Para çekme makinesi -ATM
PARA çekme makinesi diğer adı ile ATM (İngilizce Automated Teller Machine sözcüklerinin kısaltması), ticari bankalar tarafından kullanılmakta olan bir dağıtım kanalıdır. Önceleri sadece para ödeme ve ekstre basma gibi hizmetler sunabilirken, günümüzde, para yatırma, EFT, fatura ödeme ve yatırım gibi birçok konuda müşterilere hizmet vermektedir.
Makinenin mucidi; Osmanlı Ermenisi Luther George Simciyan’dır ve 1930’larda Amerika’da pek talep görmediği için bir müddet sonra kullanımdan kalkmıştır. Daha sonra, İngiliz John Shepherd-Barron tam elektronik bankamatiği icat etmiştir. Tam anlamı ile ATM sayılabilecek ilk cihaz 27 Haziran 1967 tarihinde De La Rue firmasınca Barclays Bank için üretilerek, Londra’nın Enfield kasabasında hizmete sunulmuştur.
Çoğunlukla üzerinde manyetik bir banda sahip plastik kartlar ile işlem yapılabilen bankamatiklerde işlemlere başlanmadan önce kullanıcıdan karta ait şifre talep edilerek güvenli giriş temin edilmektedir. Zaman içinde, bankamatik cihazlarına kartsız işlem menüleri de dahil edilmiştir.
ATM cihazı Türkiye’ye ilk defa 1982 yılında İş Bankası tarafından, Bankamatik ismiyle kurulmuştur. Günlük hayatımızın bir parçası haline gelmiş olan ATM’nin sigortacı olarak bende önemli bir anısı vardır. Yukarıda da yazdık, bu cihazın ilk kullanımı 1980’li yılların başına denk geliyor. Bu yıllarda liberal ekonomi rüzgarları hız kazanınca ülkemizde yeni yeni bankalar kurulmaya ve Batı ülkelerindeki hizmetlerin aynısı bize de getirilmeye başlanmıştı.
Bizim Emek Sigorta şirketinin sahibi İktisat Bankası yoğun rekabete uymak için bu ATM’leri parti parti yurtdışından getirtip şubelerine monte ettiriyordu. Tabii ki bu son derece pahalı ve karmaşık teknik özelliği olan cihazların nakliye sigortalarını da Emek Sigorta şirketi yapıyordu.
İlk ATM Zincirlikuyu’daki merkez şubeye geldi. Tabii gelişinin önemli bir öyküsü var. Nakliye şirketi ambalajı özel olarak yapılmış, her tür çarpmaya ve darbeye karşı son derce riskli olan bu makineyi bankaya kadar büyük bir titizlikle taşımış. Ancak vakit öğlen ve uzman taşıyıcılar acıkınca makineye gözetmenlik yapan banka idare amiri bunları yemekhaneye almış. ATM de yolda kamyonun üstünde kalıvermiş.
Personelin yarısı yemeklerini bitirip cihazın başına döndüklerinde işgüzar bir trafik polisi ‘Bu kamyon neden burada duruyor, çekin bunu buradan’ diye uyarınca başlarında taşıma uzmanı olmayan taşıyıcılar acele ile kaldırma kayışlarını kullanmadan yaklaşık 200 kg. çelikten yapılan makineyi kamyonun kaydırma kalaslarından aşağı yuvarlıyorlar.
Emek Sigorta ile banka aynı binada olduğundan hasarcı olarak bana haber verdiler aşağı indim ki dev bir makine yerde, en az yüz tane yurdum insanı başında. Acemi taşıyıcılar ise korkudan olay yerinden kaçmışlar. Olayın bundan sonrası ve makinenin ekspertiz sürecini anlatsam roman olur.
Bunu neden anlattım? Geçen gün dava dosyalarını teslim etmek için Sigorta Tahkim Komisyonu’na gittim. Taksiden indim bir de baktım yandaki bankanın önünde kaldırım üstünde indirme kayışları olan gıcır gıcır bir ATM makinesi duruyor. Hasarcı damarım tuttu, banka önünde bekleyen güvenlikçiye dedim ki “Nerede bunu taşıyanlar?” Dedi ki “Öğlen olduğu için bırakıp yemeğe gittiler”. Eyvah eyvah tarih tekerrürden ibaret diye düşündüm.
Derhal makinenin fotoğraflarını çektim ve güvenlik görevlisine dedim ki “Bak evladım bu makineyi taşıyan uzman gelmeden kimseye dokundurtmayacaksın, kimsenin taşımasına izin vermeyeceksin”. Güvenlikçi beni kim zannetti ise “Başüstüne efendim” dedi. Ben STK’dan çıktığımda ATM yerinde yoktu. Ne olduğunu bilemiyorum. Umarım sağlam olarak yenine monte edilmiştir.

