IFRS 17 ile mali tablolarda önemli değişiklikler meydana gelecek

IFRS 17 ile mali tablolarda önemli değişiklikler meydana gelecek

Türkiye’de IFRS 17’nin uygulanmasının sigorta şirketlerinin mali tablolarında önemli yapısal değişikliklere yol açacağını belirten EY Türkiye Aktüeryal Danışmanlık Hizmetleri Kıdemli Müdürü Mehmet Dursun, “Gelirlerin tanınma biçimi, teknik karşılıkların ölçümü gibi alanlarda ortaya çıkan değişiklikler finansal tabloların daha karşılaştırılabilir hale gelmesini sağlayacaktır” dedi.

Sigorta sektöründe IFRS 17 standardının uygulanması ve bunun mali tablolar üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan EY Türkiye Aktüeryal Danışmanlık Hizmetleri Kıdemli Müdürü Mehmet Dursun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

“Sigorta sektöründe finansal raporlama, uzun yıllar boyunca farklı ülkelerde farklı muhasebe uygulamalarıyla gerçekleştiriliyordu. Bu durum, sigorta şirketlerinin finansal tablolarının uluslararası karşılaştırılabilirliğini sınırlıyordu.

Bu sorunu gidermek amacıyla IFRS 4 standardı yayımlandı. Geçici bir standart olarak tasarlanan IFRS 4, sigorta şirketlerinin mevcut muhasebe uygulamalarının büyük ölçüde korunmasına izin verdi.

Ancak IFRS 4’ün sağladığı esneklik, finansal tablolar arasında önemli farklılıkların ortaya çıkmasına neden oldu. Bu nedenle, sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin daha kapsamlı bir standart geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıktı.

MEVCUT UYGULAMA (IFRS 4) VE ÖZELLİKLERİ

IFRS 4 kapsamında sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesi büyük ölçüde şirketlerin mevcut yerel muhasebe uygulamalarına bırakılması sebebiyle sigorta şirketleri arasında çeşitli farklılıklar gözlendi.

Teknik karşılıkların hesaplanmasında farklı yöntemlerin kullanılması, kârın çoğunlukla sözleşmenin ilk dönemlerinde muhasebeleştirilmesi, risk ve belirsizliklerin finansal tablolara sınırlı şekilde yansıtılması bu farklılıkların başlıca nedenleri arasındaydı. Ayrıca finansal tablolar arasında karşılaştırılabilirliğin düşük olması yatırımcıların ve paydaşların şirket performansını değerlendirmesini zorlaştırdığını söylemek mümkün.

IFRS 17’NİN TEMEL YAKLAŞIMI

IFRS 17, sigorta sözleşmelerinin ölçümünde güncel değer yaklaşımını esas alır. Standardın temel bileşenleri ise beklenen nakit akışları, risk ayarlaması ve uzun süreli sözleşmeler için sözleşmeye bağlı hizmet marjıdır (Contractual Service Margin – CSM).

Bu model kapsamında sigorta sözleşmelerinden elde edilen kârın sözleşme süresi boyunca dağıtılması öngörülüyor. Böylece sigorta hizmetinin sunulduğu dönemlerde gelir tanınması sağlanıyor.

IFRS 17’NİN MALİ TABLOLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Gelir tablosu üzerindeki etkiler

IFRS 17 ile birlikte sigorta şirketlerinin gelir tablolarında önemli değişiklikler meydana geliyor. Önceki uygulamada prim gelirleri doğrudan gelir olarak kaydedilirken, IFRS 17 kapsamında sigorta hizmet geliri yaklaşımı kullanılıyor.

Bu durum gelirlerin sözleşme süresi boyunca dağıtılmasına ve kârın daha istikrarlı şekilde muhasebeleştirilmesine olanak sağlıyor. Ayrıca sigorta faaliyetlerinden elde edilen sonuçlar ile finansal yatırımlardan elde edilen sonuçların ayrıştırılması mümkün hale geliyor.

Bilanço üzerindeki etkiler

IFRS 17 bilanço yapısında da önemli değişikliklere neden oluyor. Yeni standart kapsamında sigorta sözleşmelerine ilişkin yükümlülükler beklenen nakit akışları, risk ayarlaması ve sözleşmeye bağlı hizmet marjı bileşenlerinden oluşuyor.

Bu yapı, sigorta şirketlerinin yükümlülüklerinin daha güncel ve ekonomik gerçekliği yansıtan bir şekilde ölçülmesine katkı sağlıyor.

Öz kaynak ve kârlılık üzerindeki etkiler

IFRS 17’nin en önemli etkilerinden biri kârın zaman içerisindeki dağılımında ortaya çıkmaktadır. Önceki uygulamada kârın önemli bir kısmı sözleşmenin ilk dönemlerinde muhasebeleştirilebiliyordu.

IFRS 17’de ise kâr, sözleşme süresi boyunca dağıtılıyor. Bu durum öz kaynakların zaman içerisindeki gelişimini daha dengeli hale getirirken, aynı zamanda finansal tabloların volatilitesini azaltıyor.

TÜRKİYE’DE UYGULAMA AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

Türkiye’de 2027 yılından itibaren yürürlüğe girecek olan IFRS 17, sigorta şirketleri açısından önemli operasyonel değişiklikleri beraberinde getiriyor. Aktüeryal hesaplamaların kapsamının genişlemesi, veri yönetimi sistemlerinin geliştirilmesinin yanı sıra finans ve aktüerya departmanları arasındaki iş birliğinin artması bu değişiklikler arasında yer alıyor.

Kısa vadede bu dönüşüm maliyet artışına neden olsa da bunun uzun vadede finansal raporlama kalitesini artırması bekleniyor. IFRS 4’e kıyasla daha şeffaf ve ekonomik gerçekliği yansıtan bir finansal raporlama modeli sunan IFRS 17, sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesinde önemli bir değişim başlatacak. Türkiye’de IFRS 17’nin uygulanacak olması sigorta şirketlerinin mali tablolarında önemli yapısal değişikliklere yol açacaktır. Gelirlerin tanınma biçimi, teknik karşılıkların ölçümü ve kârın dağılımı gibi alanlarda ortaya çıkan değişiklikler finansal tabloların daha anlamlı ve karşılaştırılabilir hale gelmesini sağlayacaktır.”

Yorum yazın