Startup girişimciliği konusunda kafaları meşgul eden sorulara yanıtlar
“Her startup bir girişimdir ama her girişim bir startup değildir. Startup işinin özü hayal kurmaya ve sıra dışı bir başarıya imza atmaya dayanıyor. Başarılı örnekleri gören ve bunun içi boş bir hayal olmadığını anlayan birçok kişi, kendi hayalinin peşinden gitmeye çabalıyor.”
Son yıllarda startup kavramı çok popüler, adeta herkesin dilinde. Popülerleşen her kavram gibi bu konu hakkında da hem bir ilgi ve merak hem de bilgi kirliliği ve kafa karışıklığı söz konusu. O yüzden bazı olası soru işaretleri netlik kazansa iyi olur diye düşünerek, bu ay kendimle bir söyleşi yapmak istedim. Yaklaşık 10 yıldır startup ekosisteminde mentor, melek yatırımcı, danışma kurulu üyesi gibi farklı şapkalarla keyifli bir yolculuk halindeyim. Aynı zamanda bir insurtech sevdalısı olarak özellikle sigortacılık alanına yönelik yerel ve global ölçekteki startup girişimlerle de yakın temas halindeyim. Bu süreçte öğrendiklerim, edindiğim bilgiler ve deneyimler ışığında bazı sorulara yanıtlar vermeye çalıştım. Girişimcilik ve startup kavramı, kurumsal dünya ile farklılıkları, bu yola çıkacaklar için öneriler, izlenmesi gereken yollar, ekosisteme dair bilgiler ve bu alanı daha yakından tanımak isteyenlere kaynak olması adına okuma, izleme, dinleme tavsiyelerini içeren bu söyleşi bu alana merak duyanlar için faydalı olur umarım.
Girişimcilik ve startup aynı şey midir? Farkları nelerdir?
Önce girişimcilikle startup yapısının farkını ortaya koymak faydalı olacak sanırım. Her startup bir girişimdir ama her girişim bir startup değildir. Her yeni başlayan şirket ya da teknoloji şirketi bir startup demek de doğru değil. Örneğin, benim bir restoran açmam ya da danışmanlık vermek için bir şirket kurmam girişimciliktir, ama startup değildir. Daha gri alandan bir örnek vermek gerekirse, proje bazlı yazılım ve danışmanlık hizmeti veren bir yazılım evi de bana göre startup değildir.
Peki, o zaman bir girişimi startup yapan ayırt edici özellikleri nelerdir?
Startup elbette yeni yola koyulan, teknolojiyi yoğun kullanan bir girişim ama büyük kümeden startup yapısını ayıran birkaç temel karakteristik özellik var:
- En ayırt edici unsur ölçeklenmeye dayalı iş modeli bana göre. Yani giderlerinizi 2-3 kat artırırken gelirinizi 20-30 kat arttırabilme becerisine dayanan bir iş modeli ve ürünü ortaya koyabilmek.
- Sonrasında, bir problem üzerinden yola çıkıyor olmak. Yani bir problemi çözerek, yeni ve kazanan bir iş modeli ortaya koyma hayaliyle ortaya çıkan bir yapı olması.
- Elbette teknoloji en öne çıkan unsurlardan. Zaten ölçeklenme için yeni nesil teknolojik çözümlerden iyi faydalanmak gerekiyor. İlla bir teknoloji üretmesi gerekmiyor, ama teknolojiyi çok iyi kullanıyor olmalı.
- Diğer bir karakteristiği ise, çok kıt bir kaynakla ve çoğunlukla dış kaynakla yola çıkıyor olmak.
Startup nedir? Tanımını nasıl yapabiliriz?
Yukarıdaki açıklamalara dayanarak, kafamdaki startup tanımını şöyle toparlayabilirim: “Bir problemi çözmek ve ortaya kazanan yeni bir iş modeli koymak amacıyla kıt kaynakla yüksek belirsizlik ortamında yola çıkan, inovatif, yaratıcı ve teknolojiye dayalı çözümler ortaya koyarak ölçeklenebilir büyüme başarısı göstermeyi hedefleyen girişimlere startup denir.”
Elbette, kesin çizgileri koymanın zor olduğu bu alanda, farklı yorum ve yaklaşımlar olabilir.
‘STARTUP DÜNYASI POPÜLERLEŞİYOR’
Startup girişimler niçin bu kadar popüler oldu?
Bu alanın öncüleri ve büyük abileri olan Apple, Facebook, Amazon, Google gibi oyuncuların ve sonrasında onların yarattığı ortamı çok iyi kullanan YouTube, Instagram, WhatsApp, Netflix, Spotify, Airbnb, Uber gibi girişimlerin ulaştığı seviye ister istemez ciddi bir etki ve cazibe yarattı. Startup işinin özü hayal kurmaya ve sıra dışı bir başarıya imza atmaya dayanıyor. Başarılı örnekleri gören ve bunun içi boş bir hayal olmadığını anlayan birçok kişi, kendi hayalinin peşinden gitmeye çabalıyor. Saydığım bu öncü şirketlerin ortaya koyduğu “peri masalı” hikâyeleri ve inanılmaz büyüme başarıları diğerlerinin de önünü açtı. Kurumsal dünyanın geleneksel şirketleri lineer büyürken startup’ların eksponansiyel dediğimiz üssel büyümeye imza atması ilgiyi artırıyor. Bu sayede yüksek riske rağmen yatırımcıların ilgisini çekiyorlar. Yeni yetenekleri cezbetme konusunda da startup girişim ekosistemi ciddi bir çekim gücüne sahip. Böyle olunca da para, yetenek ve ilginin odağı haline gelen startup dünyası doğal olarak popülerleşiyor, büyüyor, gelişiyor. İş dünyasının rekabet ortamı, büyük kurumsal şirketlerin hegemonyasından çıktı artık.
‘KURUMSAL ŞİRKETLERİN GÜVENLİ DUVARLARI YOK’
Startup girişimler için bu kadar cazip bir ortam nasıl oluştu?
Son 10-15 yıllık dönemde startup girişimlerin büyümesi ve başarılı olması için ideal ortam ve koşullar var. 2000’li yılların başında internet ve yeni nesil teknolojilerin yaygınlaşması, teknolojiye erişim maliyetinin düşmesi ve bariyerlerin kalkması, akıllı taşınabilir cihazların ve mobil teknolojinin yaygınlaşması bu süreci çok daha farklı bir boyuta taşıdı. Değişen müşteri alışkanlıkları ve beklentileri eklenince, bu hızlı değişime daha çevik ayak uyduran startup girişimler, kurumsal şirketlerin güvenli çalışma ortamını ve koruma duvarlarını yerle bir etti. Her dönem kendi lider oyuncularını yaratır. Bu dönemin öncüleri, çok hızlı büyüyüp, çok büyük kitlelere hızla ulaşınca, inanılmaz bir değer artışına kavuştular. Şu anda dünyanın en değerli şirketler listesinin üst sıralarını bu girişimler domine ediyor. Böyle olunca da bu birçok yatırımcının ilgisini çekmeye başladılar. 2008 sonrası parasal genişleme ve likidite bolluğuyla bu ilgi birleşince, çok büyük paralara, yani yatırım tutarlarına kolaylıkla ulaştı startup girişimler. Artık kurumsal şirketler o eski yüksek koruma duvarlarının arkasında, güvenli bir rekabet ortamına sahip değiller. O yüzden bu yeni dünya kendi lider oyuncularını üretiyor, büyük ilgi çekiyor ve çok büyük bir etki yaratıyor.
‘YILLIK 350-400 MİLYAR DOLAR YATIRIM YAPILIYOR’
Startup ekosisteminin büyüklüğü hakkında rakamsal veriler nelerdir?
Kesin bir istatistik olmamasına rağmen, farklı seviyelerdeki startup girişimlere yıllık 350-400 milyar dolar yatırım yapıldığı tahmin ediliyor. Özellikle 2021-2022 döneminde yatırım tutarları zirve yapmıştı. İlk etapta ABD’de Silikon Vadisi merkezli olarak gelişen ekosistem, şu anda dünya genelindeki pek çok coğrafyaya yayılmış durumda. Şirket değeri 1 milyar dolar seviyesine ulaşan startup girişimler için “unicorn” ifadesi kullanılıyor. Şu anda dünya genelinde yaklaşık bin 200 adet unicorn seviyesine ulaşmış startup var. Bu girişimlerin kurucu ortakları, yatırımcıları ve çalışanları, maddi ve manevi anlamda inanılmaz düzeyde bir kazanca ulaşıyorlar. Bu durum da startup girişimlerin birçokları için bir cazibe merkezi olmasını sağlıyor.
Startup kafası ne ifade ediyor? Kurumsal dünya ile farklar neler?
Bana göre işin özü teknolojiden ziyade kafa yapısı ve iş modeli yaklaşımında. Kurumsal dünyanın alışılagelmiş kalıpları ve iş modelleri dışında çalışarak, yeni, yaratıcı ve yıkıcı inovasyon yaratan bir etki yaratmayı başardı startup girişimler. Bu yapısıyla, startup dünyası yepyeni bir çalışma ve iş yapış modelini temsil ediyor. Kurumsal dünya ile neredeyse taban tabana zıt diyebileceğimiz bir kültür ve iş yapış şeklinden söz etmek mümkün. Yaratıcılık, inovasyon, yeniliklere açık olma, yeni teknolojileri kullanma gibi beceriler işin özü olsa da, bunlar hijyen faktör kıvamında. Yani onlar olmadan olmuyor ama onların olması da başarıyı otomatik getirmiyor. Cesaretle, risk alarak, konfor alanından çıkmaya razı olarak peşinden gitmeye hazır olduğun bir hayalin olması startup girişimler için çok kritik.
‘KONFORLU ORTAM ARAYAN STARTUP DÜŞÜNMESİN’
Beyaz yakalıların startup girişimcisi olması mümkün mü?
Startup ekosistemindeki girişimciler arasında kurumsal dünyadan başarıyla geçiş yapmış eski beyaz yakalılarla sıklıkla karşılaşmak mümkün. Özellikle sigorta, finans gibi alan bilgisinin önemli ve gerekli olduğu alanlarda. Öte yandan şunu belirtmem lazım, beyaz yaka çalışmaktan sıkılan ama onun gibi güvenli ve steril bir ortam arayanlar startup dünyasına girmeyi hiç düşünmesinler. Dışarıdan görüldüğü gibi, mesai kavramı, kıyafet zorunluluğu, bürokrasi olmadan rahat bir çalışma ortamı beklentisiyle startup kuranlar hayal kırıklığı yaşıyor. Riskin ve başarısızlık oranının çok yüksek olduğu bir alan burası. Salt kurumsal dünyadan kaçmaktan ziyade, gerçekten bir hayalinizi gerçekleştirme arzusuyla yola çıkmanız gerekiyor. Bunun için kolları sıvayıp çalışmaya, yüksek stres ve belirsizlikle baş etmeye ve ciddi riskler almaya hazır olmalısınız. Kurumsal dünyada gördüğümüz maliyeti artıran ve yavaşlık getiren bürokrasi, hiyerarşi ve unvanların startup’larda yer bulamadığını görüyoruz. Onun yerine çok daha yalın çalışan, “İsviçre çakısı” dediğimiz birçok işle aynı anda uğraşan profillerin öne çıktığı, çevik çalışma düzenine sahip olmak gerekiyor. Dolayısıyla unvan, statü gibi hassasiyetleriniz varsa, startup dünyası sizin için uygun olmaz. Birçok genç girişimci işini ailesine, çevresine anlatmakta zorlanır. Bunun üstesinden gelmek bazı startup girişimcileri için en büyük bariyer haline gelebiliyor.
Startup nasıl kurulur? Bunun için nelere sahip olmak gerekli?
Elbette bu süreç zorlu, uzun ve riskli bir yolculuğu barındırıyor. Yola çıkarken kıt kaynaklara sahip olduğunuz için size zamanını, bilgisini ve parasını verecek kişi ve kurumlara ulaşmanız gerekiyor. Bunun için de ciddi bir ikna gücüne sahip olmak önemli. Hem büyük hayalleri olan, sıra dışı düşünen, fikirleri havada uçan hem de bunları gerçekleştirecek gerçekçi planları olan, ayakları yere basan bir yapı gerekiyor. Başarıya ulaşmak için bu ikisinin bir arada, doğru kıvamda buluştuğu sihirli bir karışım startup yapısı. Yani zor bir kombinasyon startup girişimcisi olmak. Ayrıca, üründen ziyade müşteri ihtiyaçlarına ve “pain point” dediğimiz, acı noktalarına odaklanmak startup’ların en önemli özelliği. Bir ürünü oluşturup bunu kime satarım diye müşteri aramak yerine, öncelikle müşterinin sorunlarını yani acı noktalarını bulup sonrasında onlara yönelik çözümler geliştirmek gerekiyor. Bunu da doğru bir iş modeli ve yaklaşımla sunmayı başarmak hedef. Bol bol deney yapmak, bunlardan öğrenmeye, dersler çıkarmaya açık olmak, öğrendiklerini hızla uyarlayacak çevikliğe sahip olmak gerekiyor.
Startup yolculuğunun ana aşamaları nelerdir?
Öncelikle “MVP” olarak ifade edilen ilk prototip ürünün ortaya konması en önemli eşik noktası. Bu dönemlerde ilk yatırıma ulaşabilmek ise bir diğer kritik başarı noktası. Maalesef iyi bir fikirle yola çıkan pek çok girişim bu iki eşiği aşamadan yolculuğa veda etmek zorunda kalıyor. Bu aşamaları başarıyla aşıp yola çıkan yeni startup girişimler için iki temel dönüm noktası “problem-çözüm” uyumu ve “ürün-pazar” uyumunu yakalamak. Problem-çözüm uyumundan kasıt, sunduğunuz ürün ve hizmetin odaklandığınız acı noktasını çözüyor olması ve müşterilerinizin de bu dertten kurtulmak için sizin ürününüzü kullanıyor olması. Ürün-pazar uyumu ise, sunduğunuz ürün ve hizmetin kapsam, fiyat, değer önerisi, rekabet avantajı gibi pek çok kriteri sağlayarak pazarda tutunmayı başarması.
‘DOĞRU KİMYA BAŞARIYA ULAŞTIRIR’
Tek başına bu yolculuğa çıkılır mı? Ekip olmak ne kadar gerekli?
Bu konuda kesin bir kural yok. Bireysel ya da çok kurucu ortaklı yapılarla yola çıkıp başarılı olan örnekler çok. Ama genel kabul gören prensip, doğru ve güçlü bir ekiple yola çıkmanın startup başarı olasılığını artırdığı yönünde. Elbette ekipteki doğru kimya ve uyum olmadan başarıya ulaşmak zor. “Doğru” ekip, startup başarısını etkileyen faktörlerin başında geliyor. Önemli parçalardan birisi teknoloji. Kurucu ekipte IT uzmanı olması çok faydalı. Sonuçta, startup iş modelinin özünde teknoloji var. Bu uzmanlığı dışarıdan sağlamak mümkün ama bu hayatı zorlaştıran ve zaman zaman komplikasyon yaratan bir unsur olabiliyor.
3 PROFİL: HACKER, HIPSTER, HUSTLER
Startup kurucu ekibinin ideal yapısı nedir?
İdeal bir statup kurucu ekibinde üç profilin bir araya gelmesi gerekiyor. Sembolik olarak bu üç profili ifade eden kod isimler “hacker”, “hipster” ve “hustler”. Yani teknoloji uzmanı bir IT kurdu (hacker), tasarım, müşteri deneyimi, marka, pazarlama gibi konuları üstlenen, yaratıcı kasları kuvvetli bir tasarım uzmanı (hipster) ve işi, parayı, paydaş ilişkilerini, stratejiyi, ticareti iyi beceren bir kişi (hustler). Bu üçlü bir araya geldiğinde, aralarında iyi bir kimya ve güvene dayalı, güçlü bir ilişki olduğunda başarı için ideal ortam oluşmuş oluyor.
‘ÇOK UZUN VE ZORLU BİR YOLCULUK’
Startup ekosistemininin yapısı nasıl? Hangi paydaşlar var?
Startup ekosisteminin temeli yeni nesil kafasına, kolektif çalışma ve ortak akla dayalı. Ekosistemde birçok paydaş bu yaklaşımla startup girişimlere hizmet sunmaya gayret ediyor. Startup girişimciliği, kendi jargonu, kuralları, ispatlanmış başarı formülleri ve metodolojileri olan bir disiplin. Kuluçka ve hızlandırma programları, melek yatırımcılar, girişim sermaye şirketleri (VC), mentorlar başta olmak üzere geniş bir paydaş havuzuna sahip bir ekosistemden bahsediyoruz. Startup yolculuğuna çıktığınızda bu ekosistemin bir parçası oluyorsunuz. Dolayısıyla, bu paydaşların sağladıkları geniş hizmet ağından faydalanmak adına, iletişim ve ilişki yönetimi becerisi önemli. Fikir aşamasından exit sürecine kadar çok uzun ve zorlu bir yolculuktan bahsediyoruz. Her aşamanın kendine göre karakteristik özellikleri, ihtiyaçları ve buna yönelik destek sunan paydaşları var. Burada doğru seçimler ve tercihler yapmak önemli. Bunun için de destek olabileceğiniz kişi ve kurumlarla yola çıkmak hayatınızı kolaylaştırıyor.
Hangi kişiler/kurumlar startup’lara yardımcı oluyor? Kimin kapısını çalmalı?
İçinde olduğunuz aşamaya göre sırasıyla ön kuluçka, kuluçka ve hızlandırma programlarından faydalanmak çok değerli. Akademik dünyanın, teknoparkların, kurumsal şirketlerin katkısıyla kurulan pek çok program var. Bu programlar girişimcileri tüm süreç hakkında hem eğitiyor hem de yönlendiriyorlar. Ekosistem paydaşlarıyla iletişim anlamında da ciddi bir network sağlıyorlar. Bu programların yapısına göre farklı hizmetleri, odak alanları, sağladıkları finansal destek ve karşılığında hisse beklentileri anlamında farklı kuralları ve prensipleri olabiliyor. Bu açıdan doğru programı seçmek de ayrı bir beceri ve başarı faktörü.
‘MENTOR DESTEĞİ ETKİN KULLANILMALI’
Startup mentorluğu girişimcilere ne sağlar?
Startup ekosisteminin en önemli farklılıklarından birisi, bu alandaki pek çok hizmetin gönüllü, kolektif bir yapıda değer üretme üzerine kurulu olması. Buna güzel bir örnek startup mentorluğu. Pek çok kuluçka ve hızlandırma programı bünyesinde rol olan mentorlar, çoğunlukla bunu gönüllü ve ücretsiz olarak yapıyorlar. Dolayısıyla, daha fikir aşamasından başlayarak, her aşamada mentor desteğini etkin kullanmak startup girişimler için çok kritik. Bu zorlu, dinamik ve engellerle dolu yolculuktaki en önemli desteklerden birisi mentorluk hizmeti oluyor. Startup dünyasındaki mentorluk hizmeti daha çok danışmanlık kıvamında. Yani ihtiyaç duyulan bir konuda, o konunun uzmanından direkt destek almak şeklinde kullanılıyor mentorluk desteği. Elbette, ihtiyaç duyduğunuz mentor profili ve onlarla kurduğunuz ilişkinin şekli startup aşamaları boyunca değişiyor.
ÖĞRENMEK, TAZELENMEK VE GELİŞMEK
Startup mentoru olmanın cazibesi nedir?
Danışmanlık kıvamındaki, konu bazlı birkaç görüşmeyle sınırlı mentorluk hizmetinin yanında, startup girişimle daha uzun bir yol arkadaşlığına dayalı, daha uzun ve sürekli ilişki haline gelen mentorluk süreçleri de oluyor elbette. Bu tarz bir mentorluk ilişkisi, Danışma Kurulu Üyeliği gibi daha uzun soluklu bir ilişkiye dönüşebiliyor. Zamanla bu seviyede bir ilişki kurulduğunda, her iki tarafta bu yol arkadaşlığına istekli olduğunda, o zaman bir gelir modeli oluşabiliyor. Bu gelir yapısı, bir ücret şeklinden ziyade hisse opsiyonu şeklinde oluyor. Yani uzun vadede bir değer üretildiğinde, oluşan bu değerden mentorun da faydalanması söz konusu oluyor. Bazen mentorluk yapan kişiler melek yatırımcı olarak da girişimleri destekliyorlar. Bu durumda, zaten ortak beklenti ve hedef, girişimin başarıya ve iyi bir değerlemeye ulaşması yönünde oluyor. Elbette startup mentoru olmanın en önemli faydası, yeni nesil teknolojilere, iş modellerine ve geleceğe uyumlanmak adına öğrenmek, tazelenmek ve gelişmek.
Bu alana ilgi duyanlara hangi kaynakları tavsiye edersiniz?
Startup süreçlerini öğrenmek isteyenlerin; Sonat Kaymaz ve Ömer Erkmen’in hazırladığı Yeni Nesil Kafası’nı takip etmelerini önerebilirim. Burada birçok kavram ve konu hakkında faydalı videolar ve içerikler bulabilirsiniz. Bu alanda kapsamlı bir eğitim almak isteyenler için Y Combinator Platformu’nda yer alan Startup Okulu eğitim modülünü öneririm. Ayrıca startup yolculuğu anlamak için gerçek hayat hikâyelerinden uyarlanan dizi ve film önerilerim olur. Bu sayede startup süreçleri hakkında epey bilgi sahibi olabilirsiniz; Dizi olarak “WeCrashed”, “Super Pumped”, “Dropout” ve “Playlist”, film olarak da “Blackberry” ve “Tetris”.
Startup meraklıları hangi kitapları okumalı?
Başlangıç için şu 3 kitabı tavsiye edebilirim:
- Yalın Startup (The Lean Startup) – Eric Reis
- Sıfırdan Bire (Zero to One) – Blake Masters, Peter Thiel
- Founders FAQ (Girişimcinin Sık Sorduğu Sorular) – İlker Köksal.
