Çalışan kalitesi yükseldikçe sigorta sektörü büyüyecek

Çalışan kalitesi yükseldikçe sigorta sektörü büyüyecek

Sigorta sektörü çalışanlarının, müşteri memnuniyeti üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu biliniyor. Kalite ve müşteri memnuniyetine yönelik çalışmalar yapan sigorta şirketleri, müşteri beklentilerini karşılamak, hızlı ve kaliteli hizmet vermek amacıyla eğitim programlarına ağırlık vermeye devam ediyor. Sigorta sektörünün hem hayat hem de hayat dışındaki büyüme hızının bankacılık sektöründeki büyüme hızının önünde yer aldığı sektör uzmanları tarafından belirtiliyor. Hızla büyüyen sigorta sektörü, daha fazla fırsat ve daha hızlı ilerleme fırsatından dolayı çalışanlar tarafından tercih edilebiliyor. Konuyla ilgili danışmanlık şirketleri, kaliteli orta ve üst seviye yönetici ihtiyacının yüksek olduğunu açıklarken, sigorta sektörünün son yıllarda önemli değişimler yaşadığını söylediler. Geçmiş yıllarda, sektörde yabancı dil bilmek daha az önemli iken artık çok daha önemli olduğunu görüyoruz. Bu eğilim, özellikle dil bilen, dünyadaki gelişmeleri takip edebilen çalışanların şirketler için daha değerli olduğunu ortaya koyuyor. Bunun dışında az bulunan bazı özellikli alanlardaki çalışanlar şirketleri için hızla önemli hale geliyor.
Globalleşen dünyada şirketlerin performansları artık dönemsel kârlılık rakamları ile değil, yarattıkları veya yaratacakları sadık müşteri kavramı ile belirleniyor. Gelişimlerinde sadece belirli bir alanda kalmayıp farklı birimlerde iş tecrübesi edinen çalışanların donanım ve iş performanslarının arttığı görülüyor.
Sigortacılık hızla değişip çok yönlü hale
gelirken, Türk sigorta sektörü çalışanlarının kalitesi dünya ortalamasında nerede? Danışmanlık hizmeti veren uzman şirketlere bu konudaki görüşlerini sorduk.
İnsan kaynakları alanında danışmanlık hizmeti veren Aon Hewitt Yetenek Yönetimi Lideri Uygar Böke, “Zorunlu teknik personel eğitimleri ile nitelik ve bilgi düzeyinin artması sevindirici. Sektördeki insan kaynakları yönetimleri işe alımlarda daha seçici davranıyorlar. Bu da niteliklerin artmasını sağlayan bir etken oluyor” dedi.
Sigorta sektöründeki dijitalleşme ve büyük veri yönetimi gibi konuların biraz daha geriden geldiğini dile getiren Hay Group Finansal Hizmetler Sektör Lideri Serkan Şener, sektördeki değişimlerin yakın gelecekte çok daha önem kazanacağını söyledi. Towers Watson Türkiye Ödül Yönetimi Direktörü Elif Er “Güçlü pazarlama fonksiyonu ve alternatif dağıtım kanallarının geliştirilmesini sağlayacak yetenek gruplarının kuruma kazandırılması ihtiyacı oluşuyor” dedi.

10-15-dosyatablo

 

 

 

 

 

 

 


 

 

Towers Watson Türkiye Yetenek ve Ödül Yönetimi Direktörü Elif Er: Sektördeki iş gücü tanımı değişiyor

Sektörün ihtiyaç duyduğu iş gücü tanımının değiştiğini belirten Towers Watson Türkiye Ödül Yönetimi Direktörü Elif Er, “Finansal hizmetler ve sigorta sektöründe, sürdürülebilirlik ve verimlilik gibi hedeflere odaklanılması teknolojik uygulamaların ve dağıtım kanallarının yaygınlaşması ve etkin kullanımı ihtiyacını doğurmaktadır” dedi.

Towers Watson Türkiye Ödül Yönetimi Direktörü Elif Er, sigorta sektöründe çalışan her dört kişiden üçünün üniversite veya üzeri seviyede eğitime sahip olduğunu söyledi. Sigorta sektörünün, finansal hizmetler sektöründeki bankacılık gibi disiplinlerle de benzer bir çalışan profiline sahip olduğunu aktaran Elif Er, kadın istihdamı açısından, sigorta sektörünün öne çıktığını vurguladı. “Sigorta sektörünün kadın istihdam oranı, %55 ve bu oran bankacılık sektöründekinden 4-5 puan daha yüksek” diyen Er, “Genel olarak her iki çalışandan birinin kadın olduğu sigorta sektöründe, yönetsel pozisyonlar özelinde bakıldığında her üç çalışandan yalnızca birinin kadın olduğunu görüyoruz ve bu oranın artmasını umuyoruz” dedi.
Sigorta sektörü özelindeki kurumların, yeteneği elde tutmak veya yüksek potansiyelli çalışanları kuruma kazandırmakta daha çok zorluk çektiğine değinen Er, yetenek savaşını kazananların, çalışan değer önermesini ‘bütünsel deneyim’ olarak ele alan kurumlar olduğunu ifade etti. Son dönemde insan kaynakları alanında altyapı oluşturacak nitelikte gerçekleştirilen projelerin, kariyer ve yetenek yönetimi alanında arttığına değinen Elif Er şu şekilde konuştu: “Towers Watson olarak 2014 yılında yayınladığımız ‘Küresel İş Gücü Araştırması’na göre, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde, gelişmiş çalışan değer önermesine  sahip kurumların, özellikle yeteneği çekme ve elde tutma savaşında daha büyük bir fark yarattığını ve sigorta sektöründeki bu kurumların kritik yeteneği elde tutmada %30 oranında daha başarılı olduklarını görüyoruz.”

‘HER 4 ÇALIŞANDAN 1’İ İŞTEN AYRILMAYI DÜŞÜNÜYOR’
Yeteneği kuruma çekmeye ve elde tutmaya odaklanılmasının önemine değinen Er, “Yapılan araştırmalar sonucunda yüksek finansal performans gösteren kurumların yüksek çalışan bağlılığına sahip kurumlar olduğunu görüyoruz” dedi. Elif Er, “2014 yılı ‘Küresel İş Gücü Araştırması’nın sonuçları sigorta sektörü özelinde incelendiğinde ise; her dört çalışandan birinin önümüzdeki iki yıllık dönem içerisinde işten ayrılmayı düşündüğünü gösteriyor. Bu oran, genel sektörler ortalamasından çok da farklı değil” diye konuştu.
Sektörün yetenek profili hakkında değerlendirmede bulunan Er, “Finansal hizmetler ve özellikle de sigorta sektöründe, sürdürülebilirlik ve verimlilik gibi hedeflere odaklanılması; teknolojik uygulamaların ve alternatif dağıtım kanallarının yaygınlaşması ve etkin kullanımı ihtiyacını doğurmaktadır. Bu sebeple de, sigorta sektörünün ihtiyaç duyduğu iş gücü tanımı değişiyor. Sürdürülebilirlik ve verimlilik odağının, sigorta sektöründe, iş ve organizasyon yapılanmasında, müşteri deneyimini merkeze konumlandırma ihtiyacı ortaya koyduğunu görüyoruz. Bunun yansıması olarak da sigorta şirketlerinde güçlü pazarlama fonksiyonu faaliyetlerini, alternatif dağıtım kanallarının geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayacak yetenek gruplarının kuruma kazandırılması ihtiyacı oluşuyor” dedi.

 


Aon Hewitt Yetenek Yönetimi Lideri Uygar Böke: Sigorta sektöründe çalışan kalitesi daha iyi olabilir

Sigorta sektöründe çalışan kalitesinin henüz beklenen seviyeye gelmediğini belirten Aon Hewitt Yetenek Yönetimi Lideri Uygar Böke, bu konuda iyileştirmelerin olduğunu ve zorunlu eğitimlerin sektörü ileriye taşıyacağını ifade etti.

İşe alım ve eğitim dışındaki tüm insan kaynakları alanlarında danışmanlık hizmeti veren Aon Hewitt, Türkiye’de çalışan bağlılığı ve memnuniyeti alanında 200’e yakın şirketle beraber çalışıyor. Sigorta sektöründeki çalışan kalitesi hakkında değerlendirmede bulunan Aon Hewitt Yetenek Yönetimi Lideri Uygar Böke, sigorta sektöründeki çalışanların nitelik düzeyinin geçmişe kıyasla, henüz beklenen seviyeye gelmediğini söyledi. Fakat bu konuda iyileştirmelerin olduğunu belirten Uygar Böke, “Zorunlu teknik personel Segem eğitimleri ile nitelik ve bilgi düzeyinin artması sevindirici. Sektördeki insan kaynakları yönetimleri işe alımlarda daha seçici davranıyorlar. Bu da niteliklerin artmasını sağlayan bir etken oluyor” dedi.
“Çalışan bağlılığı ve memnuniyeti konusundaki geniş veritabanımız bize sektörel analiz yapma imkânı sağlıyor” diyen Böke, bu çerçevede sigortacılık ve bankacılık nomlarını izleyebildiklerini söyledi. Sigorta sektöründeki çalışan bağlılığı oranının son iki yıllık değerlendirmesini yapan Böke şu şekilde devam etti: “Sigortacılığın 2013 yılında yapılan Türkiye beyaz yaka normuna kıyasla 10 puan, bankacılık normuna kıyasla 8 puan daha geride olduğunu görüyoruz. Fakat bu fark 2014 yılına gelindiğinde, Türkiye beyaz yaka normuna kıyasla 4 puana, bankacılık normuna kıyasla 3 puana düşüyor. Bu düşüş iki etkiden kaynaklanıyor: Sigortacılıktaki bağlılık oranı artma trendine girerken, Türkiye beyaz yaka ve bankacılıktaki bağlılık oranlarında düşme eğilimi görünüyor.”
Sigorta sektöründe çalışmanın iş değiştirirken avantaj ve dezavantajlarından bahseden Böke, “İnsan kaynakları, finans gibi destek fonksiyonlarında sektörel tecrübe iş değiştirirken hâlâ önemli olmakla birlikte asıl olarak bu fonksiyonlarda edinilmiş uzmanlık ve tecrübe düzeyi daha fazla öne çıkmaktadır. Bu tip destek fonksiyon çalışanlarının kariyerlerini farklı sektörlerde devam ettirmek istemeleri halinde bunun daha fazla mümkün olduğunu düşünüyorum. Nitekim pek çok örneği yaşanmaktadır.
Sektörün ana iş alanlarına ilişkin fonksiyonlarda çalışan, sigortacılıkta uzmanlaşmış kişiler için sektör değiştirmek daha zor olmaktadır. Özellikle belirli tecrübe düzeyi gerektiren pozisyonlarda şirketler, kendi sektörel fonksiyonlarında tecrübe ve uzmanlık arıyorlar.
Diğer yandan bu durumun sadece sigorta sektörüne has olmadığını, bankacılık, üretim, ilaç, ağır sanayi vb. tüm diğer sektörler için de geçerli olduğunu  düşünüyorum” dedi.

YÜKSEK BİLGİ VE TECRÜBE İHTİYACI
Üniversite mezunlarının meslek olarak sigorta sektörünü ilk tercihleri arasında değerlendirmediğini belirten Böke, sigorta sektörünün diğer sektörlerdeki arayışlarda istenilen şartlara ulaşılamadığında daha sonraki aşamada değerlendirilip tercih edilen bir sektör olduğunu söyledi. Sigorta sektöründe, yüksek teknik bilgi ve tecrübeye ihtiyaç olduğunu ifade eden Böke, “Kariyerinin başında olan kişilere, özellikle bu sektörün ana işini yürüten fonksiyonlarında, operasyonu deneyimleyerek çalışmaya başlamalarını öneririm. Türk sigorta sektörü ne yazık ki hâlâ dünya sigortacılığının gerisinde. Sektörün dünyadaki yerini ülkemizde henüz edinememiş olması, ilk tercih edilen meslekler arasına girememesine sebep oluyor. Bu nedenle ilk etapta kaliteli istihdam yaratılması çok zor olmaktadır” dedi.

 

10-15-dosyatablo1

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Hay Group Finansal Hizmetler Sektör Lideri Serkan Şener: Bankacılıkla aradaki iş gücü farkı orta vadede kapanacak

Son dönemde sigorta sektörüne başarılı genç ve yöneticilerin yönelmeye başladığını belirten Hay Group Finansal Hizmetler Sektör Lideri Serkan Şener, Türk sigorta sektöründe çalışan profilinin hızla değiştiğini söyledi. Şener, değişimlerin yakın gelecekte çok daha önem kazanacağını sözlerine ekledi.

Bankacılıktaki gelişmelerin insan kalitesini üst düzeyde tutmayı gerektirdiğini belirten Hay Group Finansal Hizmetler Sektör Lideri Serkan Şener, uzun bir dönem boyunca pek çok başarılı gencin veya yöneticinin bu sektöre yöneldiğini vurguladı. Son dönemlerde sigorta sektörünün bu farkı kapatmaya başladığını söyleyen Şener, buna karşın sigorta sektöründeki dijitalleşme ve büyük veri yönetimi gibi konuların biraz daha geriden geldiğini dile getirdi. Ancak bu değişimlerin yakın gelecekte çok daha önem kazanacağına değinen Şener, Türkiye’de sigortacılığın ve insan profilinin hızla değiştiğini sözlerine ekledi. Sigorta sektörünün yabancı yatırımcıların da artan ilgisi ile cazip hale geldiğini söyleyen Şener, “Bunun ilk yansımalarını görmeye başladık. Bundan 5-10 sene önce sigortacılık ve bankacılıkta ücret seviyeleri açısından önemli farklar vardı, son yıllarda ise fark önemli ölçüde kapandı. Bugün bir sigorta şirketinde 100 lira alıyorsanız bankalar 102 lira veriyorlar. Faktöring, leasing gibi şirketlerin de dahil olduğu genel anlamda finans piyasaları ise 99 lirada. Bununla birlikte sektör Türkiye’de henüz aynı konumda değil. Her ne kadar sigorta şirketlerinin profili son zamanlarda yükselse de, geçmişin de etkisiyle bankacılık sektörünün daha donanımlı bir insan kaynağından faydalandığını söyleyebiliriz. Orta vadede sigorta şirketlerinin iş gücü profilindeki dönüşümü tamamlayarak bankacılıkla aralarındaki farkı kapatacaklarını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

‘ÜCRET İLK SEBEP DEĞİL’
Sigorta sektörünün toplam iş gücü devir oranının tüm Türkiye ve bankacılık sektörünün devir oranlarına göre daha yüksek olduğunu açıklayan Şener, yöneticilerin gelişmesi ve kariyer olanaklarının iyi yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Hem bankacılık sektörünün hem de sigorta sektörünün gönüllü iş gücü devir oranlarının Türkiye ortalamalarının üzerinde seyrettiğini belirten Şener, “Türkiye ortalaması %5.2, sigortacılık %9.8 ve bankacılık ise %10.1. Deneyimlerimiz bu ayrılıkların pek çoğunun çalışanın ait olduğu banka veya sigorta şirketinden memnuniyetinin azalmasından kaynaklandığını gösteriyor. En sık gördüğümüz neden ücret olmaktan çok çalışanın şirketten beklediği kariyer gelişiminin sağlanamaması ve yöneticisinden, içinde bulunduğu çalışma ortamından memnun olmaması” diye konuştu.

 

Yorum yazın