Karakoyunlu: Siber risk ve bulaşıcı hastalık istisna klozları norm haline geldi

 Karakoyunlu: Siber risk ve bulaşıcı hastalık istisna klozları norm haline geldi

2020 yılının ardından klozların yaşadığı değişiklikler ile ilgili yorum yapan Milli Reasürans Yurt İçi Reasürans Kabulleri Müdürü Güneş Karakoyunlu, “Neredeyse tüm bölge ve programlarda yenileme görüşmelerinin bulaşıcı hastalık ve siber risk istisna klozlarına ilişkin tartışmalar etrafında şekillendiği ve siber risk ve bulaşıcı hastalık istisna klozlarının reasürans anlaşmalarında norm haline geldiği söylenebilir” dedi.

Son yıllarda küresel ekonomide görülen yavaşlamanın, düşük faiz ortamı ve jeopolitik gerilimlere ek olarak pandeminin yol açtığı toplumsal ve ekonomik zorlukların pek çok sektör gibi sigorta ve reasürans sektörünü de olumsuz etkilediğini söyleyen Milli Reasürans Yurt İçi Reasürans Kabulleri Müdürü Güneş Karakoyunlu, “Özellikle gelişmiş sigorta piyasaları, pandemiden doğrudan etkilenen hayat, sağlık gibi branşların yanı sıra ekonomik durgunluk ve karantina tedbirlerinin üretim, ticaret, hizmet sektörleri üzerinde yarattığı olumsuz koşullar nedeniyle organizasyon/seyahat iptali, maddi zarara bağlı olmayan genişletilmiş kâr kaybı, yönetici sorumluluk ve benzeri teminatlardan kaynaklanan yüksek hasar ödemeleriyle karşı karşıya kaldı. 2020 3. çeyrek sonu itibarıyla 25 milyar doların üzerinde gerçekleştiği raporlanan pandemi kaynaklı hasarların, global ekonominin seyri ve özellikle de kâr kaybına bağlı tazminatlar konusundaki belirsizlik nedeniyle nasıl bir gelişim göstereceği hala netlik taşımıyor” dedi.

‘EN MALİYETLİ 5. YIL’

Sigorta ve reasürans piyasalarının pandemi hasarlarının yanı sıra doğal afetlerden kaynaklanan 83 milyar dolar hasarla tarihin en maliyetli 5. yılını tamamladığını belirten Karakoyunlu, “Hasarların şirket bilançoları üzerinde yarattığı baskıya, sektörün son yıllarda artarak devam eden kârsızlığı ve yatırım gelirlerindeki düşüş de eklendiğinde, birçok reasürörün içinde bulundukları olumsuz durumu fiyatlarını artırıp ve anlaşma şartlarını daraltmak suretiyle telâfi etmeye çalıştığı görüldü. Ancak yenilemelerin başında reasürans alıcıları için oldukça zorlu geçeceği öngörülen reasürans müzakereleri, fiyatlarda yüksek artış gerçekleşeceği beklentisiyle yeni oyuncuların eklenmesi veya mevcut oyuncuların reasüransa yönelik sermayelerini artırmaları suretiyle sektöre aktarılan yeni reasürans kapasitesinin rekabeti tetiklemesi nedeniyle beklenilen ‘sert piyasa’yı yaratamadı. Buna rağmen global reasürörlerin mevcut kapasitelerini fiyat ve şartlar açısından daha tatmin edici buldukları bölge, piyasa ve müşterilere kaydırdığı; bölge ve program özelinde farklılıklar olsa bile, genel olarak fiyat ve şartların reasürör lehine şekillendiği gözleniyor. Öte yandan, neredeyse tüm bölge ve programlarda yenileme görüşmelerinin bulaşıcı hastalık ve siber risk istisna klozlarına ilişkin tartışmalar etrafında şekillendiği ve siber risk ve bulaşıcı hastalık istisna klozlarının reasürans anlaşmalarında norm haline geldiği söylenebilir. Ülkemiz sigorta piyasası pandemi hasarlarından minimum düzeyde etkilenmiş olmakla beraber, 2021 yenilemelerinde global uygulama paralelinde neredeyse tüm branşlarda reasürans anlaşmalarına bulaşıcı hastalık ve siber risk istisna klozlarının eklenmekte olduğunu ifade edebiliriz” dedi. Karakoyunlu, “Bölüşmeli reasürans anlaşmalarına devredilen primlerde pandeminin ekonomiye etkisi ve sektör dinamikleri çerçevesinde Türk Lirası cinsinden sınırlı bir reel büyüme gerçekleşirken, 2020’nin ilk yarısında kapanmanın etkisiyle kayda değer azalma gösteren hasarlarda, ekonomide normale dönüşle beraber yoğunlaşma görülüyor. Sektör genelinde trete kapasiteleri ve olay limitleri, portföy yapısı, doğal afet sorumluluklarındaki seyir ve büyüme beklentileri gibi unsurlar; komisyon ve diğer koşullar ise trete, buke ve branşın performansı göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. Türk Lirası’nın değer kaybı karşısında trete primlerinin döviz karşılığı tutarlarındaki düşüşün, trete dengelerinde bir miktar bozulmaya sebep olduğu; bu nedenle bazı global reasürörlerin bölüşmeli anlaşmalara olan iştahının azaldığını ve reasürörlerin giderek daha fazla ‘belirli müşteri odaklı’ bir yaklaşım içinde olduğunu da kaydetmekteyiz” açıklamalarında bulundu. 

‘REKABET ORTAMI TEKNİK KÂRLILIKTA BASKI YARATIYOR’

“2020’de yaşanan Elazığ ve çevre illeri etkileyen 24 Ocak Depremi, Ankara, Burdur, Bursa ve Karadeniz’de yaşanan sel ve dolu olayları ve 30 Ekim İzmir Depremi gibi afetlerin topluma sigortanın ne denli önemli bir ihtiyaç olduğunu hatırlatan olaylar olarak kayıtlara geçtiği, ancak reasürans yenilemelerinde piyasa genelinde önemli ölçüde etki yaratmadığı görüldü” diyen Karakoyunlu, “Bölüşmesiz anlaşmalarda ise 2021 yılı için alınan doğal afet teminatlarının her bir şirketin kümül ve model sonuçlarındaki seyir, kur hareketi ve söz konusu portföylerdeki büyüme beklentilerini yansıtacak şekilde belirlenip, kimi durumlarda program yapılarının optimize edildiğini; riske göre ayarlanmış fiyatlarda piyasa genelinde belli ölçüde yukarı yönlü bir hareket olduğunu görmekteyiz. Ancak bu artışların yenilemelerin başındaki beklentilerin epey altında gerçekleştiğini söylemek yanlış olmaz. Bölüşmesiz tretelerde de bulaşıcı hastalık ve siber risk istisna klozları piyasa genelinde anlaşma şartlarının bir parçası haline getirilirken, plasmanların bölüşmeli tretelere göre görece daha hızlı ilerlediğini izliyoruz. Son yıllarda belli başlı reasürans piyasalarınca sağlanan ihtiyari kapasitedeki azalma nedeniyle büyük kurumsal ticari ve sınai riskler veya finansman projelerinin ağırlıklı olarak koasürans yoluyla yurt içinde plase edilmesinin, Türk sigorta sektörü tarafından üstlenilen risk ve yükümlülükleri artırırken, giderek rekabetçi hale gelen fiyat ve şartlar karşısında sigorta ve reasürans şirketlerinin teknik kârlılıkları üzerinde baskı yarattığını gözlemliyoruz. Bu bağlamda tüm sektör oyuncularının teknik, sürdürülebilir ve riske uygun iş kabulü ve fiyatlandırma politikalarının uygulanması konusunda hassasiyet göstermesinin, kârlılık, rezerv ve sermaye yeterliliğinin yanı sıra, yeterli ve etkin reasürans kapasitesinin temininde de etkili olacağı ve daha güçlü bir sektör ve daha hızlı büyümeye olanak sağlayacağı düşüncesindeyiz” şeklinde sözlerini noktaladı.

Avatar

Esra Nur Mocu

İlginizi Çekebilir