Ekonomik belirsizlikler ödeme davranışlarında bozulma yaratabilir
Coface’in 2025 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen Asya Ödeme Araştırması’na göre, ortalama ödeme vadeleri yükselirken şirketlerin %57’si önümüzdeki 6 ay içinde ödeme davranışlarının kötüleşmesini bekliyor.
Coface tarafından 2025 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen Asya Ödeme Araştırması, Asya-Pasifik bölgesindeki yaklaşık 2 bin 400 şirketin ödeme davranışları ve alacak yönetimi uygulamalarındaki değişimleri ortaya koyuyor. Katılımcılar; Avustralya, Çin, Hong Kong ÖİB, Hindistan, Japonya, Malezya, Singapur, Tayvan ve Tayland olmak üzere dokuz pazarda ve 13 farklı sektörde faaliyet gösteriyor.
RAKAMLARLA ÖDEMELER
- Ortalama ödeme vadeleri 2024’te 64 günden 65 güne yükseldi.
- Ortalama ödeme gecikmesi 2024’te değişmeyerek 65 gün olarak kaldı ancak ödeme gecikmesi yaşayan şirketlerin oranı %49’a geriledi.
- Yıllık cironun %2’sini aşan aşırı uzun ödeme gecikmeleri (ULPDs*) bildiren şirketlerin oranı %23’ten %40’a çıkarak yeni bir zirveye ulaştı.
- En yüksek artış ağaç ürünleri, tarım-gıda ve otomotiv sektörlerinde kaydedildi.
- Şirketlerin %57’si önümüzdeki 6 ay içinde ödeme davranışlarının kötüleşmesini bekliyor; yavaşlayan talep, rekabet baskısı ve artan maliyetler en önemli riskler arasında gösteriliyor.
- Katılımcıların %33’ü 2025’te iş görünümünün kötüleşeceğini öngörüyor.
*: 180 günü aşan ve yıllık cironun %2’sinden fazla olan gecikmeler
Konuyla ilgili konuşan Bernard Aw, Coface Asya-Pasifik Başekonomisti, “Asya-Pasifik bölgesi, 2024 yılında küresel talepteki zayıf seyir, artan maliyetler ve yüksek faiz ortamı nedeniyle yavaşlayan bir büyüme süreci yaşadı. ULPD oranlarındaki rekor artış, şirketlerin artan finansal baskıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Artan tarifelerle birlikte, şirketler daha dalgalı bir ticaret ve politika ortamına hazırlık yapıyor. Asya için 2025 yılı GSYH büyüme tahminimizi %3,8 olarak revize ettik” dedi.
KREDİ VADELERİ HÂLÂ SIKI VE DAHA DA SIKILAŞABİLİR
Kredi koşulları, 2023 öncesine kıyasla 2024’te de sıkı kaldı. Ödeme vadeleri 2023’teki 64 günden 65 güne yükseldi ancak 2018-2022 dönemine ait 69 günlük beş yıllık ortalamanın altında kaldı.
Araştırmaya katılan 13 sektörün 10’unda 2024’te ödeme vadeleri arttı. En keskin artış otomotiv sektöründe görüldü; ardından tekstil ve kimya geldi. Otomotiv sektöründeki artan rekabet, bayileri kredi vermede daha esnek olmaya ve bunu rekabet avantajı olarak kullanmaya yöneltti.
Geleceğe bakıldığında, şirketlerin üçte ikisi daha kısa ödeme vadeleri bekliyor; bu da artan belirsizlik ortamında nakit koruma önceliğini yansıtıyor.
AŞIRI UZUN ÖDEME GECİKMELERİ REKOR SEVİYEYE ULAŞIRKEN ENDİŞELER ARTIYOR
Ortalama ödeme gecikmesi 2023’e kıyasla değişmeyerek 65 gün olarak kaldı. Taşımacılık ve otomotiv sektörlerinde ödeme gecikmeleri sırasıyla %2 ve %1 arttı. Ancak, 180 günü aşan ve yıllık cironun %2’sinden fazlasını oluşturan ödeme gecikmeleri (ULPDs) bildiren şirketlerin oranı %23’ten %40’a çıkarak yeni bir zirveye ulaştı.
Coface’ın deneyimine göre, bu gecikmelerin %80’i hiçbir zaman ödenmiyor. En yüksek oranlar Çin, Hindistan, Tayland ve Malezya’da görüldü.
13 sektörün tamamında ULPD oranları arttı; en büyük artışlar ağaç ürünleri (+%37), tarım-gıda (+%20) ve otomotiv (+%18) sektörlerinde yaşandı.
Bu eğilimin önümüzdeki 6 ayda da sürmesi bekleniyor; çünkü şirketlerin %57’si geç ödemelerin kötüleşeceğini düşünüyor.
GÖRÜNÜM: DEĞİŞEN TİCARET POLİTİKALARININ EKONOMİK GÜVENİ ETKİLEMESİ BEKLENİYOR
2025 yılına ilişkin ekonomik görünümün zayıf kalması bekleniyor. Artan gümrük tarifeleri ve değişen ticaret politikaları, küresel ekonomi politikalarına dair belirsizliği artırarak şirket harcamalarını ve tüketici güvenini olumsuz etkiliyor.
Ayrıca, şirketler aşırı rekabet baskısı, yavaşlayan talep ve artan işgücü maliyetlerini de ek riskler olarak gösteriyor. Katılımcıların %33’ü, 2025 yılında iş faaliyetlerinin kötüleşeceğini düşünüyor (2024’e kıyasla); bu oran, geçen yılki ankete göre iki kattan fazla artmış durumda.Tayvan ve Singapur’daki katılımcılar en karamsar grup olarak öne çıkıyor; bu ülkelerde her 10 katılımcıdan 4’ü faaliyetlerde bozulma bekliyor.
