Kötü sürücülere karşı caydırıcı uygulamalar gerekiyor

SAB Başkanı Doğan Şen, Danıştay’ın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in bazı maddelerinin yürürlükten kaldırdığını aktardı. Şen, yürürlükten kaldırılması istenen maddeleri şu şekilde sıraladı:
“*Tebliğ’in A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı maddesinin ‘a) Maddi Zararlar Teminatı’ paragrafındaki ‘Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır’ cümlesinin,
* ‘Ek: 1. Değer Kaybı Hesaplaması’nın, ‘A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri’ başlıklı maddesinin ‘c) Sürekli Sakatlık Teminatı’ paragrafının birinci cümlesinde yer alan ‘bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek’ ibaresinin,
*‘Ek: 3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’nın, ‘ç) Destekten yoksun kalma (Ölüm) Teminatı’ fıkrasındaki ‘Bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek’ ibaresinin,
* ‘Ek: 2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması’nın, ‘A.6. Teminat Dışında Kalan Haller’ başlıklı maddesinin a, b, c, d, i, j, k, I, n, o bentlerinin,
* Ek: 2’nin ‘B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi’ başlıklı maddesinin 2.1 fıkrasının ikinci cümlesinin ve aynı fıkranın ikinci bendinin birinci ve ikinci cümlelerindeki ‘parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça’ ibarelerinin ve üçüncü bendinin tamamının,
* Aynı maddenin 2.4 fıkrasındaki ‘Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekâletnameyi vermek zorundadır’ ibaresinin,
* ‘B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı’ başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan ‘veya trafik kurallarının ihlali’ ibaresi.”
Doğan Şen, bu kararın ne anlama geldiğini de özetle şu şekilde açıkladı:
“1. Çıkma ve sökme parçaların, sigorta şirketlerince karşılanan hasar onarımlarında sigortalı ya da mağdur onayı haricinde hiçbir şekilde kullanılmamaları kişi ve kamu yararı gereğidir. Sigorta ilişkisinin tarafı olmayan ve doğrudan zarar gören üçüncü kişilerin araçlarında meydana gelen hasarın rızaları alınmaksızın çıkma parçayla değiştirilmesine imkan tanınarak mülkiyet hakkına kısıtlama getiren böyle bir düzenlemeye gidilmesi hukuka aykırıdır.
2.Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmişse sigortalıya rücu edilir. Bu hususta, üçüncü kişinin zararlarını güvence altına almak için prim ödeyen sigortalının bir de trafik kuralının ihlalinden kaynaklı zararları ödemek zorunda kalacağı, her trafik ihlalinde sigortalının kusurlu olamayacağı ve dolayısıyla kendisine sigortacı tarafından rücu edilemeyeceği açıktır. Ağır kusur tanımında sadece ehliyetsiz, yetersiz ehliyetli ve alkollü araç kullanımı bırakıldı.
3. Değer kaybı hesabında ise, vidalı parçaların değişimi nedeniyle uğranılan değer kaybının tamamının kayıptan sayılmasına karar verildi.”
Hukukun üçüncü şahısların maruz kalacağı zararların eksiksiz ödenmesi konusunda hassasiyet gösterdiğini kaydeden Şen, ağır kusur halinde işletene rücu edilmesinin çerçevesinin daraltıldığını ifade etti. Bu uygulamayla kötü sürücülere karşı sigortacıların yapabileceği bir eylem bırakılmadığını dile getiren Şen, “Yılda üst üste 8-10 kaza yapmayı alışkanlık haline getiren ve bunu normal bulan sürücülere caydırıcı ne yapılabilir? Çok kaza yapanlar eskiden trafik sigortasına yapılan zamla cezalandırılıyordu. Araç işletenlerinde ‘Kaza yaparsam primim artar. Aman dikkatli olayım, kaza yapmayayım, primim artmasın’ dürtüsü gelişmişti. Ticari araç primlerine üst limit getirildi, 1 kere kaza yapanla 10 kere kaza yapanın primi aynı oldu. Kamyonetse 2 bin lira maksimum prim ödeyecek olması caydırıcı olmaktan uzaklaştırdı” dedi.
“Ağır kusurlu olursam, kırmızıda geçer maddi ya da bedeni zarar verirsem, sigorta şirketi ödediği hasarı bana rücu eder” endişesinin de caydırıcı olduğunu belirten Şen, artık bunun da ortadan kalktığını söyledi.
‘ŞİRKETLERİN ÖDEDİĞİ HASAR ARTACAK’
Bundan sonra sigorta şirketlerinin daha fazla hasar ödemeye başlayacağını aktaran Şen, “Trafik primleri düşsün diye bir dizi uygulama getirildi, getirilirken acenteler mağdur edildi. Araç işleteni en uygun primi bulsun diye acente poliçeleri yılda 4 kere iptal edip yeniden basacak. Üstelik %1 komisyonla verecek bu hizmetleri, oysa bir trafik poliçesinin acenteye maliyeti 2015 verilerine göre ortalama 17 lira. Caydırıcılık yoksa ve hasarlar artacaksa sigorta şirketleri primleri nasıl indirebilecek?” diye sordu.
Primler artarsa, ticari araç işletenlerinin ‘Primler çok yüksek’ diye şikayet edeceğinin altını çizen Şen, “Ticari araç işletenleri siyasi arenada yine lobi faaliyetlerinde bulunacak ve teamüle uymayan bir dizi yeni uygulamalar hayata geçecek. Hasar yapmaya meyilli sürücülere, hukukun da kabul edeceği uygulamaların behemehal hayata geçirilmesi gerekiyor, yoksa sektör trafik sigortası sorunları ile boğuşmaya, boşuna efor sarf etmeye devam edecek” dedi.

SAB’DAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1. Trafik cezaları caydırıcı olabilecek seviyede artırılmalıdır.
2. Kırmızı ışıkta geçmek, aracıyla bir başka aracı kasti sıkıştırmak gibi fiillerde, alkollü araç kullananlarda olduğu gibi ehliyetlerine hemen el konulmalıdır.
3. Bir yılda üst üste üç kaza yapan sürücü eğitime tabi tutulmalı, kaza yapmaya devam etmesi halinde ehliyetine el konulmalıdır.
4. Kamyonet, minibüs, motosiklet gibi araçların ruhsat tescillerinde kullanım şeklinin ticari, hususi olarak ayırt edilmesi sağlanmalıdır. Bu doğrultuda trafik poliçesine esas olan araç segmenti rehabilite edilmelidir.
5. Ticari araçlara kamera, telematik cihazlarının montajı zorunlu hale getirilmelidir.
6. Kaza frekansı yüksek işletenler diğerlerinden ayrılmalı, ayrı bir havuzda değerlendirilmelidir. Tavan prim makul ölçüde artırılmalıdır. Hasar yapan sürücüye yüksek prim, yapmayana düşük prim tatbik edilebilmelidir.
7. İyi sürücü ve kötü sürücünün ayırt edilebilmesi için hasarsızlık ve hasar kademeleri artırılarak, kademe oranları yeniden düzenlenmelidir.
8. Doğrudan tazmin yöntemine bir an önce geçilerek hizmet odaklı satışa önem verilmelidir.

Yorum yazın