Sessizce yaklaşan Afrika

Etiyopya tarihteki en eski ülkelerden birisidir. Etiyopya’nın diğer adı “Habeşistan” olup köleler ülkesi anlamına gelmektedir. Geçmişi tarih öncesi dönemlerdeki ilk kadın Lucy’nin bulunmasına kadar uzanır. Antik çağlarda Aksum Krallığı kurulmuş ve ülkede Hristiyanlık yayılmıştır. 7. yüzyılda Müslümanlar, Habeşistan’a hicret etmiştir. Çağdaş Etiyopya iki kez işgale uğramıştır ve komünizmi benimsediği dönemleri de olmuştur.

Uzun yıllar dış ülkelerden destek alan Etiyopya son yıllarda kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Gayet de iyi gidiyorlar. Geçtiğimiz aylarda katılmış olduğum “Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu“nda daha yakından tanıma fırsatı yakaladığım Afrika Pazarı ve Etiyopya bana gerçekten çok ilginç ve cazip geldi.

Yeni yapılan yollar, oteller, yaşam merkezleri bunun en büyük kanıtı. Ülkenin en önemli özelliği bugüne kadar hiçbir din kargaşasının yaşanmamış olması. 80’den fazla etnik grup var. Buna bağlı olarak da 80 farklı dil varmış. Ama ne kadar büyük bir uyum içinde yaşadıklarını gördüğünüzde şaşıracak, özeneceksiniz diyor yerel halk. Ülkenin dünya çapında şöhret olmasındaki tek faktör, açlık değilmiş elbette. Kahveyi de unutmamak gerekirmiş. Dünyanın en büyük kahve üreticilerinden biri Etiyopya. Hatta ‘kahve-coffee’ adı ülkedeki ‘Kaffa’ bölgesinden gelirmiş. Macchiato’nun sadece Etiyopya kahvesinden yapıldığı iddia ediliyor. Gerçekten tadı bir başka imiş Etiyopya kahvesinden yapılan macchiato’nun. Benim favori içeceğimdir macchiato ve cortado.

Miladi takvime göre yaklaşık 7 yıl 8 ay geriden gelen ve Güneş esaslı bir takvim olan Etiyopya takvimi, dini bir takvim olmasının yanı sıra, Etiyopya devleti tarafından tüm resmi işlerde kullanılıyor.

Farklı bir saat sistemi de kullanan Etiyopya’da gün saat 00.00’da değil, 06.00’da başlıyor. Bir gün 12 saatlik iki farklı bölümden oluşurken, ilk saat dilimi saat 06.00’da ikinci dilim ise saat 18.00’da başlıyor.

Takvimin geriden gelişinin sebebi ise, Etiyopya takvimi, Hz. İsa’nın müjdelenmesinin yaklaşık 7-8 yıl farklı olduğunu varsayıyormuş. Etiyopya’da “Enkutataş” olarak anılan yılın ilk günü, yağış mevsiminin sona ermesi ve hasat döneminin başlaması olarak kabul ediliyor. Etiyopya takviminde ilk 12 ay 30 günden oluşurken, takvimde 12’nci aydan sonra 5 ila 6 günlük bir 13’üncü ay bulunuyor.

Afrika Kıtası’yla ilişkilerimizin ve işbirliğimizin geliştirilmesi çok boyutlu dış politikamızın temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Afrika, uluslararası sistem içerisinde daha etkin rol oynayan ve küresel sahnede ağırlığı giderek artan bir aktör haline gelmektedir. Pek çok alanda hızla gelişen Kıta’nın barındırdığı ekonomik ve ticari potansiyel ile jeopolitik ağırlığı, birçok ülkeyi ve yatırımcıyı Afrika’ya çekmektedir.

Türkiye kendi tarihi tecrübesini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynaklarını Afrika ülkeleriyle “Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler” ilkesi çerçevesinde ve karşılıklı yarar temelinde paylaşmaktadır. Bu forumda görüştüğüm tüm Afrikalı iş insanları Türkiye ile ticaret yapmak için büyük bir heves ve heyecan içinde idiler. İngilizce bilmeyen iş insanları ile iletişim Ankara‘da çeşitli üniversitelerde okuyan Afrikalı gençler tarafından tercüme edildi. O kadar güzel Türkçe konuşuyorlar ki ve Türkiye‘yi o kadar güzel benimsemişler ki, sanki takvimin geriden gelişinin acısını çıkartırcasına büyük bir hızla iş hayatına adapte olmak için canla başla çalışıyorlar.

Katıldığım forumun mottosu “Africa is Future, Future is Africa“ idi, bence takvimde geriden geliyorlar evet ama gayet de hızla geliyorlar, büyük bir Afrika pazarına hepimiz çok hoş geldik diyeceğiz çok yakında.