Yaşar: Önemli olan öngörülebilirliği artırmak
Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, “Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin TRH 2010 tablosu kararı ile belirsizlik bir seviye azalırken, kullanılacak teknik faizin yani iskontonun ne olacağı bu belirsizliğin ortadan kalkıp kalkmayacağını belirleyecek. Üzerinde mutabakat sağlanan yöntemle ortaya çıkacak hesap, sigorta şirketlerince fiyatlama hesabında da kullanılacaktır. Önemli olan öngörülebilirliği artırmaktır” açıklamalarında bulundu.
Yargıtayın bu kararının sigorta şirketlerinin yüküne etkisi ve müşteri lehine oluşturacağı tablo hakkında açıklamalarda bulunan Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, “Yükün artması yada azalmasından ziyade bizim için öngörülebilir olması esastır. Yıllardır süren ‘Destekten Yoksun Kalma Tazminat Hesaplamaları’ndaki belirsizlik ve tartışmalar 2015 ve 2016 yıllarında yapılan genel şart ve torba yasa düzenlemeleri ile belli bir noktaya gelmişti. Anayasa Mahkemesinin 90. ve 92. maddeleri iptali ile bedeni zararlarda maddi tazminat hesabında yeniden kaosun ve öngörülemezliğin ortaya çıkması söz konusu oldu. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin TRH 2010 tablosu kararı ile belirsizlik bir seviye azalırken, kullanılacak teknik faizin yani iskontonun ne olacağı bu belirsizliğin ortadan kalkıp kalkmayacağını belirleyecek. Destekten kalınacak yoksunluğu maddi tazminat olarak nakden ve peşin olarak ödeyecek olan sigorta şirketleri için hesabın doğru ve öngörülebilir şekilde ve tarafların üzerinde sağlayacağı mutabakatla yapması esastır. Sonuç itibarıyla üzerinde mutabakat sağlanan yöntemle ortaya çıkacak hesap, sigorta şirketlerince fiyatlama hesabında da kullanılacaktır. Dediğim gibi önemli olan öngörülebilirliği artırmaktır.
Bir yandan 90. ve 92. maddelerin iptalinden sonra beklenen ‘Torba Yasa Düzenlemesi’ diğer yandan Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin kararı ile birlikte daha önce müsteşarlıkça teknik çalışma ile hesaplanan %1,8 teknik faiz oranı (yada buna yakın yeni bir hesap) hakim ve hakemlerimizce kullanılır ve en azından bir içtihat oluşursa öngörülebilir ve hakkaniyetli bir yapıya kavuşabiliriz. Öngörülebilirlik her zaman, her tarafa sağlıklı ve stabil bir tablo yaratır” açıklamalarında bulundu.
‘SEKTÖRDE KIRICI REKABET YAŞANABİLİR’
Yaşar, “İptal kararı değil ama özellikle pandemi sebebi ile düşen frekansın etkisiyle başlayan iştah, şirketlere özgü stratejik yaklaşımlarla devam ediyor. Bu sene sektörde kırıcı rekabetin yaşanacağı bir sene olabilir” şeklinde konuştu. Fiyatlama ile ilgili konuşan Yaşar, “Havuz konusunda sektör genel fiyatlama kurgusuna genel olarak uyuyor. Ancak hacmin yoğun olduğu noktalarda zaten azaminin neredeyse yarısına kadar fiyatlar gerilemiş durumda” dedi. Yargıtayın bu kararının hasar/prim oranlarına yapacağı yansıma ile ilgili de görüşlerini aldığımız Yaşar, “Yapılan simülasyonlar şu andaki tazminat yükünün mevcut durumdan aşağı inmeyeceğini gösteriyor” diyerek sözlerini noktaladı.
