Insurtech nedir? Ne değildir?

DİJİTAL dönüşüm, yeni nesil teknolojiler, startup ekosistemi ve insurtech girişimler son dönemlerin en popüler konu başlıkları. Bu yeni dönemin önemli parçası olan startup girişimler bu hareketliliğin merkezinde. Bunun sigorta sektörüne yansıması ise insurtech girişimler üzerinden oluyor. Genellikle sigorta sektöründeki teknolojik ve dijital dönüşümü ifade etmek için kullanılan insurtech tanımı üzerinde bir kafa karışıklığı var. Kabul edilen evrensel ve kitabi bir tanım olmayınca, farklı bakış açılarına göre bu kavramı farklı şekilde ele alanlar, farklı şekilde kullananlar oluyor. Bu konulara kafa yoran, merak ve ilgi duyan bir insurtech sevdalısı olarak ben de kendi bakış açımı ortaya koymak istedim.

Insurtech kavramını nasıl tanımlarız? Bana göre insurtech kavramı teknolojik bir terim değil, ondan çok daha fazlası. Yani insurtech denince benim aklıma bir teknoloji kategorisi gelmiyor. Benim gözümde insurtech kavramı geniş bir ekosisteme işaret ediyor. Bu ekosistemin merkezinde startup girişimler yer alıyor. Sigorta ve reasürans şirketleri, sektör paydaşları ve teknoloji şirketleri diğer önemli oyuncular. Elbette startup dünyasının temel unsurları olan kuluçka ve hızlandırma programları, mentorlar, yatırımcılar da ekosistemde önemli rol oynuyor.

Bir diğer genel yanılsama da, insurtech kavramını dijital satış ve pazarlama ile özdeşleştirmek. Insurtech kavramı çok daha geniş bir yelpazeye hitap ediyor ve sigorta değer zincirinin tüm halkalarını ilgilendiriyor. Bu girizgahtan sonra, benim bakış açımı yansıtan insurtech tanımını şöyle yapabilirim; “Sigorta değer zincirinin bir veya birden fazla halkasına yönelik yeni nesil teknolojiler ve iş modeline dayalı inovatif çözümler, ürünler sunan, startup girişimlerin merkezinde yer aldığı bir ekosistem” Ana iş modeli B2B ve B2B2C Genel kanı, sigorta sektöründe yıkıcı rekabet yerine işbirliği modellerinin daha etkin olacağı yönünde. Bunun bir yansıması olarak, insurtech girişimler mevcut oyuncuları ve düzeni yıkan yapılar yerine, daha çok B2B ve B2B2C iş modellerine odaklanıyor. Yani şirketlere ve şirketler üzerinden müşterilere değer yaratan çözümler üzerinde yoğunlaşılıyor. Insurtech ekosistemi şirketlerin acı noktalarına dokunan, hayatlarını kolaylaştıran, maliyetleri azaltan, süreçleri kısaltan ve yaşanan dijital değişim süreci ile uyumlanmayı sağlayan katkılar sunuyor. Bu sebeple de, sektörün temel paydaşları olan sigorta şirketleri, aracılar ve düzenleyici otoriteler bu ekosistemin büyümesi ve gelişmesi adına kritik rol oynuyor. Insurtech odak alanları insurtech girişimler çok geniş bir yelpazede çalışıyorlar. Oto sigortası alanında özellikle telematik cihazlar, “connected” ve sürücüsüz araçlarla ilgili gelişmeler öne çıkıyor. Sağlık ve hayat sigortası için ise, giyilebilir teknoloji, telesağlık ve bio-genetik alanındaki yenilikler ciddi fark yaratıyor.

Öte yandan, anlık ve kişisel bilgiye dayalı inanılmaz büyüklükteki veri havuzlarından optimum faydayı sağlamak için kafa yoruluyor. Yapay zeka çözümleri, başta underwriting, risk analizi ve hasar süreçleri olmak üzere çok farklı fırsatlar sunuyor. Mobil teknolojilerin günlük hayatın bir parçası olmasıyla, anlık ihtiyaçlara yönelik “on-demand” ürünler ve gömülü sigortacılık git gide yaygınlaşıyor. Bir diğer önemli gelişme de, “blockchain” teknolojisi ve parametrik sigortalar alanında yaşanıyor. Elbette, tüm bu yaşananların yasal düzenlemelerle uyumu ve düzenleyici otoritelerin öncelikleri ile örtüşmesi ayrı bir süreç.

Gördüğünüz gibi, “insurtech” dediğimiz bu ekosistemde geniş bir paydaş kitlesiyle birlikte son derece hızla değişen, çok farklı boyuttaki gelişmeleri takip etmek durumundayız. Yani bahsettiğimiz olay, sadece internet üzerinden ürün satışı değil, sadece bir teknoloji terimi değil, ondan çok daha geniş ve derin.

Yorum yazın