“Sezon kısa”

ÇİFT şeritli yolda gidiyorsunuz. Önünüzdeki her iki şeritte de birer araç var. Sağdaki görece yavaş gittiği için soldakinin arkasına geçiyorsunuz. Az sonra ilerideki trafik ışığı önce sarı, sonra kırmızıya dönüyor. Önünüzdeki araç yavaşlayıp duruyor sol şeritte. O sırada sağ şeritteki araç da ışıklardan hemen önce sağdaki sokağa sapıyor ve sağ şerit boşalıyor. O anda sağ şeride geçer misiniz?

Markette alışverişinizi tamamladınız ve kasalara doğru yöneldiniz. Tek kasa açık ve siz dördüncü ya da beşincisiniz sırada. O anda kuyruğun yanından geçen bir görevli hemen yandaki kasaya geçerek “sıradan alayım” dediğinde önünüzdeki 2 ya da 3 kişiden daha hızlı davranıp atar mısınız kendinizi yeni açılan kasanın en önüne?

Yurt dışından ülkeye girişte sınıra birkaç km kala iki şeritli yolun sol şeriti özel araçlara, sağ şeridi ise ağır vasıtalara ve yolcu otobüslerinin kullanması için ayrılıyor. Tüm özel araçlar upuzun bir kuyruğa girmişken aracınızda yaşlı biri de olsa ağır vasıta şeridine geçip ileride özel araç sürücüleri yolu kesip “Ne yapıyorsunuz?” diye sorduğunda “Aracımda yaşlı var, o yüzden sağladım diğer araçları” diye yanıt verir misiniz?

Bir süredir gündemde. Gözde turistik merkezlerinde beklenen doluluk yok, yollarda kalabalık, yüz binlerce araç o gözde ilçelere giriyor olsa da bu insanlar etrafta görünmüyorlar. Maddi olanağı ve hazırda vizesi olanlar yakın yurt dışı yerlere gidiyor, olanağı olmayan da nevalesini alıp kaldığı yerde geçiriyor tatilini.

Bunun birincil nedeninin ekonomik olduğu bariz belki ama yukarıda örneklerini verdiğim karakter bozulmalarının da payı hiç az değil konunun gündeme gelmesinde. Hangi gerekçeyle savunuluyorsa savunulsun hizmet veya ürünlerinin fiyatlarının sadece enflasyon, kur, işletme giderleri, kira vs. veya bunların herhangi bir kombinasyonu ile açıklanması mümkün değil. Üstelik haydi bir şekilde açıklandı ve müşteri de ikna oldu, ama kalite de görece çok düşük bundan birkaç yıl öncesi ile kıyaslandığında.

1 buçuk – 2 yıllık bir pandemi ve kapanmayı atlatan işletmeci her türlü ekonomik olumsuzluğa da uyum sağlayabilir, sağlayamayan azınlık da piyasadan çekilir çünkü o işlere girişirken göze alınması gereken risklerden biri de bu.

Çevremdeki neredeyse herkes gelir kaybı yaşıyor. Çoğu da yaşam tarzlarını ve alışkanlıklarını buna göre adapte ediyor. Yani aslında ortada bir sıkıntı varsa bu herkesi ilgilendiriyor ve bunu atlatmanın yolu da hep birlikte, ortak şekilde hareket etmek.

Son dönemdeki toplumsal tepki de ortak şekilde hareket etmeyenlere yönelik daha çok. “Sezon kısa”…Bu işe girişirken sezonun ne kadar olduğunu bilmiyor muydun? “İşçilik ücretleri ve kiralar çok yüksek”…Farklı sektördekiler bedavaya robot mu çalıştırıyorlar, kullandıkları işyerleri kendilerine mi ait?

Şu veya bu oldu ve sonuç olarak bu noktadayız. Geçmişi yargılayanlar yargılasın, ben daha çok bugündeyim. Her şeye rağmen bir ortak ahlak ve davranış biçimi olmalı. Görece rahat dönemleri birlikte yaşadıysak bu zor günleri de birlikte atlatacağız. Herkes her şeyin farkında ama bazıları öncelik almak istiyor. Pes yahu!

Aynı mahallede oturduğum kişi sabah trafiğinde sağa ayrılan yola sapacakmış gibi yapıp son anda direksiyonu sola kırıp sol şeritteki bir düzine aracın önüne geçiyor. Aracın belli, plakan belli, gündüz vakti çok da net görünüyor aracını kimin kullandığı.

Utanma yok, arlanma yok, tepkiden çekinme yok, toplumsal en ufak bir baskı hissetmiyor. Ondan sonra sezonun kısalığı, çalışan ücretleri, hammadde fiyatları…

Haydi canım sen de!

Bu arada tüm zorluklara rağmen işini doğru ve dürüstçe yapmaya devam eden, müşterisini “sağmak” yerine oraya bir kez daha gelmesi için çabalayan, bu sayede de ayakta kalabilen tüm işletmelere de şapka çıkartıyorum.

Görüşmek üzere,

Yorum yazın