Sektörde inovasyon ve insurtech’in gelişmesi için 5 maddelik reçete

 Sektörde inovasyon ve insurtech’in gelişmesi için 5 maddelik reçete

Sigorta sektörünün kamunun reform ajandasında ilk defa bu kadar üst düzeyde olduğunu ifade eden Dogma Alares Kurucu Ortağı Erdal Güner, özellikle insurtech ve girişim ekosisteminde yapılacak yasal düzenleme ve sağlanacak teşviklerden sonra sektör paydaşlarının bir araya gelerek atması gereken adımları 5 madde şeklinde sıraladı.

Dijitalleşme, teknoloji ve gelecek üzerine sohbet etmek üzere startup girişimler, teknoloji sağlayıcılar ve bu alandaki fikir önderleriyle sizleri buluşturmaya devam ediyoruz. Bu ayki konuğumuz, yeni nesil danışmanlık firması olarak yola çıkan Dogma Alares şirketinin kurucu ortağı Erdal Güner oldu. Uzun yıllara dayalı danışmanlık deneyimi sonrası, Dogma Alares şapkasıyla özellikle dijital ve stratejik dönüşüm üzerine çok sayıda proje hayata geçiren bir uzmanın gözünden, sigortacılık, insurtech girişimler ve geleceğe uyumlanma üzerine keyifli bir sohbet yaptık.

Erdal merhaba. Dogma Alares’in kuruluş hikayesi ve vizyonunu kısaca anlatır mısın?

Yönetim danışmanlığı sektörünün, diğer birçok alan gibi, son yıllarda yaşanan baş döndürücü değişime ayak uydurmakta zorlandığını sektörün içinden gelen bir ekip olarak bir süredir gözlemliyor ve danışmanlığın kendisini yeniden tanımlaması gerektiğini düşünüyorduk. 2019 baharında bu vizyonla Kıvanç ile bir araya geldik. Yıllardır çalıştığımız müşterilerimizi de sürecin içine katarak, beş ay süren yoğun bir çalışma sonunda yeni nesil bir danışmanlık firması nasıl olmalı tanımını oluşturduk ve bunu da bir manifesto olarak yayınladık. Türkiye’den çıkan küresel bir danışmanlık markası yaratma hedefiyle de 2019 sonbaharında Dogma Alares’i Londra ve İstanbul’da hayata geçirdik. 8 kişi ile çıktığımız yolda şu anda 52 kişilik bir ekip olarak yolumuza devam ediyoruz.

Sigorta sektöründe özellikle dijital dönüşüm ve strateji alanında birçok proje hayata geçirdiniz. Bir dış göz olarak, sektörün dijitalleşme konusunda mevcut durumunu nasıl görüyorsun?

Sigorta sektörü son beş senede dijitalleşme konusunda çok ciddi yatırımlar yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Türkiye genelinde dijitalleşme ile ilgili yaptığımız endeks çalışmalarında sigorta sektörü birçok sektörün üstünde yer alıyor. Ancak yapılan yatırımların oranı, hala dünya ortalamalarının altında kalıyor. Yani daha fazlasına ihtiyacımız var. Diğer bir önemli konu ise bu yatırımların birçoğunun mevcudu iyileştirme etrafında odaklanması. Sektör geleneksel iş yapış şekilleri ve iş modelleri ile çalışmaya devam ediyor. Hal böyleyken gerçek bir dönüşümden söz etmek pek mümkün olmuyor. Sektörün, yenilikçi, ezber bozan iş modellerini hayata geçirecek cesur fikirlere ve yatırımlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Bu konuda sence sektörün odaklanması gereken, öne çıkan problem alanları ve fırsatlar neler?

Dünya gerçekten baş döndürücü bir hızla değişiyor. Dün doğru bildiğimiz şeyler bugün geçersiz hale geliyor. Kurumsal dünya ve bireyler bu değişime ayak uydurmakta ciddi anlamda zorlanıyor. Sigorta sektörü de bu açıdan çok farkı bir noktada değil. Yıllardır sektörü ayaktan tutan iş modelleri atıl hale geliyor. Sektörün doğru kabul ettiği birçok pratik geçerliliğini yitiriyor. Daha da önemlisi, sürdürmekte ısrar ettiğimiz bu modeller ve pratikler gelişimi engelleyen önyargılara, dogmalara dönüşüyor. Sektörün neredeyse tüm iş modeli ve iş yapış şekli bu önyargılar ile dolu; müşteriden, kanala, ürünlerden fiyatlamaya, satış sürecinden hasar sürecine her yerdeler. Bu durum her ne kadar problem gibi görünse de ben bunu sektör için önemli bir fırsat olarak görüyorum. En heyecan verici kısmı da bu fırsatların değer zincirinin her yerinde olması. Mutlaka bir önceliklendirme yapmam gerekiyorsa iş modeli, iş modelinde de ürün, fiyatlama ve kanal kısmına odaklanın derdim.

Aynı zamanda, insurtech ve fintech ekosistemini de yakından izlediğinizi biliyorum. Ülkemizdeki bu alandaki gelişmelere baktığında, finans ve sigortacılığa odaklanan girişimler için önerilerin neler olur?

Öncelikle her girişim çok kıymetli. Dogma Alares olarak biz de bu girişimleri takip edip müşterilerimizle bir araya getirerek desteklemeye çalışıyoruz. Müşterilerimize farklı insurtech ve fintech modellerini hem Türkiye’de hem de yurtdışında hayata geçirmelerinde yardımcı oluyoruz. Stratejiden uygulamaya bazen riskleri de paylaşarak beraber ilerliyoruz. Dolayısı ile bu ekosistemin sürekli içerisindeyiz diyebilirim.

Sorunun cevabına gelirsek belki de biraz alışılagelmişin dışında bir görüşüm var. Türkiye özelinde insurtechlerin, fintechlere kıyasla yerel pazarda önlerinin daha açık olduğuna inanıyorum. Sebebine gelirsek, Türkiye bireysel bankacılık sistemi dünyada dijitalleşme konusunda lider konumunda, belki de en iyisi. Bugün ülkemizdeki mobil bankacılık uygulamalarının her biri birer finans süper-app’i. Dünyadaki fintech değer önerilerinin birçoğunu bankalarımızın mobil uygulamalarında bulmanız mümkün. Maalesef bu durum fintechler için fazla bir oyun alanı bırakmıyor.

Insurtechler için ise Türkiye’de çok fazla hızlı kazanım fırsatı var. Sektördeki şirketlerden duyacakları bu yapılamaz ya da yıllardır bunu biz böyle yapıyoruz cümlelerine odaklansınlar. Bilsinler ki gerçek fırsat burada.

Sektör paydaşları, insurtech ekosisteminin gelişimi, inovatif, yaratıcı yeni ürün ve çözümlerin sayısının artması konusunda neler yapabilir? Bu konuda bir reçete yazabilir misin?

Aslında bu konuda Dogma Alares olarak sektörün ilgili paydaşları ile çalışıyoruz. Sektör belki de tarihinde ilk defa devletin reform ajandasında bu kadar üst seviyede. Bunun çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Burada önereceğim tek bir reçete var: Insurtech girişimlerin büyüyüp yetişebilecekleri ekosistemin ilgili yasal düzenlemeler ve teşvikler ile sağlanması. Gerisi zaten kendiliğinden yeşerecektir.

Bilhassa aşağıdaki başlıklarla ilgili sektör paydaşlarının bir araya gelip adım atmaları gerektiğini düşünüyorum:

1..Yeni inovatif dijital sigorta şirketlerinin kurulmasını kolaylaştıracak “dijital sigorta lisansı” kurgusunun tasarlanması

2..Açık sigortacılık regülasyonun tanımlanması ve yol haritasının oluşturulması

3..Fintechler için regülatörlerin yurtdışında kullandıkları inovasyonun önünü açan “sandbox” kurgularının sigorta sektörü için de hayata geçirilmesi

4..Tam dijital satış ve hizmet süreçlerinin gerekli yasal alt yapısının hazırlanması

5. .Fiziksel ve dijital satış kanallarının liberalizasyonu ve çeşitlendirilmesi

Son mesajın ne olur?

Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyorum. Türkiye sigorta sektörünün ve insurtechlerinin önünde çok ciddi bir büyüme fırsatı var. Rüzgar her anlamda sektörün arkasından esiyor. Cesur kararlar almanın ve yatırım yapmanın tam zamanı diye düşünüyorum.

Avatar

Okan Utkueri

okanutkueri@gmail.com

İlginizi Çekebilir