Reasürans şirketleri düşük katmanlı korumalardan çekildikçe sigorta şirketleri daha fazla risk üstleniyor
Hayat sigortacıları, emeklilik odaklı ürünlere yönelirken uzun vadeli baskıyla karşı karşıya. S&P Global Ratings’in “Takip Ettiğimiz Üç Temel Eğilim” raporuna göre, küresel sigorta sektörü 2025’e doğru farklı alanlarda karmaşık bir görünüm sergiliyor. Doğal afet kaynaklı hasarlar, sermaye hareketleri ve ürün yapılandırmaları, sektörün geleceğine yön veren başlıca unsurlar arasında öne çıkıyor.
Mülk&Kaza sigorta alanında artan doğal afet kayıpları, özellikle yüksek riskli ve sıkı düzenlemeye tabi pazarlarda, sigorta şirketlerini primleri artırmaya ve teminat kapsamını daraltmaya zorluyor.
Reasürans şirketlerinin düşük katmanlı (low-layer) korumalardan çekilmesiyle birlikte, birincil sigorta şirketleri özellikle bireysel branşlarda daha fazla riski kendi bilançolarında tutmaya başladı.
Reasürans şirketlerinin, tepe risk bölgelerindeki yükümlülüklerini yönetmek için üçüncü taraf sermaye—örneğin doğal afet tahvilleri (catastrophy bonds) ve sigorta bağlantılı menkul kıymetler (ILS)—kullanımını artırması bekleniyor. Bu sermaye aynı zamanda siber ve ipotek reasüransı gibi yeni alanlara da yönelerek yaklaşan yenileme dönemlerinde fiyatlandırma ivmesini destekliyor.
Hayat sigortacıları ise, anüite gibi emeklilik odaklı ürünlere geçiş sürecinde uzun vadeli baskılarla karşı karşıya. Talep güçlü kalmaya devam etse de, bu ürünlerin piyasa riskine daha açık olması ve fiyatlandırma esnekliğinin sınırlı kalması, kredi notu artışlarını kısıtlayabilir.
“Düşük katmanlı koruma” (low-layer cover) ifadesi, reasürans yapılarında küçük ve orta büyüklükteki zararları kapsayan, en alt düzeydeki risk katmanlarını ifade eder. Bu katmanlar, sigorta şirketinin karşılaştığı ilk zarar seviyelerini kapsamaktadır.
