Her gün bayram olsa

Bir bayramı daha kutladık. Kutladık dediysem; çok da kulak asmayın, öyle doya doya değil, sadece şeklen… Nerede çocukluğumdaki o eski bayramlar? Bir sevinç kaplardı içimizi bayram geliyor diye. Aslında ihtiyaç duyulan elbiseler, ayakkabılar bayrama denk getirilir, çocuklar sevindirilirdi. Derken, bayram namazından sonra aile içinde yapılan kutlamalar, misafir kabulüyle genişletilir, hemen arkasında büyükler ziyaret edilir, mendil içine konulan mütevazı banknotlar el öpen çocukların sevinç kaynağı olurdu.

Biriktirilen harçlıklarla mantar tabancaları alınır, cepleri bonbon şekerlerle dolu erkek çocuklar ateş ederek dekman oynarlardı. Hüzünlü tarafları da vardı bayramların, kabristan ziyaretleri. Rahmete kavuşanlar kabirleri başında anılır, ruhları şad edilirdi. Birbirinden uzak olan akrabalar bayram tebrikleriyle uzaktan birbirlerinin bayramını kutlar, en içten bayram dilekleri dostlar arasında paylaşılırdı. “En içten dileklerimizle mübarek bayramınızı kutlar, sıhhat ve afiyet içinde nice bayramlara erişmenizi temenni ederiz” Ve benzeri kalıp cümlelerle, bayram sevinci dört bir yana dağıtılırdı Zarflara yapıştırılan pullar, buharla zarftan çıkartılır, kitap sayfaları arasında biriktirilerek çocukların koleksiyon merakının başlamasına vesile olurdu. Geçti o güzel günler, o güzel kutlamalar… Hiçbiri yok artık. Herkes bayramı fırsat bilerek kaçıyor büyük şehirlerden. Kutlamalar artık internet üzerinden.

Şimdilerde WhasApp’tan, İnternetten cızz, çekiveriyorsun mesajı, anında cevap geliyor, “Teşekkür eder, bilmukabele bayramınızı kutlarız.” Bayram sevinci internetin cızırtısı arasında sönüp gidiyor. Telefonla bile aramak zor geliyor artık insanlara. Aslında hayat bir bayram, tabii farkına varabilenler için. Ben de bu bayramı Can Yücel’in şiirinden alıntılarla kutlamak istiyorum. Daha önce kullanmıştım bu şiiri, ama o kadar güzel ki tekrar kullanmadan edemedim.

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…

“Ona güvenmiştim, yanılmamışım” sözü bayramdır.

Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram…

Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram..

Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.

Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler. Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır. Her gününüz bayram olsun!

Hayatın sevincini delicesine tadalım. Bırakın deli desinler. Geçmiş bayramınız kutlu olsun. Yenilerine bakalım. Keşke her gün bayram olsa. İnsanlar el ele tutuşsa..

Yorum yazın