Swiss Re, Asya genelinde artan sağlık ve mortalite koruma açıklarına vurgu yapıyor
Swiss Re, Asya genelinde sağlık ve mortalite koruma boşluklarının giderek büyüdüğünü ortaya koyan detaylı bir rapor yayımladı. Raporda, 12 farklı pazarda 12 binden fazla tüketicinin katılımıyla yapılan bir anketin bulguları yer alıyor. Anket, bu boşlukların kapatılmasına yardımcı olabilecek sigorta özelliklerine dair değerli bilgiler sunuyor.
Swiss Re’ye göre, Asya’nın sağlık koruma açığı (%HPG) 2017’de 212 milyar dolarken, 2024’te prim eşdeğeri bazında 258 milyar dolara çıkarak %21 artış gösterdi. Bu açık, hanehalklarının kendi ceplerinden karşılamak zorunda kaldığı sağlık harcamalarını yansıtıyor ve çoğu zaman aile bütçelerinde zorluk yaratıyor. Bu açığın büyük kısmını (%73) yani 188 milyar dolarını gelişmekte olan piyasalar oluşturuyor.
SAĞLIKTE EN BÜYÜK KORUMA AÇIĞI ÇİN’DE
En büyük sağlık koruma açığı 143 milyar dolar ile Çin’de gerçekleşirken, onu 32 milyar dolar ile Hindistan takip ediyor. Bölgedeki gelişmiş ekonomiler arasında ise Japonya, yaşlanan nüfus ve kronik hastalıkların artan yükü nedeniyle (tedavi sürelerinin uzaması ve sağlık giderlerinin yükselmesi) 24 milyar dolar ile en yüksek açığa sahip.
Çin dışında, ankete katılan pazarlarda hanehalkları, 2017’ye kıyasla 2024’te sağlık harcamalarının cepten ödemelerinde daha fazla finansal stres yaşadıklarını bildirdi. Çin’deki nispeten istikrarlı durum ise son yıllarda yapılan sağlık reformlarıyla sigorta kapsamının genişletilmesi, tedavi maliyetlerinin düşürülmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşmasıyla ilişkilendiriliyor.
Swiss Re’nin analizine göre, büyüyen sağlık koruma açıklarının temel nedenleri arasında yaşlanan nüfuslar, artan tıbbi bakım talebi ve sürekli tıbbi enflasyon yer alıyor. Anket, kronik hastalıklarla ilişkili tedavi maliyetlerinin (%47) ve kritik hastalıkların (%50) finansal yükü neredeyse eşit oranda artırdığını gösteriyor.
Gerçekleştirilen tüketici anketi, özellikle gelişmekte olan piyasalarda hayat ve sağlık sigortalarına güçlü bir ilgi olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların %60’ı yaşam sigortası satın almaya istekli olduklarını belirtti.
SİGORTALANMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Fiyat ve sigorta ürünleri hakkındaki sınırlı bilgi, tüketicilerin sigorta satın almaktan kaçınmalarında önemli etkenler olarak öne çıkıyor. Swiss Re, sigortacıların tüketicilere sigortanın faydaları konusunda daha fazla eğitim sağlamaya odaklanması gerektiğini ve beklentilerin ödenen primlerle uyumlu hale getirilmesini vurguluyor.
Ekonomik faktörler de sigorta talebini etkiliyor. Gelişmiş Asya pazarlarındaki katılımcıların yaklaşık yarısı, yaşam maliyetlerindeki artışı önemli bir endişe olarak belirtirken, gelişmekte olan piyasalarda yaklaşık %60’ı iş güvencesi korkusunu en büyük endişeleri olarak ifade etti.
Swiss Re’nin raporu, ailelerin ana gelir sağlayıcısını kaybettikten sonra karşılaştığı sigortasız finansal yükü ölçen mortalite koruma açığını (%MPG) da öne çıkarıyor. Asya’daki mortalite koruma açığı, prim eşdeğeri bazında 2024’te yaklaşık 132 milyar dolara ulaştı; bu da 2017’deki 97 milyar dolardan %35’lik bir artış anlamına geliyor. Bu açığın %80’inden fazlası, hızlı gelir artışına rağmen sigorta yaygınlığı henüz yüksek olmayan gelişmekte olan ekonomilerden kaynaklanıyor.
KORUMA AÇIKLARINA BİRLEŞİK POLİÇE ÖNERİSİ
Swiss Re, bu koruma açıklarını kapatmak için birleşik yaşam ve sağlık sigortası poliçeleri, hastalık ciddiyetine bağlı kapsam seçenekleri ve önleyici sağlık hizmetlerini teşvik eden katma değerli hizmetler gibi bir dizi çözüm öneriyor.
Paket poliçeler, idari süreçleri kolaylaştırarak primlerin azaltılmasına yardımcı olabilir; şirketin anketi, tüketicilerin %90’ından fazlasının, tek başına yaşam sigortasından ziyade tıbbi geri ödemeler, hastane nakit ödemeleri ve kritik hastalık koruması gibi sağlık faydalarını içeren sigorta planlarını tercih ettiğini gösterdi.
