Hasret
Bir yılı daha uğurladık ama çok da yorulduk. Öyle bir yıl geçirdik ki, koydu da koydu mübarek. Hepimize geçmiş olsun. Son birkaç yıldır hepimiz zorlanıyoruz ama 2025 bir başkaydı. Kendimizi Edip Cansever’in “Masa da masaymış ha” şiirindeki adama benzetiyorum. Ne diyordu şair? Adam yaşama sevinci içinde masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü, yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini, çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta işte onu koydu
Kimi seviyordu, kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı, gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu, uyanıklığını koydu
Tokluğunu, açlığını koydu
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu Evet, 2025 yılı koydu da koydu. Epey bir sallandık, Allahtan masa sağlam çıktı; bu yıl da ayakta kalmayı başardık. Çok şanslıyız, ama herkes bizim gibi şanslı değil. Sigortacılık riskle ilgili bir meslek. Başta biz insanlar olmak üzere bütün canlı ve cansız varlıklar; nerede, nasıl ve ne şekilde gerçekleşeceğini bildiğimiz ve bilmediğimiz pek çok riskle karşı karşıyayız. Peki risk ne? Birçok akademik tanım yapılabilir. En basit tanım; iyi gitmekte olan hayatımızı kötüye çeviren etken unsur. Temel özelliği belirsizlik. Belirsizlik özellikli bir başka kavram da şans. Riskle şans aslında ikiz kardeş. Risk gerçekleşince bir zarara uğruyoruz. Şans kavramında ise olumlu bir sonuç var. Sözlük anlamı dikkate alındığında şans, artı bir edinim olarak değerlendirilebilir. Ama sigorta terminolojisinde şans, mevcut durumun muhafaza edilmesi halini ifade ediyor. Kısacası bir riskle karşılaşmamış ve mevcut durumunuzu korumuşsanız çok şanslısınız. O halde hayat riskle şans arasında gidip geliyor. Bunun matematik ifadesi; hayat (0) sıfırla (1) bir arasında. (0) Sıfır noktasındaysanız çok şanslısınız. (1) Bire doğru gidiş, riskin arttığını gösteriyor. Gerçekleşeceğini bildiğimiz tek risk, ölüm. Evet, hepimiz bir gün öleceğimizi biliyoruz. Ölüm gerçek. Bir düşünür ölümden ve vergilerden kaçınamayacağımızı buyurmuş. Bütün zorluklarına rağmen bu seneyi de atlattık. Çok şanslıyız, yani sıfıra sıfır, elde var sıfır… Buna da şükür. Yeni yılda sağlık ve huzur dışında çok fazla bir beklentim yok. Mevcut durumumuzu koruyalım yeter. Ama bir hasretim var. Onu da Nazım’ın dizeleriyle sizlere duyurmak istiyorum. Denize dönmek istiyorum! Mavi aynasında suların: boy verip görünmek istiyorum! dönmek istiyorum! Gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider! Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder. Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter. Ve madem ki bir gün ölüm mukadder; Ben sularda batan bir ışık gibi sularda sönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum!
