‘Üreticinin doğa olaylarıyla tek başına mücadele etmesi mümkün değil’

 ‘Üreticinin doğa olaylarıyla tek başına mücadele etmesi mümkün değil’

İklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerin arasında ülkemizin içinde yer aldığı Akdeniz Havzası’nın bulunduğunu ifade eden TARSİM Genel Müdürü Serpil Günal, risklerin artmasıyla beraber üreticilerin doğa olayları ile tek başına mücadele etmesinin mümkün olmadığını belirtti. Günal, TARSİM olarak üreticilerle sahada buluşarak tarım sigortasının değerini anlatmaya devam edeceklerini söyledi. 

Tüm dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan pandemi, tarım sektörü ve üreticiler dahil olmak üzere ekonominin her alanında yeni dinamikleri ortaya çıkarmış durumda. Hem pandemi öncesi hem de pandemi döneminde sigortalıyla etkin bir iletişim kuran kurumların arasında Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) bulunuyor. Son dönemde hayata geçirilen pek çok yeni uygulamayı devreye alan ve hasarın olduğu noktada sigortalıyla temas kuran TARSİM’in Genel Müdürü Serpil Günal’a; pandeminin sektör üzerindeki etkilerini, ufuktaki yeni projeleri ve uluslararası işbirliklerini sorduk.

Şanlıurfa’dan Adana’ya, hasarın gerçekleştiği her yerde sigortalının yanında sizi ve TARSİM’i görüyoruz. Bu ziyaretlerinizde sigortalılardan nasıl dönüşler alıyorsunuz? 

Özellikle altını çizmek isterim ki; tarımın önemini, sürdürülebilir olmasını, dışa bağımlı olmayan kendi kendine yetebilen bir tarım ekonomisinin önemini ve nihayetinde çiftçimizin değerini çok iyi biliyoruz. TARSİM olarak sadece bu yıl değil, bundan sonraki süreçte de sahada ve üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Sahada üreticilerden geri bildirimler almak, üretim süreçleri hakkında bilgi edinmek, paydaş kurum temsilcileri ile bir araya gelerek, onların görüş ve önerilerini dinlemek bizi yeni projeler için besliyor ve heyecanlandırıyor. Tarım, ülkemiz için son derece stratejik bir sektör. Tarım sigortasının sunduğu imkânları anlatarak daha fazla üreticiye ulaşmayı ve tarım sigortası ile ilgili memnuniyet düzeyini çok daha iyi noktalara taşımayı hedefliyoruz. 

Pandemi üreticiyi nasıl etkiledi? TARSİM’in pandemi sürecinde ürün, operasyon ve ekspertiz olarak aldığı önlemlerden ve hayata geçirdiği uygulamalardan bahsedebilir misiniz? 

Koronavirüs (COVID-19) salgını ile mücadele edilen bu dönemde tarımın ne kadar önemli bir sektör olduğu bir kez daha anlaşıldı. Tarımın sürdürülebilir ve kesintisiz olması her zamankinden çok daha önemli hale geldi. Bu kapsamda, sunduğumuz hizmet alanı çerçevesinde tarımsal üretim faaliyetlerinin aksatılmadan yürütülmesi için paydaşlarımızla işbirliği halinde çalışmalarımızı aralıksız sürdürdük. 

Üretici, yetiştirici ve paydaşlarımızın işlemlerini kolaylaştırmaya ve hızlandırmaya yönelik uygulamaları devreye aldık. Salgının iş süreçlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini tespit ederek, sadeleştirmeye yönelik adımları ivedilikle attık. Üreticilerimize ve yetiştiricilerimize; çağrı merkezi, mobil, web sitesi üzerinden tarım sigortasına ilişkin işlemlerini rahatlıkla yapabileceklerini hatırlattık. 

‘ÜRETİCİYE KOLAYLIKLAR SAĞLADIK’

Bitkisel Ürün Sigortası branşında, poliçe kabul tarihleri, ürüne ve bulunulan lokasyona göre farklılık gösteriyor. Üreticilerimizi mağdur etmemek adına bazı ürünlerde poliçe son kabul tarihlerini uzattık. Belirli tarihler arasında geçerli olmak üzere, seraların poliçe yenilemelerinin, risk inceleme işlemi gerçekleştirilmeksizin yapılabilmesine olanak sağladık. Küçükbaş hayvanlarda “geniş kapsam”da risk inceleme işlemi yapılmadan, sigortalanacak hayvanların sigortalı tarafından beyanı ve acente tarafından sistem üzerinden seçilmesi sureti ile poliçe üretimine imkân tanıdık. 

Ekspertizler de hizmetlerine salgın döneminde kesintisiz devam etti. Karantina kararları kapsamında, Tarım Sigortaları Havuzu eksperlerinin hasar emarelerinin ortadan kalkmadan tespitlerini gerçekleştirmesi için hızlıca resmi kurumlarla irtibatı sağladık. Gerekli izinleri zamanında alarak olası mağduriyetlerin önüne geçmiş olduk. 

Öte yandan eğitim çalışmalarımızı salgın nedeniyle sınırlandırmadık. Aksine bu dönemde artırdık. Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmelerin de etkisiyle, zamandan ve mekândan bağımsız olma imkânı sunan ve kurumumuzun da yoğun bir şekilde tercih ettiği uzaktan eğitimlerimize devam ettik. Eksperlerimize hem bitkisel ürün sigortası branşında hem de hayvan hayat sigortaları branşında uzaktan eğitimler düzenledik. Program kapsamında ayrıca, salgının rutin hayatı etkilememesi ile ilgili yapılması gerekenler ve alınacak önlemler hakkında hatırlatmalarda bulunduk. 

Hayvan Hayat Sigortalarında, risk inceleme ve hasar tespit çalışmaları, büyük işletmeler için, uzaktan destek platformu üzerinden gerçekleştirilmeye başlandı. Bitkisel ve Sera Sigortaları branşlarında hasar tespitlerinin tamamı yerinde (parselde) yapılmaya devam etti. Evlerinden çıkmak istemeyen sigortalı üreticilerimizin parselleri, GPS cihazından parsel sorgu uygulaması kullanılarak tespit edildi. Yapılan hasar tespit çalışmaları hakkında üreticilere, telefonla bilgilendirmeler yapıldı. 

Elbette bu aksiyonları alırken; Hazine ve Maliye Bakanlığımızın, Tarım ve Orman Bakanlığımızın, Yönetim Kurullarımızın tüm üyelerinin, paydaşlarımızın, ilgili kurum ve kuruşlar ile çalışanlarımızın tam desteğini aldığımızı da belirtmek isterim.

TARSİM ROL MODEL OLDU

Uluslararası iş birlikleri ve eğitimler için çok sayıda temasta bulunuyorsunuz. TARSİM modeline dünyada ilgi nasıl? Ufukta uluslararası yeni iş birlikleri var mı?   

TARSİM yurtdışı temaslarını kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. İlk yıllarda benzer sistem ve uygulamalar örnek alınırken, bugün benzer sistemleri kurmak isteyen pek çok ülkeye rol model olan bir konuma ulaşıldı. Yurtdışındaki temaslarımız esnasında, teminat kapsamının genişliği, sigorta ürünlerinin çeşitliliği, artan devlet desteği oranı ve sürdürülebilir bir yapıya sahip olması gibi pek çok noktada benzer sistemlerden çok daha ileri bir seviyede olduğunu görüyoruz. 

Türkiye Tarım Sigortaları Sistemi modelinin, kardeş ülke Azerbaycan’da kurulabilmesi amacıyla kanun ve mevzuatın oluşturulması, bilgi işlem mimarisi ve bilgi teknolojileri alt yapı sisteminin kurulması, risk inceleme ve hasar tespit organizasyonunun gerçekleştirilmesi, sigorta programları ve tasarımı, saha uygulamaları ve aktüeryal çalışmalar gibi başlıklar çerçevesinde rehberliğimizi sürdürüyoruz. 

Öte yandan, Uluslararası Tarım Sigortacıları Birliği’nin bir üyesi olarak 2021 yılının Ekim ayında, İstanbul’da 36’ncısı düzenlenecek ve dünyadan tarım sigortaları alanında uzman kişileri bir araya getirecek Kongre’ye de ev sahipliği yapacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu dev organizasyonun, hem ülkemizin hem de TARSİM’in uluslararası düzeyde tanıtımına kıymetli katkılar sağlayacağına inanıyorum. 

AKDENİZ HAVZASI RİSK ALTINDA

İklim değişikliği tüm dünyanın gündem konusu. İklim değişikliğinden ilk safhada en çok etkilenenlerden biri de tarım üreticileri. Ülkemizde de alışık olmadığımız bölgelerde dolu, hortum ve sıcak hava bağlantılı hasarların meydana geldiğine tanık oluyoruz. İklim değişikliği üreticiye ve sigorta süreçlerine nasıl etki ediyor? 

Sigortalı üreticilerimizi tarım sigortasına yönelten en önemli etkenlerden birisi; iklim değişikliğinin her geçen yıl artan olumsuz etkileri ve buna bağlı olarak gelişen doğal afetler. Kuraklığı, aşırı yağışlara ve sellere neden olan yağış rejimindeki düzensizlikleri, dolu, fırtına ve hortumları sıklıkla yaşıyoruz. Yıllardır tarım faaliyetlerini etkilemeyen risklerle son dönemlerde karşılaşmaya başladık. Bilim insanları da küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgenin Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzası olacağı, bu durumdan havzadaki tarımsal alanların olumsuz etkileneceği görüşünde.

Bu yılın başından itibaren, ülkemizin hemen hemen her bölgesinde meydana gelen çeşitli afetler sebebiyle, can ve mal kayıpları oldu. Tarım sektörü de bu durumdan olumsuz yönde etkilendi. Örneğin; Adana’da, Bursa’da ve Rize’de şiddetli sel-su baskınları yaşandı. Bunun sonucunda sebze, meyve, hububat ve narenciye üretim alanları zarar gördü. Yine yılın ilk yarısında, Eskişehir, Afyonkarahisar, Kayseri ve Konya illerinde yaşanan don olayı meyve bahçelerine, dolu yağışı ise hububat, sebze, patates ürünlerine zarar verirken, Aksaray, İzmir, Kırklareli, Manisa, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat’ta dolu yağışına bağlı birçok ürün olumsuz etkilendi. Görülüyor ki; üreticilerimizin mevcut şartlarda doğa olayları ile tek başına mücadele edebilmesi mümkün değil. Emeklerin boşa gitmemesi, gelir kaybı yaşanmaması ve tarımsal faaliyetlerin kesintisiz bir şekilde devam edebilmesi için; tarım sigortası önümüzdeki dönemlerde çok daha önemli olacak.

Bazı branşlarda yetiştirici birlikleri aracılığıyla kesilen toplu poliçelerde indirim fırsatları sağladınız.
Başka branşlarda da benzer indirim ve fırsatlar planlıyor musunuz?  

Geçtiğimiz aylarda hayata geçirdiğimiz toplu poliçe uygulaması ile yetiştirici birlikleri kanalıyla toplu şekilde poliçe düzenlenmesi halinde, arıcılık (arılı kovan) sigortası ve geniş kapsamlı tarifede geçerli olmak üzere kümes hayvanları hayat sigortası branşlarında, sigortalanacak işletme sayısına göre yüzde 10 ila yüzde 25 arasında indirim olanağı sunmaya başladık. Bunun yanı sıra üretici ve yetiştiricilerimize çeşitli ödeme kolaylıkları ve indirim olanakları sunuyoruz. Peşin ödeme, hasarsızlık, risk önleyici ve azaltıcı önlemlerin türüne göre uygulanan indirimler, genç çiftçi, kadın çiftçi indirimleri, yenileme indirimleri, hastalıklardan arî işletme belgesine sahip işletmeler için uygulanan indirimlerimiz de mevcut durumda uygulamada. İhtiyaç ve beklentiler doğrultusunda yeni indirim ve fırsatları da ilerleyen dönemlerde değerlendirip, uygulamaya almaya devam edeceğiz.

Son olarak neler söylemek istersiniz? 

Gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye, daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmenin sorumluluğunu taşıyoruz. TARSİM Sistemindeki çeşitli işlemlerin kâğıt kullanılmadan dijital ortamlardan gerçekleştirilebilmesini sağlamak amacıyla resmi kurumlara başvuruda bulunduk. Yetkililerle görüşmelerimiz devam ediyor. Bunun sonucunda ülkemizin orman varlıklarının korunmasına bir nebze de olsa katkıda bulunabileceksek ne mutlu bizlere…

DRONE İLE HASAR TESPİTİ

Tarım sigortaları özellikle uydu görüntüleme teknikleri ve drone kullanımı başta olmak üzere teknolojik gelişmelerin genel olarak uygulanabildiği bir alan. TARSİM de bu alanda pek çok adım atıyor. Teknolojiyi nasıl kullanıyorsunuz? Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dijital dönüşümün hızı ve hayatımız üzerindeki etkisi gün geçtikçe artıyor. Bu durum, birçok sektörü olduğu gibi sigortacılık sektörünü de yakından ilgilendiriyor. TARSİM olarak bundan uzak kalmamız mümkün değil. Teknolojinin bize sağladığı imkânlardan maksimum düzeyde faydalanmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, üreticilerimizin, yetiştiricilerimizin ve paydaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak, işlemlerini hızlandırmak ve sonuç itibarıyla tarım sigortalarına ilişkin olumlu deneyimler yaşamalarını sağlamak üzere yenilikçi iş modellerini ve uygulamaları takip ediyoruz.
Örneğin, son olarak bitkisel ürün sigortasında, sahadaki operasyonlarımızda drone kullanmaya başladık. 12 Bölge Müdürlüğümüzün tamamında kullanıma sunulan dronelar ile algılama, verim ve ekili ürün tespiti gibi işlemlerde pratik ve hızlı çözümler sunmaya başladık. Drone özellikle mısır gibi yüksek boylu ürünler ile geniş alanlarda meydana gelen sel ve su baskını, heyelan, yangın gibi nedenlerle oluşan hasarların tespit edilmesinde etkin bir rol üstleniyor.
Günlük uydu görüntülerini; dolu, yangın, sel ve su baskını, heyelan hasarlarının yanı sıra risk inceleme ve değerlendirme işlemlerinde de meteorolojik verilerle destekleyerek kullanıyoruz. Bu sayede, istenilen tüm tarihlere ait görüntülere ulaşma imkânımız bulunuyor. Hasarların teminat kapsamında olup olmadığı, poliçenin başlangıcında mı ya da öncesinde mi gerçekleştiği, yangın hasarlarının hasat işlemi öncesinde mi, sonrasında mı meydana geldiği gibi sorgulamaları yaparak; hata payının minimize edilmesini sağlıyoruz.

YENİ ÜRÜN VE FIRSATLAR YOLDA

En son turunçgil ürünlerinde sıcak hava zararını kapsama almak üzere çalışmalarınız olduğunu duyduk. TARSİM olarak yakın-orta dönemde devreye almayı planladığınız yeni ürünler var mı?
Akdeniz ve Ege, turunçgil üretimi açısından çok önemli bir potansiyele sahip bölgeler ve bu ürünler ülkemiz ihracatında önemli bir konumda. Geçtiğimiz Mayıs ayında ülkemizin bazı bölgelerinde uzun yıllardır ilk kez yaşanan ve verim kayıplarına yol açan sıcak hava nedeniyle turunçgil ürünlerinde kuruma ve dökülmeler meydana geldi. Söz konusu gelişmeleri takiben, Tarım ve Orman Bakanlığımız, il-ilçe teşkilatları, Araştırma Enstitüleri ve Üniversitelerle birlikte proje başlattık. Bu teminatın, 2021 yılından itibaren kapsama alınmasına ilişkin detaylı ve bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıcak hava zararının üzüm ürününde de teminat kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
Tüm çalışmalarımızı, ülkemizin tarımsal üretim yapılan her yöresine, tarımı yapılan her ürüne, mümkün olan en geniş kapsamlı, %67’ye varan devlet desteği ile teminat sağlayan, çiftçimizin güvenini kazanmış ve örnek gösterilen bir kurum olma vizyonu ile sürdürüyoruz. Bu doğrultuda 2021 yılı itibarıyla kapsama alınması planlanan yeni teminatlar, ürünlerle ilgili araştırma, geliştirme ve aktüeryal çalışmalarımız devam ediyor.

“İlk yıllarda benzer sistem ve uygulamaları örnek alırken, bugün benzer sistemleri kurmak isteyen pek çok ülkeye rol model olan bir konuma ulaşıldı.”

Avatar

Umut Deniz Elçi

İlginizi Çekebilir