Türkiye sigorta sektöründe yeni dönem: IFRS 17 standardının uygulanması
IFRS 17’nin Türkiye’de sigorta sektörüne getirdiği değişikliklerin, uzun vadede daha sağlıklı bir finansal yapı ve daha güçlü bir risk yönetimi anlamına geldiğini vurgulayan EY Türkiye Aktüeryal Danışmanlık Hizmetleri Kıdemli Müdürü Mehmet Dursun, “Ülkemizde mevcut kaynakların verimli ve doğru yönetilmesi, standarda geçiş sürecinin en az zorlukla tamamlanması açısından kritik bir faktördür” dedi.
Sigorta sektörünün finansal raporlama süreçlerine köklü değişiklikler getiren “IFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri Standardı”, 1 Ocak 2023 itibarıyla dünya genelinde yürürlüğe girdi. Türkiye’de de faaliyet gösteren sigorta şirketleri de bu yeni standarda uyum sağlamak için kapsamlı hazırlıklar yapıyor. IFRS 17 standardının uygulanması hakkında konuşan EY Türkiye Aktüeryal Danışmanlık Hizmetleri Kıdemli Müdürü Mehmet Dursun, şu değerlendirmelerde bulundu: “IFRS 17, sigorta sözleşmelerinin finansal tablolar üzerindeki etkisini daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve tutarlı hale getirmeyi amaçlıyor. Türkiye’de, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından düzenlemeler yapılırken, IFRS 17’ye uyum konusunda da sigorta şirketlerinden ciddi bir dönüşüm bekleniyor.
TÜRKİYE’DE IFRS 17’NİN GETİRDİĞİ DEĞİŞİKLİKLER
Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri açısından IFRS 17’nin uygulanması hem muhasebe hem de raporlama süreçlerinde önemli değişiklikler gerektiriyor. Daha önceki standart olan IFRS 4’ün yerine geçen bu yeni düzenlemeyle;
• Sigorta sözleşmelerinin finansal etkisi daha net görülebilecek. Şirketler artık kâr ve zararlarını sözleşmelerin süresine yayarak raporlayacak.
• Risk yönetimi ve sermaye yeterliliği konularında daha fazla şeffaflık sağlanacak. Türkiye’de sigorta sektöründe sermaye yeterliliği ve rezervlerin doğru hesaplanması büyük önem taşıyor. IFRS 17, bu süreçleri daha net hale getirecek.
• Sigorta şirketlerinin finansal tabloları daha anlaşılır olacak. Sigorta sektörü, bankacılıkla karşılaştırıldığında daha karmaşık finansal raporlama süreçlerine sahipti. Ancak IFRS 17 ile bu süreçler daha standart hale gelecek.
• Türkiye’de sigorta sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi bulunuyor. Yeni standartlarla finansal tabloların daha karşılaştırılabilir hale gelmesi, uluslararası yatırımcılar için sektörü daha cazip kılabilecek.
SİGORTA ŞİRKETLERİ İÇİN IFRS 17’YE GEÇİŞ SÜRECİ
Türkiye’deki sigorta şirketleri, IFRS 17’ye uyum sağlamak için bilgi teknolojileri sistemlerini, muhasebe süreçlerini ve iç kontrol mekanizmalarını gözden geçirmeye başladı. Büyük ölçekli sigorta şirketleri bu dönüşüm için özel IFRS 17 ekipleri kurarken, daha küçük ölçekli şirketler ise danışmanlık hizmetleri alarak uyum sürecini yönetmeye çalışıyor. SEDDK ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK), IFRS 17’nin uygulanmasıyla ilgili sektörü yönlendiren çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, şirketlerin bu yeni düzenlemeye uyum sağlaması için geçiş süreci planları oluşturuluyor.
TÜRKİYE’DE IFRS 17’NİN SİGORTALILARA ETKİSİ
Bireysel sigortalılar açısından IFRS 17, doğrudan bir fark yaratmasa da sigorta şirketlerinin daha sağlam mali tablolar oluşturması, sektörün güvenilirliğini artırabilir. Özellikle poliçe sahipleri, şirketlerin finansal durumlarını daha şeffaf bir şekilde görebilecekleri için şirketler arasındaki güven unsuru güçlenebilir.
TÜRKİYE’DE SİGORTA SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ
IFRS 17’nin Türkiye’de sigorta sektörüne getirdiği değişiklikler, uzun vadede daha sağlıklı bir finansal yapı ve daha güçlü bir risk yönetimi anlamına geliyor. Ancak bu dönüşüm süreci, sigorta şirketleri için büyük maliyetler ve operasyonel zorluklar getiriyor. Bu nedenle, Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin teknolojik altyapılarını güçlendirmesi, muhasebe sistemlerini güncellemesi ve personel eğitimlerine yatırım yapması kritik önem taşıyor. IFRS 17’nin sağladığı şeffaflık ve karşılaştırılabilirlik unsurlarının, Türkiye sigorta sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünü de artırması bekleniyor.
Sonuç olarak IFRS 17, sigorta sözleşmelerinin yapısını doğru bir şekilde yansıtması ve aktüeryal modellere dayanması nedeniyle oldukça gelişmiş bir standarttır. Ancak, ülkemizde bu standardın etkili bir şekilde uygulanabilmesi için sigorta şirketlerinin yalnızca daha kompleks aktüeryal modeller geliştirmesi, teknolojiye yatırım yapması veya raporlama sistemlerini geliştirmesi yeterli olmayacaktır. Uygulanması gereken bu kompleks, muhasebe standardı için sektör genelinde insan kaynağı oldukça kısıtlı durumdadır. Mevcut kaynakların verimli ve doğru yönetilmesi, standarda geçiş sürecinin en az zorlukla tamamlanması açısından kritik bir faktördür.”
