Kâr payı ödemelerinde vergi kesintisi:

KANUNİ ya da iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumlar tam mükellef kurum olarak kabul edilmekte, her iki merkezi de yurtdışında olan kurumlar ise dar mükellef sayılmaktadır.

Tam mükellef anonim şirketler ve limited şirketler, kazançlarını dağıtırken dağıttıkları kâr payları üzerinden vergi kesintisi (tevkifatı) yapmak sorumluluğundadır. Sadece, kâr payının ödeneceği pay sahibi tam mükellef bir kurumsa (ya da işyeri veya daimi temsilcisi aracılığıyla kâr payı elde eden dar mükellef kurumsa) dağıtılan kâr payları üzerinden vergi kesintisi yapılmaz. Diğer pay sahiplerine yapılan kar payı ödemelerinden ise % 15 oranında gelir vergisi yada kurumlar vergisi kesintisi yapılacaktır. Ancak, Türkiye ile diğer Devletler arasında yapılan çifte vergilendirilmenin önlenmesine yönelik anlaşmaların bazılarındaki özel hükümler uyarınca yabancılara yapılan ödemelerde bu kesinti oranı daha düşük olabilmektedir. (% 10, % 5 gibi) Anlaşmalardaki indirimli vergi oranı uygulamasından istifade edilebilmesi için, pay sahibinin yerleşik olduğu ülkenin yetkili vergi idaresinden o ülkede mukim olduğuna dair mukimlik belgesi alarak bunu kâr payını dağıtan kuruma ibraz etmesi şarttır.

Kâr payı ödemelerinde vergi kesintisi yapma yükümlülüğü, şirket yetkili organlarının kâr payı ödemelerinin yapılmasını öngördüğü tarih itibarıyla başladığından, nakden bir ödeme yapılmamış olsa dahi kâr payının ödenmeye başlanması gereken tarihte hesaben ödemenin gerçekleştiğinin kabul edilmesi ve bu tarih itibarıyla kesinti yapılması gerekmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 62. Maddesinde sayılan kurum kazançlarının dağıtımında genel düzenlemeden farklı olarak kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılmayacaktır. Geçici 62. Maddede sayılan kazançlar şunlardır: 1998 ve önceki yıllara ait kurum kazançları, 1999-2000-2001-2002 yıllarına ait kurumlar vergisinden istisna kazançlar, aynı Kanunun Geçici 61. Maddesine dahil olan yatırım indiriminden yararlanan kazançlar. (Geçici 61. Madde kapsamındaki yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden kârın dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın % 19,8 oranında vergi kesintisi yapılmaktadır.)

2 Mayıs 2012 tarihli 82 No’lu Gelir Vergisi Sirküleri uyarınca; kesintiye tabi kâr payları üzerinden yapılan vergi kesintileri nedeniyle muhtasar beyannamenin ‘‘Tevkifata Tabi Ödemelere Ait Bildirim (Ücret ve Ücret Sayılan Ödemeler Hariç)’’ bölümünde, Ödeme Yapılanın Adı, Soyadı (Ünvanı), Adresi, T.C. Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası, Vergi Dairesi, Ödemenin Tür Kodu, Gayrisafi Tutarı, Ödemeye Ait Düzenlenen Belgenin Türü, Tarihi, Seri ve Sıra Numarası ve Kesilen Vergi Tutarı bilgilerine yer verilmesi gerekmektedir.

Sirkülerde; bu zorunluluğa uymayan, eksik veya yanıltıcı bilgi veren mükellefler hakkında Vergi Usul Kanunu’nda öngörülmüş olan cezai müeyyidenin uygulanması cihetine gidileceği belirtilmiştir.

1 No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde; halka açık şirketlerde kâr payını alacak olan pay sahibi ile ilgili bilgilerin Takasbank-Merkezi Kayıt Kuruluşu aracılığı ile kâr dağıtımını yapacak şirketlere aktarılacağı, kâr payının Takasbank – Merkezi Kayıt Kuruluşu aracı kılınmaksızın, doğrudan aracı kurumlar tarafından müşterileri adına tahsil edilmesi halinde, her bir müşterinin hukuki statüsü ve mükellefiyet bilgilerinin aracı kurumlar tarafından kâr dağıtacak şirkete bildirileceği belirtilmiştir. Kâr paylarının pay senedi maliklerince doğrudan talep edilmesi durumunda, hak sahibinin vergi kesintisi yapılmayacak kurumlardan olduğu hususu kâr dağıtımı yapacak şirket tarafından belirlenecek olup müşterilerin veya ortakların hukuki statüleri ve mükellefiyet bilgileri hakkında herhangi bir tereddüt bulunması halinde, aracı kurumlar veya kâr payı dağıtacak şirketler, bunlardan durumlarını Ticaret Sicili Gazetesi, vergi levhası veya bağlı oldukları vergi dairesinden alacakları bir yazı ile tevsik etmelerini de isteyebilecektir. Pay senetlerinin maliklerinin hukuki statülerinin ve mükellefiyet bilgilerinin kâr payı dağıtacak şirkete yukarıda belirtildiği şekilde bildirilmemesi veya pay senedi sahiplerince tevsik edilmemesi halinde, dağıtımı yapacak şirketin vergi sorumluluğundan kurtulabilmesi için söz konusu pay senetlerine isabet eden kâr payı ödemelerinin tamamı üzerinden, vergi kesintisi yapması gerekmektedir.

 

Yorum yazın