Balkan: Tavan primlerden çok uzaklaşmak uzun vadede kârlılık sorunu yaratabilir

Balkan: Tavan primlerden çok uzaklaşmak uzun vadede kârlılık sorunu yaratabilir

Türk Nippon Sigorta Teknik ve Reasürans, Hasar, Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Emrah Balkan, “Özellikle pandemi dönemi sonrası şirketler tavan fiyat uygulamasından büyük oranda uzaklaşmış durumdalar. Bazı basamaklarda primlerin tavanın yarısının dahi altına düştüğü gözlenmekte. Her halükârda uzun kuyruklu bu branşta teknik hesaplara uygun tavan primlerden çok uzaklaşmanın uzun vadede sektörün kârlılık sorunu yaşamasına sebep olacağı açıktır” dedi.

“Trafik sigortalarında şirketlerin yükünü azaltmak için tek başına TRH 2010 tablosunun kullanılması yeterli olmayacaktır” diyerek konuyla ilgili açıklamalarına başlayan Türk Nippon Sigorta Teknik ve Reasürans, Hasar, Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Emrah Balkan, “Bu tablonun kullanımı sadece bedeni hasarlara kısıtlı olarak etki edebilir, ancak burada da teknik faiz hususunun netlik kazanması gerekmektedir. Teknik faiz uygulanmadığı takdirde TRH 2010 tablosu yüksek tazminatlara yol açabilmektedir, bu sebeple %1,8 teknik faizin uygulanması bedeni hasar tazminatlarındaki artışa bir miktar olumlu yönde etki edebilecektir. Bedeni hasarlarla ilgili tek konu mortalite tablosu ve faiz oranı da olmayıp, maluliyette esas alınacak yönetmelik ve geçici giderlerin de netleşmesi gerekmektedir. Ayrıca maddi hasarları etkileyen değer kaybı ve yedek parça hususları da kanunla netlik kazanana kadar son gelişme tek başına sigortacı ve dolayısıyla sigortalı lehine veya aleyhine bir tablo yaratır diyemeyiz” ifadelerini kullandı.

‘TEKİL KARARLAR İŞTAHI DEĞİŞTİRMİYOR’

Bu tür tekil kararların sigorta şirketlerinin trafik sigortalarındaki iştahını değiştirdiğini düşünmediklerini söyleyen Balkan, “Sektörümüzde yakın tarihte bu iştahı değiştiren en önemli iki gelişme tavan prim uygulaması ve riskli sigortalılar havuzunun kurulması oldu. Bu kararlar sonrası ilgili branşta üretim yapan ve yapmayan şirketler ayrıştı, hatta ruhsatını iade edenler dahi oldu. Mevcut durumda ise ruhsatı olan hemen hemen tüm şirketlerin bu branşta üretim yapma iştahının yüksek olduğu söylenebilir. Anayasa Mahkemesi’nin geçtiğimiz yılın sonunda aldığı kritik karardan sonra dahi bu iştah düşmemiş olup, genel beklenti torba kanunda hem bedeni hem maddi hasarı etkileyen kritik hususlarda gerekli düzenlemelerin yer alacağı yönünde olduğundan şu anda bu olumlu beklentiye dayalı bir fiyatlama politikası izlenmektedir” dedi.

‘HASAR/PRİM ORANI YÜKSELEBİLİR’

“Özellikle pandemi dönemi sonrası şirketler tavan fiyat uygulamasından büyük oranda uzaklaşmış durumdalar” diyen Balkan, şu açıklamalarda bulundu: “Bazı basamaklarda primlerin tavanın yarısının dahi altına düştüğü gözlenmektedir. Eğer torba kanun beklentilere uygun şekilde TBMM’de yasalaşırsa bu uygulamaların bir süre daha devam edeceği öngörülebilir. Tam tersi bir durumda primlerin tekrar tavan prim seviyelerine yaklaşması beklenir. Her halükârda uzun kuyruklu bu branşta teknik hesaplara uygun tavan primlerden çok uzaklaşmanın uzun vadede sektörün kârlılık sorunu yaşamasına sebep olacağı açıktır.” Emrah Balkan, hasar/prim oranları ile ilgili ise şu açıklamalarda bulundu: “TRH 2010 tablosuyla beraber teknik faiz oranı da %1,8 olarak uygulanabilirse bedeni hasarlar artmayacak ve mevcut seyrini sürdürecektir. Ancak teknik faiz uygulanmazsa tablo TRH 2010 dahi olsa hasarlar artacaktır. Her koşulda son dönemde yaşanan prim erozyonları sebebiyle düşen primlerin hasar/prim oranlarına olumsuz etkisi olacaktır. Bunun üzerine gerekli torba kanun yasalaşmazsa hasar tutarlarının çok daha yükselmesi ve düşen primlerle beraber sektörde ciddi bir hasar/prim oranı yüksekliği problemi oluşacağı öngörülebilir.”