TSB: Türkiye için uygulanabilir bir model kurgulandı
TSB’den yapılan açıklamalarda “Doğrudan Tazmin Sistemi, ülkemizde üzerinde uzun yıllardır çalışılmakta olan bir modeldir. Bu kapsamda, farklı dünya uygulama örnekleri incelenmiş ve Türkiye için uygulanabilir bir model kurgulanmıştır. Bu kapsamda hem Birliğimiz hem de SEDDK tarafında çalışmalarımız devam etmektedir. Piyasa koşullarının da uygun hale getirilmesiyle sistemin işlerlik kazanabileceğini öngörmekteyiz” ifadelerine yer verildi.
DTS için TSB ve SDDK tarafında hazırlıklar nasıl gidiyor? Daha önce sık sık gündeme gelen DTS konusunda sona yaklaşıyor muyuz?
Bildiğiniz üzere, teknolojide ve tüketici memnuniyetinin artırılmasına yönelik yıllar içerisinde yaşanan gelişme ve değişiklikler, tüketicilerin hizmeti en kısa sürede ve en yüksek müşteri memnuniyeti sağlamak suretiyle almak istemeleri, bunun karşılığında hizmet sunucuların geleneksel yöntemlerle bu amaçları gerçekleştirmede karşılaştıkları sorunlar, süreçlerin gözden geçirilmesini ve iyileştirilmesini gerektirmektedir.
Sigorta şirketleri de oto sigortalarında hasar tasfiye süreçlerini iyileştirirken, aynı zamanda maliyetleri etkin bir şekilde yönetebilmek amacıyla çeşitli yöntemler geliştirmektedir. Doğrudan tazmin sistemi, geliştirilen yöntemler arasında önemli bir yer teşkil etmektedir.
Doğrudan Tazmin Sistemi, ülkemizde üzerinde uzun yıllardır çalışılmakta olan bir modeldir. Bu kapsamda, farklı dünya uygulama örnekleri incelenmiş ve Türkiye için uygulanabilir bir model kurgulanmıştır. Bu kapsamda hem Birliğimiz hem de SEDDK tarafında çalışmalarımız devam etmektedir. Piyasa koşullarının da uygun hale getirilmesiyle sistemin işlerlik kazanabileceğini öngörmekteyiz.
Sistem için örnek alınan belirli bir model ya da ülke var mı? Türkiye için yeni bir sistem mi kurgulanıyor? Kasko-trafik birleştirilmesi ya da ehliyete poliçe uygulamaları gündemde mi?
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Doğrudan Tazmin Sisteminin uygulandığı farklı ülkeler incelenmiştir. Söz konusu ülkelerde temel yapı aynı olmakla birlikte asıl ayrışmanın ortalama hasar tutarına ilişkin olduğu görüşülmektedir.
Bu kapsamda, Türkiye için söz konusu ülke uygulamalarında “İyi örnek” olarak nitelendirdiğimiz hususlar ile Türk sigorta sektörünün kesiştiği noktalar belirlenmiş ve karma bir model kurgulanmıştır.
Gündemimizde yer alan bir diğer husus, sizlerin de değindiği Kişi Temelli Poliçe Tanzim Sistemidir. Ülkemizde AB’ye nazaran oldukça yüksek seyreden hasar frekansı göz önüne alındığında, sürücü listesini temel alan ve kişinin sürüş davranışlarını değerlendiren bir trafik sigortası sistemi kurgulanarak hayata geçirilmesinin sürücü davranışlarını etkileyeceğini öngörülmektedir. Ancak söz konusu sistemde, her sürücüye ayrı poliçe düzenlenmesinden ziyade; araçla sürücünün bağı koparılmadan söz konusu aracı kullanacak kişilerin bir listesi oluşturulmakta ve söz konusu listede yer alan kişilerin hasar geçmişleri ile mevcut durumda kullanılan diğer kriterler (Aracın markası ve model yılı, hasar geçmişi, risk derecesi vb.) de dikkate alınarak fiyatlandırma yapılmaktadır.
Söz konusu yapının hayata geçirilebilmesi için hem Karayolları Trafik Kanunu’nda işletenin sorumluluğunun yanı sıra sürücülerin de sorumluluğunun kapsama alınmasına yönelik değişiklik yapılması hem de bu değişikliğin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarına derç edilmesi gerekmektedir.
Son olarak, kasko-trafik sigortalarının birleştirilmesi de strateji programımız kapsamında incelenen bir diğer konudur. Yurtdışında olduğu gibi çarpma, çarpışma, çalınma, yanma ve devrilme gibi ana teminatlardan bir veya birkaçına teminat sağlayacak şekilde bir kasko poliçesi ile 3. Şahısların uğrayacağı maddi ve bedeni zararları teminat altına alan zorunlu trafik sigortasından oluşan bileşik bir ürün geliştirilmesi yönünde çalışmalarımız devam etmektedir.
Hayat dışında Türk sigorta sektörü yeterince derinleşmiş durumda mı? DTS sonrasında piyasa kurucu şirketlerin ortaya çıkması nasıl engellenebilir?
Türk sigorta sektörü gerek sistem alt yapısı gerek insan kaynakları gerekse hizmet kalitesi açısından kendini kanıtlamış durumdadır. Özellikle trafik sigortasında mevzuat sorunlarının çözülmesi ile birlikte hizmet kalitesini daha geliştirecek gerek sigortalılar gerek sigorta şirketleri gerekse sistemin bütünü açısından fayda sağlayacak doğrudan tazmin sistemi gibi projelere odaklanılması hedeflemektedir.
Doğrudan tazmin sisteminin uygulandığı ülkeler incelendiğinde sistemin;
- Kusur oranının tespiti için kaza tespit tutanağı,
- Ortalama hasar tutarı,
- Ortalama hasar tutarının şirketler arası mahsuplaşması için takas odası,
- Sistemin düzgün çalışabilmesi için kuralların yer aldığı protokol
Olmak üzere dört ana unsur üzerinden kurgulandığı görülmektedir. Sistemin uygulandığı ülkeler kendi ülke özelliklerini dikkate alarak yukarıda belirtilen bu dört unsuru içselleştirerek sistemi kurgulamakta ve olası risklere karşı söz konusu unsurlar aracılığı ile önlemleri de kurgulamaktadır.
Ülkemiz açısından bakıldığında gerek kaza tespit tutanağı, gerek takas odası yazılımları konusunda ülkemizde başarılı uygulamaların hayata geçirildiği bilinmektedir. Diğer taraftan sistemin uygulandığı ülkelerde sistemin başlangıcı bir yana bugün bile uygulamada rastlanmayan Sigorta Bilgi Merkezi gibi ortak veri merkezinin varlığı dikkate alındığında Türk sigorta sektörünün derinleşme ya da sistemin kontrolü anlamında bir eksikliği bulunmamaktadır.
Bununla birlikte ortalama hasar tutarı üzerinden takas odası aracılığıyla rücu işlemini içermesi ve hizmet kalitesinin artırılmasının yarattığı maliyet artışının zamanla bu rücu işlemi sayesinde minimize edildiği dikkate alındığında sistemin sorunsuz bir şekilde hayata geçirilebilmesi için sistemin uygulandığı ülkeler yanında birçok gelişmiş ülkede uygulanmayan tavan prim uygulaması ve riskli sigortalılar havuzu uygulamasının ne şekilde kurguyu etkileyeceğinin iyi analiz edilmesi ve gerekirse bu yapıların gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.
Sektördeki tüm şirketlerin katılımı sağlanır mı? Konsensüs sağlanmazsa sistem dışında kalan şirketlerin olacağı bir model kurgulanabilir mi?
Sistemin uygulandığı ülke örneklerinde sisteme katılımın bir ülke haricinde gönüllülük esasına dayandığı; ancak katılımın branşta ruhsat sahibi sigorta şirketlerince %90 üzerinde olduğu görülmüştür. Bu noktada, zarar gören kişinin kendi sigorta şirketine başvurması bir hak olarak tanınmaktadır. Sistem uygulamaya alındıktan sonra hem tüketiciler hem de sigorta şirketleri açısından pek çok avantaj yaratmaktadır. Sigortalının kendi sigortacısı ile iletişim halinde olduğu bu hizmet sistemi içinde zararını tazmin yoluna gitmesi, aldığı hasar hizmetini hızlandırmakta ve müşteri memnuniyetini artırmaktadır. Bu kapsamda, piyasada şirketler de kendi müşterilerine hizmet sağlayabilmek adına sisteme dahil olmaktadırlar.
İlaveten, söz konusu sistem diğer ülkelerde de olduğu üzere başlangıçta iki aracın karıştığı maddi hasarlı kazaları kapsayacaktır. Dolayısıyla ikiden fazla aracın karıştığı kazalarla bedeni zararlara ilişkin tazminler başlangıçta bu sistem kapsamı dışında kalacağından alternatif olarak mevcut sistem iki aracın karıştığı maddi hasarlı kazalarda da uygulanabilecektir.
Diğer taraftan, daha önce de üzerinde çalışılan model 2016 yılında önce tavan prim sisteminin getirilmesi ve akabinde Riskli Sigortalılar Havuzunun kurulmuş olması sebebiyle uygulamaya alınamamıştır. Bu çerçevede, söz konusu sistemin devreye alınması halinde şirketlerin bu denli yüksek oranlı katılım göstermeleri piyasanın stabil hale gelmesi ile gerçekleşebilecektir. Dolayısıyla tavan tarife sisteminin ve Riskli Sigortalılar Havuzunun gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Doğrudan Tazmin Sistemi, şirketlerin hizmet kalitesi ya da müşteri ilişkilerinde nasıl bir fark yaratabilir? DTS, sektörde yeni bir rekabet anlayışını öne çıkabilir mi?
Yukarıda da değindiğimiz üzere sistemin hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri açısından pek çok avantajı bulunmaktadır. Bu kapsamda, sigortalılar açısından;
- Sigortalının kendi sigortacısı ile iletişim haline alışık olduğu hizmet sistemi içinde zararını tazmin yoluna gitmesinin, aldığı hasar hizmetini hızlandırdığı görülmektedir.
- Sigortalının mevcutta iletişimde olduğu ve diğer sigortalarını da yaptırdığı sigorta şirketine başvurarak zararını tazmin etmesi, arada devam eden bir müşteri-sigorta şirketi ilişkisi olduğundan hizmetin kalitesini de artırıcı etki yapmaktadır
- Sigortalı yine kendi sigortacısının sunduğu anlaşmalı servis hizmetinden faydalanmak yoluyla kendisi bir ödeme yapmadan zararını tazmin edebilmektedir.
Sigorta şirketleri açısından ise;
- Sigortacı kendi alıştığı sistem dahilinde hasarı tasfiye etmekte kendi sistemi dışında tamamlanmış tamirlerin faturaları ile hasar tasfiyesi yürütmek yerine alışık olduğu sistem içinde hızla zararı tazmin etmektedir.
- Sistem, uyuşmazlık adedinde ciddi düşüşler sağlamakta, şirketlerin arasında çalıştırılan bir protokol çerçevesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklar minimuma indirilerek hızla tasfiye edilmektedir. Uyuşmazlıklardaki azalma davalık dosya adetlerinde düşmeyi de beraberinde getirmektedir.
- Hasarın hızla tasfiyesi ve sonrasında yürütülen standart rücu uygulaması, hasar tasfiyesine dönük giderlerin düşmesine katkı sağlamaktadır.
- Teknik operasyonel faydaların ötesinde sistem, sigorta sektörünün hasar ödeme yeteneklerine ilişkin imajına tüketiciler ve kamuoyu önünde pozitif katkı sağlamaktadır.
- Sistem içindeki sigorta şirketlerinin birbirileriyle ortalama bir rücu tutarı üzerinden hesaplaşmaları, tahsil edilecek tutarın sabit olmasından ötürü gerçek zararı tazmin eden şirketin maliyet kontrolü yapmak suretiyle sistemden olabildiğince faydalanma eğilimine girmesine destek olmakta ve sistem otomatik olarak maliyet kontrolünü teşvik etmektedir.
Bu kapsamda genel anlamda bakıldığında, fiyat odaklı bir ürün olan trafik sigortasının hizmet odaklı hale geleceğini söyleyebiliriz. Sigortalılar artık uygun prim imkânı sunan şirketler yerine hizmete kalitesiyle ön plana çıkan şirketleri tercih edeceklerdir. Bu da sigorta şirketleri açısından rekabeti farklı bir boyuta taşıyacaktır.
DTS’nin belirli şirketlere avantaj sağlayacağını düşünüyor musunuz? Bu sistem hayata geçirilirse şirketlerin hangi özellikleri vurgulanacaktır?
Sistem uygulamaya ilk alındığında diğer ülkelerde de olduğu gibi başlangıçta ortalama maliyetlerde bir artış yaratmasını bekliyoruz; ancak bu artış elbette tüm şirketler için geçerli olacak, sonrasında yeniden azalış gösterecektir.
Sistem kurgusunda, şirketler arasındaki ödeme sistemlerini organize etmek üzere bir takas odası tasarlanmıştır. Her ay sonu itibariyle, farklı hasar büyüklüklerine göre çoklu ve rasgele seçilen ortalamalar üzerinden Takas Odası aracılığıyla şirketler mahsuplaşma yapacaklardır. Bu kapsamda, bir ay sistemden zarar eden şirket başka bir ayda kar durumuna geçebilir. Ancak dip toplam daima sıfır olacaktır.
Bununla birlikte, sisteme giren şirketlerin portföy dağılımlarının dengeli olması oldukça önem arz etmektedir. Örneğin lüks segment araç grubunun yoğun olduğu portföye sahip bir şirketin gerçek hasar tutarı ortalama hasar tutarının hep üzerinde olacaktır. Bu da sürekli zarar yazmasına sebebiyet verebilecektir. Ancak söz konusu durumun aşılması için, protokol imzalandıktan sonra yürürlüğe girmesi için de şirketlere belli bir süre tanınacaktır. Böylece şirketler portföy dağılımlarını ayarlayabileceklerdir.
DTS’den sonra sunulabilecek yeni hizmet ve çözümler neler olabilir? Böyle bir sistemin devreye girmesiyle beraber yeni ürünlerin piyasaya çıkacağını söyleyebilir miyiz?
DTS, hizmet kalitesini ön plana taşıyan bir sistemdir. İlaveten, DTS ile birlikte gündemimizde yer alan Kişi Temelli Poliçe Tanzim Sistemi ve telematik projelerinin de devreye alınması ile ana işleten dışında sürücülerin de geçmiş hasar bilgilerine ve sürüş davranışlarına erişilmesine imkân sağlayacaktır. Bu durumda, maliyet kontrolü sağlayan sigorta şirketleri tarafından kişiye özel ürünlerin geliştirilmesi mümkün hale gelecektir. Örneğin, riski yüksek olarak nitelendirdiğimiz 20 yaş altı araç sahiplerinin araçlarına telematik cihazı taktırmaları halinde kasko primlerinde %15 indirim uygulanması, aracın kullanıldığı kadar ödeme yapılmasına imkan sağlanması gibi sigorta yaptırmayı teşvik edecek özel fiyat ve ürün seçeneklerinin sunulmasına imkan tanıyacaktır.
