Trafik’te zarar gören lehine değişiklikler maliyetleri artıracak

 Trafik’te zarar gören lehine değişiklikler maliyetleri artıracak

Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nda yapılan değişiklikler, genel kanı dikkate alınırsa “zarar görenler” lehinedir. Sigortacılar; orijinal parça zorunluluğu, tazminat hesabı, değer kaybı ve sakatlanma teminatı başlıklarındaki değişikliklerin maliyetleri artıracağını ve tavan prim yükseltilmedikçe zarar etmelerine yol açacağını dile getirmektedirler.

Uygulamada “Zorunlu Trafik (sorumluluğu) Sigortası Genel Şartları” kısaca (ZTSGŞ) olarak bilinen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları en son 4.12.2021 gün ve 29612 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan değişikliklere konu olmuştur. Bu değişiklikler, ZTSGŞ’nın değiştirilmesi sigorta sektöründe uzun zamandır beklenen bir gelişme idi. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarih ve E.: 2019/40, K.: 2020/40 sayılı kararı ile tazminat hesaplama yöntemleri hususunda sigorta genel şartları aracılığıyla tamamen Yönetimin takdirine bağlı olarak düzenleme yapılmasının Anayasa’ya aykırı düşeceği sonucuna varılmış ve KTK m.90’da genel şartlara yapılan yollamalar iptal edilmişti. Ayrıca Danıştay tarafından da genel şartların çeşitli hükümleri hakkında (daha sonra iptal kararına dönüşen) yürütmenin durdurulması kararları verilmişti.

Anayasa Mahkemesince alınan iptal kararı ertesinde TBMM 2021 Haziran ayında 7327 sayılı (torba) kanunla KTK m.90’ı yeniden düzenlemiş ve tazminat hesaplarına ilişkin temel noktalara doğrudan doğruya kanunda yer vermişti. KTK m.90’ın aldığı en son şekil şudur:

Maddi ve manevi tazminat: Madde 90 – Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan;

a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,

b) Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,

c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK), kendisine KTK m.90 fk.3 ile verilen KTK m.90’ın uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri (en azından bazılarını) belirleme görevini ZTSGŞ’nda değişiklik yaparak yerine getirmeyi tercih ettiği anlaşılmaktadır. SEDDK, destekten yoksun kalma tazminatı, sakatlık tazminatı ve değer kaybı tazminatının nasıl hesaplanacağına ilişkin ayrıntılara ek olarak, trafik kazası nedeniyle hasarlanan araçta parça değişimi gerektiği zaman hangi nitelikte parça kullanılacağı hakkında da yeni kurallar öngörmüştür. Bundan başka, 2021 Haziran ayında çıkarılan 7327 sayılı torba kanunda hükme bağlanmış bulunan yeni “ZTS dışında kalan hususlar” da ZTSGŞ’na alınmıştır.

ZTSGŞ’nda yapılan değişiklikler, genel kanı dikkate alınırsa “zarar görenler” lehinedir. Sigortacılar, bu değişikliklerin maliyetleri artıracağını ve (tavan prim yükseltilmedikçe) zarar etmelerine yol açacağını dile getirmektedirler. Ancak şu anda sigortacılar, aralarındaki kıyasıya rekabet yüzünden tavan primin (ortalama olarak) %25 altında fiyat uygulamaktadırlar. Bu da SEDDK’nın sigortacılar tarafından ileri sürülen itirazlara pek itibar etmemesi sonucunu doğurmuştur.

ZTSGŞ’nın sonunda yer alan eklerdeki destekten yoksun kalma tazminatı (Ek-3), sakatlık tazminatı (Ek-2) ve değer kaybı tazminatının (Ek-1) nasıl hesaplanacağına ilişkin ayrıntılar (formüller vb.) konunun uzmanlarının uzun ve titiz ortak çalışması sonunda ortaya çıkmıştır. Bunların doğru olduklarını kabul etmemiz gerekir.

ORİJİNAL PARÇA ZORUNLULUĞU

ZTSGŞ’nın “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı B.2 (1) maddesi uyarınca

-Hasar halinde, hasar gören parça orijinal parça ise

o Bu orijinal parçanın onarımı mümkün değilse, orijinal parça ile değiştirilir. o Hasar gören orijinal parçanın eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesi, ancak zarar görenin onayı ile veya orijinal parça ile değiştirmeye imkân olmaması halinde mümkündür.

o Hak sahibinin onayının alındığını veya orijinal parça ile değiştirmenin mümkün bulunmadığının kanıtlanması yükü sigortacının üzerindedir.

o Araçta parça değişimi sebebiyle değer artışı meydana gelse dahi, bu artış zarar görenden istenemez (veya ona ödenecek tazminattan indirilemez).

– Hasar gören parça orijinal değilse,

o Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirme yapılabilir. Ancak buna imkân yoksa, orijinal parçayla değişim sağlanacaktır. o Yapılan parça değişimi sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmişse, bu artış zarar görenden istenemez (veya ona ödenecek tazminattan indirilemez).

o Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim imkânı olmasına rağmen, orijinal parça ile değişim yapılmış bulunması halinde, sigortacı (benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre) eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça bedeli ile sınırlı olarak sorumlu olur.

o Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirmenin mümkün olduğunu kanıtlama yükü sigortacının üzerindedir.

Belirtmek gerekir ki, onarım sırasında orijinal parça kullanma zorunluluğu (içinde bulunduğumuz Türk Lirası’nın değer yitirme sürecinde, sigortacıların mali yükünü önemli ölçüde artıracaktır.

TAZMİNAT HESABI

ZTSGŞ, sigorta teminatı bakımından destekten yoksun kalma, sakatlık ve değer kaybı zararları nedeniyle sigortacının ödemesi gereken tazminatın hangi esaslara göre belirleneceği ve karşılanacağı hususunda ayrıntılı düzenleme getirirken, yukarıda vurguladığımız gibi uygulamada görülen farklı uygulamaları ortadan kaldırmayı ve bu yolla istikrar sağlamayı amaçlamıştır. Yine yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, ZTSGŞ’nın eklerinde yer alan formüller, gerçek zararı en doğru şekilde hesaplama imkanını veren formüller ve esaslar içermektedir. Ancak böyle olmasaydı dahi, ZTSGŞ’nda benimsenen tazminat hesaplama kuralları yine geçerli sayılacaktı. Çünkü

– Sorumluluk sigortacısının zararı “birebir” karşılama gibi bir yükümlülüğü yoktur

– Nitekim KTK uyarınca yaptırılması gereken zorunlu sigorta, öngörülen teminat limitlerine kadar ödemede bulunmakta, zarar daha yüksek olduğu takdirde, bunu sorumlu kişi olan (sorumluluğu sigorta edilen) işletenin kendisinin karşılaması gerekmektedir (İşletenin kısaca İMM olarak ifade ettiğimiz isteğe bağlı (ek) sorumluluk sigortası varsa, zararın ZTS limitlerini aşan kısmı oradan -İMM limitlerine kadar-ödenecektir. İMM limitleri de yetersiz kalırsa, işletenin geri kalan sorumluluğunu kendi mali olanakları ile yerine getirmesi lazım gelecektir).

– Öte yandan sorumluluk sigortasının sorumluluğun doğduğu her durumu temin etmesi de şart değildir. Sorumluluk poliçelerinde birçok “teminat dışında kalan hal” öngörülebilmektedir. KTK m. 92 de ZTS bakımından hangi hallerin sigorta koruması dışında olacağını hükme bağlamaktadır. Görüldüğü gibi, sorumluluğun doğduğu bütün haller teminata dahil değildir.

– KTK m.90 ise ZTS uyarınca ödenecek tazminatların hangi (temel) esaslara tabi olacağını açıkça belirtmiş ve bu temel esaslar gözetilmek koşuluyla ayrıntıları düzenleme görevini SEDDK’ya vermiştir. Kanun yapıcının, sigortacıya düşecek tazminat yükünü, (mesela alınacak primin daha az olmasını sağlamak amacıyla), gerçek zarardan daha düşük (sınırlı) tutması mümkün ve geçerlidir. Bunun hukuka aykırı hiçbir yönü yoktur. Ülkemizde de çok uzun süreden bu yana sigorta teminat limitleri birçok trafik kazasında meydana gelen zararı karşılamaya yetmemektedir. İMM bu sebeple ortaya çıkmıştır. KTK m.93 teminat tutarlarının (limitlerinin) ilgili kamu otoritesi tarafından saptanacağını ve Resmi Gazete’de yayınlanacağını açıkça öngörmektedir.

– Yasa nasıl limitler hususunda kamu otoritesine yetki ve görev tanımlamışsa, tazminat hesaplamalarının ayrıntıları bakımından da aynı şekilde görev ve yetki tanımlayabilir. KTK m.93 ile KTK m.90 arasında bu yönden fark yoktur. Bu hükümlerin her ikisi de sigortacıya düşecek tazminat yükünün gerçek zarara oranla daha sınırlı olmasına olanak sağlamakta, bunu meşru (yasal) kılmaktadır.

– KTK m.90’da düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri uygulanacaktır.

– Anlaşıldığı kadarıyla KTK m.90 yalnızca “ZTS uyarınca ödenecek tazminatlar” (yasadaki deyimle “ZTS kapsamındaki tazminatlar”) için düzenleme getirmiştir. KTK uyarınca asıl sorumlu kişi olan “araç işleteninin” tazminat yükümlülüğü KTK m.90 dışındadır.

– Dolayısıyla işletenin ödemesi gereken tazminat TBK hükümleri uyarınca belirlenecektir. (Bu noktada TBK’nın tazminat hesabı bakımından kayda değer bir ayrıntı içermediğini anımsatalım).

– Kanımızca KTK’nın yalnızca işletenin ödeyeceği tazminat hakkında düzenleme getirmesi ve işletenin sorumluluğu hakkında kural öngörmemesi duraksama yaratabilir. Ancak bunda hukuka aykırı bir yön yoktur. Kanun yapıcının takdiridir. Sorumluluk sigortasının, sorumluluğu bütünüyle temin etmesi (yukarıda en başta belirttiğimiz üzere) zorunlu değildir.

– Kaldı ki, sigortacının tazminat yükümlülüğü hakkındaki düzenleme, gerçek zararın doğru hesaplanmasını sağladığı ölçüde işletenin sorumluluğu hakkında da aynen uygulanmalıdır. Yeniden açıklıkla belirtelim ki, ZTSGŞ ekindeki hesaplama kuralları, zararın en doğru ve hakkaniyete uygun biçimde hesaplanmasını sağladığından, işletene düşecek tazminat yükü bakımından da aynen geçerlidir.

– Sonuç olarak ZTSGŞ eklerindeki hesaplama kuralları, sigortacının ödemekle yükümlü olacağı tazminatı gerçek zarardan daha az hesaplama sonucuna yol açacak olsaydı dahi, bu hukuken geçerli sayılacaktı. Fakat, memnunlukla görülüyor ki, söz konusu hesaplama kuralları tazminat hesabının gerçek zararı ifade edecek biçimde yapılmasını sağlamaktadır.

DEĞER KAYBI

ZTSGŞ artık bütün araçlar için (ticari olan olmayan ayrımı yapılmaksızın) değer kaybı tazminatının ödenmesini öngörmektedir. Bunun zarar gören üçüncü kişileri daha geniş biçimde korumaya imkan veren bir gelişme olduğunu belirtmekte yarar vardır.

SAKATLANMA TEMİNATI

ZTSGŞ sakatlanma teminatını “üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, ZTSGŞ’nın 2 sayılı Ekinde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminat” olarak tanımlamaktadır. Trafik kazası nedeniyle zarar gören kişinin geçici iş göremezliği de bu teminattan karşılanacaktır. Zarar görenin tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında sakatlık oranı ve geçici iş göremezlik süresi “Kurul Raporu” dikkate alınarak saptanacaktır. Kurul Raporu usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir rapordur. Öte yandan, geçici iş göremezlik süresi ve sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri de sakatlık teminatı kapsamındadır.

MANEVİ TAZMİNAT

Kanımızca hukuk sisteminin yalnızca destekten yoksun kalma, sakatlık ve değer kaybı hakkında tazminat hesabı kuralı getirmekle yetinmemesi, benzer bir düzenlemeyi manevi tazminat için de yapması çok isabetli olurdu. Ancak yasada bu hususta hüküm olmayınca, ZTSGŞ da konuyu düzenleme dışında bırakmıştır. Manevi tazminatın tamamen hakimin takdirine kalması, sigorta -tamamen hesaba ve öngörülebilirliğe dayalı bir etkinlik olduğundan- sigortacıların gereği gibi hesap yapmalarına engel oluşturmaktadır.

İlginizi Çekebilir