabiki dersler de çıkardık. 6 Şubat’ta sigorta sektörü olarak TSB, üye şirketler, acenteler, eksperler ve sigortacılığın tüm paydaşlarının zararları hızla tespit etmek ve ödemek konusunda dünyaya örnek olduk. Sürece derhal uyum sağlayarak hasar ödemelerimizi gerçekleştirmek bizim asli görevimizdi ve bunu başardık. Tabii bir de sosyal sorumluluğumuz vardı. İstisnasız bütün sigorta şirketlerimiz çok ciddi rakamlarda hem yardım faaliyetlerini, sosyal sorumluklarını yerine getirdiler hem de bölgede önemli hizmetler ve yatırımlar yaptılar. 6 Şubat’tan sonra sigorta sektörünün ortak gayede buluşup hasar ödemelerini hızla yapabilmesi, sanayinin ayağa kalkabilmesindeki en önemli faktörlerdendi. Öte yandan daha düşük prim tutarları ödemek için kendi varlıklarını daha düşük tutarlarda gösteren işletmelerin sıkıntılarını yaşadık. Bütün bu sorunları, mağduriyetleri unutmayıp doğru bedellerle doğru sigortalanarak ilerlemenin ne denli kritik değerde olduğunu bir kez daha gördük. Bunu unutturmamız ve olası bir Marmara Depremi’nde aynı şeyleri yaşamamak için tasarımı bugünden doğru yapmamız gerekiyor” diye konuştu.
Gülen, Kahramanmaraş Depremi’nde sigorta sektörü tarafından alınan aksiyonlar ve çıkartılan dersleri şöyle sıraladı:
“•İhtiyari Deprem Tarifesinde Değişiklik,
•Deprem Modellemeleri,
•Etkin Hasar Yönetimi,
•Reasürans Kapasitesinin artırılmasına/korunmasına yönelik aksiyonlar,
•Türkiye Sigorta Birliği Deprem Odaklı Sigorta Reformu Projesi.”
‘SEKTÖR OLASI MARMARA DEPREMİNE HAZIR’
Sigorta sektörünün beklenen Marmara Depremi’ne ve olası afetlere hazır olduğunu belirten Gülen, “Uluslararası reasürörlerin hassasiyetlerini artıran Kahramanmaraş Depremi’nden sonra gerek maliyetlerin karşılanması gerekse gelecek afetler için fon birikiminin sağlanabilmesini teminen serbest tarife uygulanması için belirlenen bedel 400 milyon liradan 2 milyar liraya yükseltildi. Öte yandan reasürans piyasasında güven telkin edecek bütüncül politikaların geliştirilmesi ve deprem bölgesinde yoğunlaşan risklerin ülkemizdeki farklı bölgelere kaydırılmasına yönelik politikaların izlenmesi halinde reasürans kapasitesinin sorun olmaktan çıkacağına da inanmaktayız” açıklamalarında bulundu.
