“Tek pişmanlığım girişimciliğe daha önce başlamamış olmak”

“Tek pişmanlığım girişimciliğe daha önce başlamamış olmak”

Girişimciliğin oldukça heyecan veren bir süreç olduğunu ifade eden St.Chocco markasının yaratıcısı Dicle Sarıfakıoğlu, benzer bir yolculuğa çıkmayı planlayanlar için şu tavsiyelerde bulundu: “Cesaret kendini iyi tanımakla başlıyor. Ne yapmak istediklerine karar versinler ve kendilerine güvenerek yola çıksınlar. Hiç tereddüt etmesinler. Bu süreçteki tek pişmanlığım daha önce başlamamak oldu.”

Bu ayki söyleşi konuğum, banka ve sigorta sektöründeki 26 yıllık yöneticilik kariyeri sonrasında yeni bir yolculuğa yelken açan bir kadın girişimci. Kurumsal dünyadaki pek çok beyaz yakalının kafasının bir kenarında hayalini kurduğu, tutkulu olduğu bir alanda kendi işini kurma, girişimciliği deneyimleme fikri var. Öte yandan bu değişimin riskleri, belirsizlikleri ve zorlukları çok güçlü bariyerler. Bu ayki söyleşi konuğum bu değişimi başarıyla gerçekleştirmiş olan, St. Chocco markasının yaratıcısı Dicle Sarıfakıoğlu. Kendi girişimcilik hikâyesi ile özellikle kurumsal dünyadakiler için girişimciliğin artıları, cazibesi, riskleri ve zorlukları üzerine keyifli bir sohbet yaptık. Uzun yıllar Eureko Sigorta çatısı altında birlikte çalışma fırsatımız olduğu için, onun gerçekleştirdiği bu başarı hikâyesinin ne kadar değerli ve ilham verici olduğunu yakından biliyorum. Özelikle de girişimciliği deneyimlemek isteyen kadın girişimci adayları için.

Dicle selam. Öncelikle okuyucularımız için kendini kısaca tanıtırsan çok sevinirim.

Ankara Atatürk Anadolu Lisesi mezunuyum. Daha sonra Ankara Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdim. İtalyan hükümeti bursuyla İtalya’da çeşitli şehirlerde dil ve edebiyat eğitimi aldım. 1995 yılında İş Bankası ile başlayan bankacılık kariyerim Osmanlı Bankası ve Garanti Bankası ile devam etti. Sonrasında Eureko Sigorta’da bölge müdürlüğü ve satış koordinatörlüğü görevlerinde bulundum. 26 yıllık bankacılık ve sigortacılık kariyerimi pandemi döneminde noktaladım. İngilizce ve İtalyanca bilgime ek olarak Çince öğrenmeye başladım. Kendi işimi kurma fikriyle benim için çok keyifli ve anlamlı bir girişimcilik yolculuğuna başladım.

Kurumsal dünya sonrası girişimcilik dünyasına seni ne getirdi?

Bu çok kıymetli bir soru ve bu soruyu sizden almak da benim için çok anlamlı. Öncelikle birlikte çalıştığımız uzun yıllar içinde, içimdeki birçok yeteneği ve değeri keşfetmemde çok olumlu etkileriniz olduğunu belirteyim. Kurumsal kariyer sonrası hala enerjim, çalışma isteğim ve yeni değerler yaratma motivasyonum vardı. Kişilik olarak yenilikçi düşünme ve risk alma cesaretim güçlü kaslarım. Pandemi döneminde ne yapmak istediğimi çokça düşünme fırsatım oldu. Bunu bulmak kolay değildi. Mesaili bir iş istemiyordum. Tek odağım para olmamalıydı. Bir şey yaratmak, içimdeki tüm renkleri ve becerileri bu işe katabilmek ve yaşla ilgili algıları da kırmak istiyordum. Bu işe başlarken en büyük motivasyonum topluma katkıda bulunmak, girişimci kadınlara, en çok da kızlarıma ilham ve cesaret vermek, özellikle kadınlara yeni istihdam olanakları yaratmak ve hiçbir şey için geç olmadığını göstermekti.

Girişimcilik yolculuğunu dinlemek isterim senden. Girişimcilik süreci nasıl başladı ve nasıl ilerledi?

2021 yılında DS Supply Solutions şirketini kurdum ve dış ticarete başladım. Vietnam, Çin, Mısır, Almanya, İngiltere, Amerika, Dubai, Libya, İtalya, Pakistan gibi ülkelerle bağlantılar kurdum ve iş birlikleri gerçekleştirdim. Ardından taze, donmuş ve freeze dry kurutulmuş meyve pazarına odaklandım. Solagron firmasının distribütörü olarak bu meyvelerin satışını gerçekleştirdim. 2 kız çocuğu annesi olarak; dönem dönem yaşadıkları tatlı krizlerine sağlıklı bir atıştırmalık alternatifi arayışı içerisindeydim. 2023 yılında yeni bir lezzet ve marka yaratmak üzere yola çıktım. Türkiye’de tek olan ve Cryo Freeze Drying teknolojisi ile meyve kurutması yapan Solagron’un formunu, tadını, besin değerini koruyan, üzerinde şeker ilavesi olmayan meyveleri ile çikolatayı buluşturmaya karar verdim. Çikolata eğitimlerine başladım, çeşitli ARGE çalışmaları yaptım, kendi çikolata reçetelerim üzerinde çalıştım ve sonunda çikolatayı kurutulmuş meyveler ile buluşturdum. Geliştirdiğim ürün hem tatlı, hem de sağlıklı atıştırmalık arayanlar için benzersiz bir alternatif oldu.

Bu yeni ürün için St. Chocco markasını yarattın. Nereden geliyor bu isim? Ne tür ürünler var St. Chocco markası altında?

St İngilizcedeki “strawberry” yani çilek kelimesinin ilk 2 harfini temsil ediyor. Aynı zamanda aziz, değerli, üstün tutulan anlamına gelen “Saint” kelimesinin kısaltması. Çok sevilen çilekli çikolata anlamına ithafen verdiğimiz bir isim. St. Chocco, premium kutusu ve içinden çıkan şaşırtıcı lezzetleri ile iş hayatında da özel bir hediye alternatifi oldu. Çilek ve çikolatayı buluşturduğumuz ürünlerimize mango ile de devam ettik. 2025 yılında piyasaya çıkacak sütlü çikolatalı portakal dilimi, beyaz çikolatalı frambuaz ve sütlü çikolatalı incir dilimleri ile ürün gamımızı genişletiyoruz. Ülkemizin ve KKTC’nin önde gelen marketlerinde, e-ticaret satış noktası olarak ise Trendyol’da DS SUPPLY SOLUTIONS mağaza adı ile ürünlerimizin satışına devam ediyoruz. 2025 yılı içerisinde Suudi Arabistan ve Katar’da da satışa başlayacağız.

Kadın girişimciliğine sürekli vurgu yapıyorsun. Nedir bunun anlamı ve önemi senin için?

Logomuzun üzerindeki kanatlar girişimcilik yolunda kanatlanan bir kadının uçmasını, başındaki hare ise onu koruyup kollayan gücü simgeliyor. Kadın girişimcilere ve kendi kızlarıma ilham olmanın dışında benim için en önemli noktalar değer üretmeye devam etmek ve kadın istihdamı yaratabilmekti. Avrupa Birliği projesi olan ve kadın istihdamını destekleyen Women Up projesinden hibe aldım ve hibe şartı olan, SGK’sı olmayan bir kadını iş hayatına kazandırdım.

Girişimcilik yolculuğu sana neler kattı? Neler deneyimledin, neler öğrendin bu süreçte?

Çok heyecan verici bir süreç. Kendi gücünüzü gördükçe daha da heyecanlanıyorsunuz. Özellikle dünyanın çeşitli ülkelerinde, farklı kültür ve deneyimlere sahip birçok kişi ile çalıştığım için çok mutluyum. Yöneticilik, operasyon, organizasyon, satış, finans gibi birçok alandaki tecrübelerimi kullanabiliyorum. Aynı zamanda zorlu da bir süreç. Girişimciliğin kurumsal dünyadan temel farkları, zorlukları neler? Girişimcilik kurumsal dünyadan gerçekten çok farklı. Biz kurumsal şirketlerde alanlarında uzman yetkin kadrolarla çalışmaya alışkınız. Ancak girişimcilikte her işle her detayla sizin bire bir ilgilenmeniz gerekiyor. Öncelikle yalnız çalışmak bir dönem bocalamanıza neden oluyor. Daha sonra ise her şeyi tek başınıza halledebildiğinizi gördükçe keyif almaya başlıyorsunuz ve zaman içerisinde de alışıyorsunuz. Size hedef veren, hedeflerin hesabını soran, takdir eden ya da üzerinizde baskı kuran yok.

Ne kadar sürüyor uyum süreci? Kurumsal dünyada uzun yıllar geçiren beyaz yaka çalışanların girişimcilik yolculuğundaki avantajları neler olur sence?

Gerçek uyum süreci minimum 2 yıl. Araştırmalara göre de ilk 2 yıl içinde varlığını koruyan girişimler işlerini büyüterek devam edebiliyormuş. Çok iyi kurumlarda çok değerli yöneticiler ile çalıştık, çok iyi eğitimler aldık, hatırı sayılır bir bilgi ve deneyim var. Kurumsal hayattan aldıklarınızı kullanmaya, işinize katmaya, öğrendiklerinizi yeni işinize adapte etmeye başladıktan sonra gelişim ve büyüme geliyor. Şu an kurumsal kökenli bir girişimci olarak kendimi piyasadaki yeni firmalar ile mukayese ettiğimde iş yapış tarzı, iş etiği ve sistematiği açısından çok önde görüyorum. Aldığımız eğitimlerin, kariyer basamaklarında yaşadıklarımızın bizi nasıl güçlendirmiş olduğuna bazen ben de inanamıyorum.

Benzer bir yolculuğa çıkma planları yapanlar için temel tavsiyelerin neler olur?

Cesaret kendini iyi tanımakla başlıyor. Ne yapmak istediklerine karar versinler ve kendilerine güvenerek yola çıksınlar. Hiç tereddüt etmesinler. Bu süreçteki tek pişmanlığım daha önce başlamamak oldu.

İlave etmek istediğin bir mesaj var mı?

St. Chocco’yu satın alarak sadece lezzetli bir atıştırmalık almakla kalmayıp girişimci bir kadının başarı hikâyesine de katkıda bulunabilirsiniz. Birçok gazete ve dergide çıkan haberlerden sonra sosyal mecralardan o kadar çok farklı ilden, meslekten kadınlar bana ulaştı ki. Bu mesajların hepsini tek tek cevapladım. Bir kişiye bile rol model olabilir yüreklendirebilirsem; sistemde aktif olmasına, üretmesine cesaret verebilirsem ne mutlu bana. Emeklilik eve çekilmek, yaşlanmak değildir. İçimizdeki bizi biz yapan renklerin hiçbir kısıtlama olmadan açığa çıkma zamanıdır.

Yorum yazın