Sigorta hayatımıza dokunan tek üründür!
Sigortacılığın adını kullanarak dolandırıcılık yapıldığına ilişkin birçok habere denk geliyoruz. Sigorta sektörü ise tüm şirketleri, kurumları ve çalışanlarıyla bu olaylara karşı yoğun bir çaba gösteriyor. Son olarak Sigorta Bilgi Merkezi (SBM) internet sitesinde vatandaşlara yönelik bir uyarı mesajı yayınlamaya başladı. Sektörün en önemli kurumları arasında yer alan SBM, kurumun adını kullanarak hasar dosyası takibi için vatandaşlardan vekalet istendiği ve bu yöntemle dolandırıcılık yapıldığı, vatandaşların ise bu konuda dikkatli olması yönünde uyarıda bulundu.
SBM’nin açıklamasında şu ifadelere yer veriliyor: “Merkezimize bazı vatandaşlar tarafından kendilerinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER) tarafından bazı şirket ve şahıslarca arandıkları ve sigorta şirketleri nezdindeki hasar dosyalarının takibi için vekaletname istendiği belirtilmektedir. Merkezimizin hiçbir şekilde sigorta şirketleri nezdinde hasar takibi yapmak gibi yetki ve görevi söz konusu olmadığı gibi bu amaçla kurulmuş bulunan herhangi bir şubesi de bulunmamaktadır. Merkezimizce kurumumuzun adını usulsüz olarak kullanan kişi ve firmalar hakkında yasal yollara başvurulmuş olup, bu şekilde bir aramayla karşılaşmanız halinde teklife itibar etmemenizi ve tarafımıza bilgi vermenizi önemle rica ederiz.”
Düşünün, birileri bir kurumun adını kullanarak, vatandaşlardan hasar dosyası takibi için vekaletname isteyebiliyor. Sonrasında olabilecek her türlü dolandırıcılık, tüm faaliyetleri şeffaf ve denetlenebilir durumdaki bir sektörün adı kullanılarak ve kirletilerek yapılıyor. Ardından da ayıkla pirincin taşını ayıklayabiliyorsan, temizle temizleyebiliyorsan. Gelişmiş bir ülke nasıl olunur, bunu size küçük bir örnekle anlatmak istiyorum. Dünyanın en büyük ekonomisi durumundaki ABD’den bir Sigorta Komisyonu üyesinin sigortacılığı anlatan sözlerini paylaşayım. Insurancejournal’de yer alan bir haberde ABD Sigorta Komisyon Üyesi Dave Jones şunları söylüyor; “Sigorta, doğduğumuz andan başlayarak, son nefesimize kadar hayatımıza dokunan tek üründür. Sağlık, oto, ev, iş, işçi tazminatı, maluliyet veya hayat olsun, sigorta, hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Kendimizi, ailelerimizi, varlıklarımızı ve işimizi korumak için ona güveniyoruz.”
Ne kadar bir güzel bir tanımlama değil mi? Ülkemizde ilk sigortacılık faaliyetinin başladığı yıl 1872. ABD’de ise 1759 yılında ilk sigorta şirketi kuruluyor.
Fark yaklaşık 120 yıl. Acaba biz de 120 yıl sonra sigortacılık dendiğinde böyle mi düşüneceğiz? Umutsuzluğa kapılmayalım, bence süre bu kadar uzun sürmeyecek. Yaşadıklarımızdan ders alarak kısa süre içinde doğruya ulaşacağız…
