Nihayet Ascona!

UZUN süredir hedeflediğim 3 tatil vardı: 1) Ascona – İsviçre, 2) Baltıklar & Fiyordlar 3) Boydan boya Batı ve ABD
Sonuncusu için en az 2-3 haftalık bir boşluk gerektiğinden bu şimdilik beklemede. Baltıklar için 1 haftalık bir tatil yeterli ama geçtiğimiz bayramda seçimimi Ascona’dan yana yaptım ve 20 yıl sonra Ascona’ya gittim. 1996’da bir iş yolculuğu sırasında bizi ağırlayan İsviçreli reasürör birkaç saatlik bir gezi de yaptırmış ve o sırada Ascona’ya da uğramıştık. O kadar hoşuma gitmişti ki bir gün oraya ayrıca gitmeye karar vermiştim o gün ve gittim sonunda.
Ascona 5.000 nüfuslu, 5 km2’lik bir küçük kasaba. İsviçre’nin İtalya sınırına 7-8 km mesafede olan Ascona 200 metre civarındaki rakımıyla İsviçre’nin en alçak noktası ve en güneyde yer alıyor olması nedeni ile de en ılıman iklime sahip yeri.
Çok uzun yıllardır Avrupa’nın da gözdesi olan bu şirin kasabada son dakika kararımız nedeni ile uygun fiyatlı bir yer bulmak mümkün olmadı ve 40 km mesafedeki İtalyan kasabası olan Stresa’da kaldık bu yolculukta. Stresa da Ascona’nın İtalyan versiyonu bir kasaba, küçük, şık ve renkli. Avrupa Birliği’nin temellerinin Stresa’daki bir otelde atılmış olması da burasını önemli kılıyor.
Aslında her ikisi de “Lake Maggiore” adlı gölün batı yakasının kasabaları. Ascona derken Maggiore’den bahsetmeden geçemeyeceğim. Bu gidişimizde gölün batı yakasını keşfettik; güneyden kuzeye sırası ile Arona, Meina, Belgirate, Stresa, Bavone, Feriolo, Verbania, Intra, Cannobio, Ascona… Hepsi benzer şirinlikte, yemyeşil, insanların ve yapıların üst üste olmadığı yeryüzü cennetleri. Bunların dışında küçücük ve üzerinde motorlu su taşıtı yasağı olan Mergozzo Gölü, muhteşem tarihi ve binaları ile Orta Gölü ve meşhur Como Gölü, Orta yolu üzerindeki Roman&Katolik köyü Armeno, Milano’nun batısındaki Novara kenti de ziyaret ettiğimiz yerler arasında idi.
Yolculuklarda sosyal medya erişim burada iken olduğu gibi olmuyor ama yine de izleyebildiğim kadarı ile sosyal gündemin en önemli tartışma konularından biri Yunan adaları & Alaçatı – Bodrum karşılaştırmaları olmuş bu bayramda. Bu karşılaştırmalar çoğunlukla fiyat odaklı olmasına rağmen az bahsedilen ya da hiç değinilmeyen insanca ağırlanma, özgürce ve rahatça gezebilme, sağ salim ve zamanında dönebilme boyutları da olması gerek bu karşılaştırmaların.
6 gün boyunca yirmiden fazla yere gittim, 850 km araba kullandım, ülke sınırlarından geçip geri döndüm, 15-20 tane ücretli park yerine girdim, en yeni otobanda da en dar köy sokağında da araç sürdüm; ne bir selektör, ne bir korna, ne de ona buna diklenme olmadı inanın. Her yerleşimin girişinde aracını park edebileceğin yerleri gösteren levhalar, aracını park edip yürümeye başladığında senin gibilerin görmek istediği yerleri gösteren kroki ve yönlendirme levhaları mesela insanca ağırlanma dediğim.
Nüfusu birkaç binlik bu kasabaların hemen hepsinde konserler, festivaller, açık alanda türlü şov ve gösteriler var sürekli, bazıları da ücretsiz.
Her yerde en merkezi konumdaki kafelere girip oturduk. Bir büyük şişe soda hepsinde 3 ile 3,5 euro arasında. Eğer bir espresso içecekseniz mesela fiyatlar 1,25 euro ile 2 euro arasında. Yani oraların yabancısı bir insan için büyük ölçüde öngörülebilirlik sağlanmış durumda fiyatlarda.
Bir gün iki kasaba arasında giderken trafik aniden durdu, meğer 1,5 km ileride acil bir yol çalışması yapılması gerekmiş yolun çöken bir kesimi yüzünden. O duruşumuz 1 saate yakın sürdü ve inanın bir tek araç arkamızdan sol şeride geçip birilerinin önüne geçmeyi denemedi bile, kuzu kuzu bekledi yüzlerce araç o 1 saat boyunca.
Olanağınız olduğunda gidin oralara, ilk fırsatta organize olun, zamanında uçak bileti alarak, makul bir motel bularak, ekonomik bir araç kiralayarak, planlı hareket ederek güneydeki bir 5 yıldızlı tatilden daha pahalıya gelmeyecek bu tatil inanın. Üstüne bir de yeşil göreceksiniz, yüzlerce yıllık yapılar ile karşılaşıp çok güzel şeyler yeme içmenin yanında renkli ve güzel, farklı insanlarla da tanışacaksınız.
Görüşmek üzere…

Yorum yazın