Mutluluk

Dünya Küresel Mutluluk raporunda Finlandiya, üst üste altıncı kez “dünyanın en mutlu ülkesi” olurken Türkiye, 137 ülke arasında 106’ncı sıraya geriledi.
BM kararıyla ilan edilen 20 Mart Dünya Mutluluk Günü kapsamında hazırlanan raporda, bireylerin kendi hayatlarıyla ilgili memnuniyet derecesi, yardımlaşma, sosyal destek, hayırseverlik, sağlıklı yaşam süresi, kendi kararlarını alabilme özgürlüğü, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH), yolsuzluk, siyasi yönetimin sağladığı özgürlük ortamı, hükümetin işlerliği gibi parametreler ele alındı. Raporda, Finlandiya’yı Danimarka, İzlanda, İsrail, Hollanda, İsveç, Norveç, İsviçre, Lüksemburg ve Yeni Zelanda izledi. Afganistan ise dünyanın en mutsuz ülkesi oldu.
Finlandiya’daki turizm yetkilileri, katılımcıların her şey dahil bir tatil köyünde içsel mutluluğu yakalama yollarına dair yüz yüze koçluk alacağı bir “Mutluluk Ustalık Sınıfı” için başvuruları açtı. Konaklama süresince konukların, doğadaki malzemelerle yapılan el sanatları hakkında bilgi edineceği, ormanlarda ve göllerde egzersiz yapacağı, “sakinleştirici seslerin ve müziğin” keyfini çıkaracağı, “ruh ve bedenleri için yemek” yiyeceği ve “kişisel koçları olarak çalışan uzmanlar” sayesinde Fin yaşam tarzını deneyimleyeceği belirtiliyor. Sık sık “Nasıl bu kadar mutlusunuz?” sorusuyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Business Finland’ın üst düzey yöneticisi Heli Jimenez, “Fin mutluluğunun doğayla yakın ilişkimizden ve ayakları yere basan yaşam tarzımızdan kaynaklandığına inanıyoruz: Bu mistik bir durum değil, öğrenilebilen ve paylaşılabilen bir beceri.
Peki nedir bu mutluluk; kendimizi keyifli, memnun ve tatmin edici hissettiğimiz bir duygudur. Dış çevreyle ve içsel durumlarla bağlantılıdır. Mutluluk, o anda içten dışa var olan sürekli bir neşe halidir. Mutluluğun kaynağı, sevgidir. Mutluluk, sevginin neye benzediğidir. Kendimizi sevmenin, günümüzü sevmenin, hayatlarımızı sevmenin ne anlama geldiğinin göstergesidir. Mutluluk içinde bulunduğun şu andadır!
Mutluluğu arayanlar olarak ne kadarının iç ve dış faktörlere bağlı olduğunu biliyor musunuz? 2007 yılında yapılan bir araştırmada; mutluluğun %50’sinin genlerimiz, %10’unun yaşam koşullarımız ve %40’ının günlük aktivitelerimize bağlı olduğu sonucuna varıldı. Mutluluğumuzu etkileyen %50 oranındaki kısım “Mutluluk Ayar Noktası” olarak bilinir. Nedir bu ayarlar?
1. Kendinizi kabul edin: Kendinizi sevin ve kendinize her zaman iyi davranın.
2. Sevdiklerinizle zaman geçirin: Aile ve arkadaşlarla zaman geçirin. Anılar yaratın ve eğlenin.
3. Zamanınızı kendiniz için ayırın. Hobiler edinin ve kendinizi keşfedin.
4. Kendinize güven veren ve olumlu bir bakış açısı geliştirin.
5. Hayatınızın farklı alanlarına dengeli bir şekilde zaman ayırın.
Mutsuzluk ise daha kolay sanırım, başarısızlıklarımıza ve mutsuzluğumuza bir sebep olarak bir kılıf gibi kolayca geçirip kendimizi aklayacağımızı sandığımız bazı mutsuzluk nedenleri ise:
1. Modern yaşamda insanlar, daha fazla stresle başa çıkma eğilimindedir. Yüksek iş yükleri, finansal zorluklar ve aile baskıları.
2. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte, insanlar daha az kişisel etkileşim yaşamaya başladılar. E-postalar, mesajlar, sosyal medya ve diğer dijital araçlarla iletişim kurarak, yalnızlık hissi artmıştır.
3. Yoksulluk nedeniyle ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar, gelecek kaygıları taşıyan bir yaşama sahip olabilirler.
4. Sağlık sorunları: Birçok insan, kronik fiziksel veya duygusal sağlık sorunları ile mücadele etmektedir. Bu, hayatın diğer yönlerine odaklanmayı daha zor hale getirir ve mutsuzluğa katkıda bulunur.
5. Kişisel veya toplumsal bir travma yaşamak, uzun süreli duygusal ve psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu insanlar daha sonra hayatlarındaki tüm ilişkilere ve olaylara olumsuz bir şekilde tepki verebilirler.
Spiritüel açıdan “mutluluk” ruhun algılama seviyesine göre gelişen bir kavramdır. Zaten ruhun özüyle, cevheriyle, bilinciyle varoluşu başlı başına bir mutluluktur. Şu hâlde, demek ki mutluluk, ruhun özünde esasen var olan bir kavramdır. Var olduğu için de enkarnasyonlar boyunca aranmaktadır ve aranacaktır.
Dünyadaki trajedilerden habersiz olmamıza gerek yok veya özel hayatımızda hiçbir zorluğun olmayacağı anlamına da gelmez mutluluk, zor zamanlarında dahi zihinsel olarak istikrarlı ve iyimser olabilmen yeterlidir, minnettarlık bozulmayan ve çok güçlü bir ruhsal mutluluk duygusu getirir insana. Daima minnettar, daima iyimser!