Dijital çağda sigortacılık ve poliçe yönetim sistemleri

Mobil uygulamalar, gelişmiş veri analitiği sistemleri, sosyal medya çalışmaları, etkin iş akış uygulamaları öne çıkan bilgi teknolojileri… Her birinin rekabet avantajı, verimlilik veya maliyetleri azaltma fırsatları sağladığını belirten EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Ortağı Alper Karaçar; veri toplama yetkinliklerine, teknolojik modernizasyona, güçlü sistemlere, yani gelişmiş bir poliçe yönetim sistemine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Poliçe yönetim sistemi kavramından bahseden Karaçar şunları söyledi: “Türk sigorta sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren hatta geçmişi Türkiye Cumhuriyeti kadar eski olan şirketler var. Bu şirketlerin birçoğunun core sistem olarak adlandırdıkları uygulamaları da oldukça eski, hem teknolojik hem de içerik olarak… Mimari açıdan birbiri ile uyumsuz esnek olmayan parçalardan oluşuyorlar. Günümüzün hızla değişen ihtiyaçlarına cevap vermekten oldukça uzak durumda olan bu sistemler, şirketlerin diğer hedefleri olan veri ambarı, müşteri ilişkileri yönetim sistemleri gibi projelerin başarılı şekilde hayata geçmesinde de engel teşkil ediyor. Poliçe yönetim sistemleri, bir başka deyişle temel sigortacılık paket sistemleri ise yeni teknolojiler ile hazırlanmış, sigorta şirketlerinin asıl faaliyetlerinin tamamını içerir ve veri bütünlüğü sağlar.”

 TEKNOLOJİ ÖN PLANDA

Karaçar, Türk sigorta sektörüne son yıllarda yurtdışından büyük aktörlerin girmesi ve rekabet koşullarının değişmesi ile yatırımların bilgi teknolojilerine kaydığının gözlemlendiğini belirtti ve şunları ekledi: “BT yatırımlarının büyük bir kısmını poliçe yönetim sistemlerine yapılanların oluşturduğu görülmekle birlikte, halen eski sistemler büyük ölçüde kullanılmaya devam ediyor. Sigortacılık sektöründeki aktörlerin, değişimin kaçınılmaz olduğu yönündeki görüşlerini EY’nin 2013 Küresel Sigortacılık Anketi’nde dijital gelişimin önünü kesen en önemli faktör olarak yüzde 80 oranında ‘eski teknolojinin getirdiği kısıtlamalar’ etkeninin çıkması da destekliyor.

Karaçar, poliçe yönetim sistemi ile elde edilecek kazanımlarını şu şekilde özetledi:

  • Esneklik: Yasal veya rekabet amaçlı bilgi teknolojileri değişiklik taleplerine cevap verme süresi azalır. Tüm çevresel BT sistemleri daha verimli çalışır.
  • Teknoloji maliyetlerinin azalması: Poliçe yönetim sistemleri iş yapış şeklini klasik core sistem yönetimine göre çok daha verimli hale getirirler. Sistemdeki majör değişiklikler daha kolay yapılabilmekte, sistem hizmetlerini çok daha geniş bir yetkinlik yelpazesinde verebilmektedir.
  • Poliçe Hayat Döngüsü’ndeki verimin artışı: Süreçler her açıdan tam otomasyona geçer, daha verimli olarak ferdi, küçük veya büyük ölçekli veya özel müşterilere odaklı hizmet verilmesine olanak tanır.
  • Süreçlerin yalınlaştırılması: Veri tanımları ve iş akışlarının standartlaştırılması ile süreçler dahilindeki tutarlılık ve kullanıcı verimliliğinin artması sağlanır.
  • Yeni ürün konuşlandırılması: Ortak ürün tanımlarına kurumsallık kazandırılır, ortak bir dil oluşturulur. Bu şekilde ürünlerde değişiklik yapılması veya yeni ürün çıkarılması süreçleri hızlanır.
  • Uyumluluğun artırılması: Poliçe yönetim platformlarını modernize ederek mevzuata uyumlu olarak veri toplama ve işleme akışları sağlanır. Yasal düzenlemeler risk olmaktan çok fırsat halini alır.
  • Çalışma modelindeki değişikliklerin kolaylaştırılması: Operasyonel süreçlerin konsolidasyonunu ve uzaktan (operatif) destek modellerinin geliştirilmesine olanak tanır. Bu şekilde sigortacılık iş süreçlerinin yönetiminde maliyet verimliliği sağlar.
  • Operasyonel süreçlerin cevap verme hız ve kabiliyetlerinin artırılması: Modern mimarisi ile son kullanıcıdan bilgi alışını kolaylaştırarak operasyonel çözümlerin hız, kalite ve çeşitliliklerinde artış sağlanır.
  • Yetenek havuzunun zenginleşmesi: Yeni teknolojilere geçilmesi ile özellikle BT kadrolarındaki eski çalışanlara olan bağımlılık ortadan kalkar.
  • Güvenlik artışı: Sigorta şirketleri için halen en önemli tehditlerden biri olan siber güvenlik konusunda riskler azalır.
  • İlişkili alanlarda engellerin kalkması: Başarılı şekilde hayata geçmesi için, gelişmiş bir poliçe yönetim sisteminin varlığına ihtiyaç duyan (veri ambarı, müşteri ilişki yönetim sistemi gibi) sistemler hayata geçirilebilir olur.

ÇAĞA AYAK UYDURMALIYIZ

Dünya genelinde değişen koşullar, müşteri beklentileri, rekabet baskısı gibi etkenler büyük ve kemikleşmiş yapıdaki şirketleri bu koşullara karşı daha hızlı tepkiler vererek adeta fit olmaya zorladığını belirten Karaçar sözlerine şöyle devam etti: “Belirli bir büyüklüğe ve olgunluğa ulaşan şirketlerin uzun vadeli riskleri bertaraf etmek, gittikçe daha esnek ürün beklentisi içerisine giren müşterilerinin ve özellikle uluslararası EY sigortacılık raporlarında da belirtilen global orta sınıf müşterilerin hemen altına konumlandırılan yeni müşteri segmentinin pazara entegre edilmesi için belirli gereklilikleri ortaya çıkarmaktadır. Sigortacılık sektöründeki bu oyuncuların bahsedilen yönelimlere daha duyarlı olabilmesi için Bilgi Teknolojisi sistemlerini ve iç süreçlerini yalınlaştırmaları ve modernize ederek çağın gerekliliklerine uyum sağlamaları gerekmektedir. Zira kullanılan ve birbiri ile uyumsuz eski sistemler, kontrol ve güvenlik açıkları, yüksek operasyonel maliyetler, esnekliğe açık olmayan kurum kültürü gibi unsurlar şirketlerin fit duruşunu olumsuz yönde etkilemektedir.”

 DEĞİŞİM KAÇINILMAZ

Kaçınılmaz olan değişimin bir parçası haline gelinmesi gerektiğini ifade eden Karaçar sözlerine şöyle devam etti: “Bir de bu manzaraya Türk sigorta sektörü için bakalım. Fit olarak adlandırılan bu görünüm için gereken değişiklikler Türkiye konjonktüründe de geçerlidir. Özellikle bankacılık sektöründe teknolojik bir yarış vardır. Bireysel pazarda bankacılık sektörü tamamen teknolojik gelişmişliğe, adaptasyon ve değişim hızına bağlıdır. Türk sigorta sektöründe bankalar satış kanalı anlamında en büyük aktörlerdir. Dolayısıyla sigorta şirketlerinin de dinamik finans sektörünün birer parçası olarak yüksek teknolojik değişebilirlik ve adaptasyon yeteneklerinin olması, yani fit olmaları gerekir. Çok sık değişen yasal düzenlemeler ve mevzuatlar da bu fitliği bir bakıma gerekli kılıyor. Piyasanın, bilgi bazlı trendlerin ve yasaların kaçınılmaz kıldığı değişimleri de hantal ve eski olan sistemler üzerinde uygulama zorunluluğu kaçınılmaz maliyetleri beraberinde getirirken, bu değişikliklere en kısa zamanda uyum sağlayabilen sektör oyuncuları ise, pazardaki en büyük pastayı alma yönünde önemli bir hamle yapmış olmaktadırlar.”

DİJİTAL ATILIM

Karaçar, pazardaki şirketlerin müşteri beklentilerini sağlamak, rekabette elini güçlü tutmak ve riskleri bertaraf etmek adına yalınlaşma, esnekleşme yoluna gitmesi gerektiğini belirtti ve şunları ekledi:

“Sonuç olarak global bankacılık ve sigortacılık sektöründeki yönelimler ve aynı rüzgarın etkisinin kaçınılmaz olarak hissedildiği Türk sigorta sektörü, içerisinde bulunduğu yoğun rekabet ikliminde başarıyı yakalamak, sektörde etkin bir rol oynamak ve fırsatları avantaja çevirmek adına değişimin kaçınılmaz olduğu bir pazar olarak öne çıkmakta.

Önümüzdeki dönemde gelişmiş bilgi sistemlerini kullanacak olan sigorta şirketlerinin dijital alanda yapacakları atılıma ve bu atılımın sadece modern poliçe yönetim sistemlerine sahip olan sigorta şirketleri tarafından yapılışına şahit olacağız, dolayısıyla dijital alandaki güçlerini kullanarak yakalayacakları fırsatlara da…”


 

 KÜÇÜK ŞİRKETLER DE PAZARDA

“Özellikle son dönemde Türkiye’deki yeni ürün çalışmaları ile piyasaya girmekte ya da girecek olan oyuncuların, bilgi teknoloji yatırımları ile daha esnek ve yönetilebilir olan poliçe yönetim sistemleri ile bu değişimin etkisinin yayılacağı gözlendi. Poliçe yönetim sistemleri konusunda dünyadaki en büyük teknoloji firmalarının Türkiye pazarına girdiği görüldü, sadece en büyük sigorta şirketlerinde değil, küçük ve orta boyuttaki oyuncularda da!“

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply