“Deprem konusunda toplumun bilinçlenmesini sağlamalıyız”

Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Akkaya, “Türkiye’nin bir gerçeği olan deprem konusunda toplumun bilinçlenmesini sağlamamız gerekiyor. sektör olarak gerek iletişim çalışmaları gerek projelerle bu bilinci oluşturmak için çalışıyoruz” dedi.

Büyük Marmara Depremi ve sonrasında yaşanan depremler, İstanbul’daki büyük deprem beklentisi ve Türkiye’nin deprem ülkesi olmasının sigortalılık bilincini artırdığına dikkat çeken Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Akkaya, “Yaşadığımız son büyük depremlerden biri olan Elâzığ Depremi öncesinde deprem sigortalarının oranı %37 civarındayken, deprem sonrasında %51 seviyesine geldi. Demek ki, deprem yaşandıkça vatandaşlarımız nezdinde bir tecrübe oluşturuyor ve sigorta bilincini tetikliyor. Türkiye’de yaklaşık 18 milyon konut bulunuyor. Bunun yalnızca 10 milyonu sigortalanmış durumda. İstanbul özelinde ise yaklaşık 3 milyon 700 bin civarında konut var ve bunun da yaklaşık 2,5 milyonunun zorunlu deprem sigortası bulunuyor. Zorunlu bir sigorta olmasına rağmen DASK’ın Türkiye genelinde şu an sigortalılık oranı yaklaşık %56’larda. İstanbul’da oluşan farkındalığın diğer şehirlere henüz aktarılamadığını görüyoruz. İstanbul sigortalılık oranı anlamında farkındalığı oluşmuş bir şehir. Ancak, Türkiye’nin pek çok bölgesinde aktif fay hatlarının bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Risk ne yazık ki yalnızca İstanbul’da bulunmuyor. Bunu yakın zamanda, acı deneyimler yaşadığımız İzmir ve Elâzığ depremleriyle bir kez daha görmüş olduk. Bu bağlamda, Türkiye’nin bir gerçeği olan deprem konusunda toplumun bilinçlenmesini sağlamamız gerekiyor. Sektör olarak gerek iletişim çalışmaları gerek projelerle bu bilinci oluşturmak için çalışıyoruz. Ama unutmamak gerekir ki sadece afetlerden sonra değil öncesinde gerekli önlemleri almalı ve bu önlemleri hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz” dedi.

‘AFETLERE KARŞI EN BÜYÜK GÜVENCE DASK’

DASK’ın doğal afetlere karşı en büyük güvence olduğunu belirten Akkaya, “Zorunlu Deprem Sigortası ile deprem ve depremden kaynaklanan yangın, infilak, yer kayması ve tsunami risklerine karşı, sigortalı konut sahiplerine maddi güvence sunuluyor. Bu sigorta, afet sonrası yaşamın normale dönmesine aracılık eder. Zorunlu Deprem Sigortası, konutlar için güvence sunarken ülkemiz için de bir teminat havuzu oluşturulmasını amaçlıyor. Özellikle deprem sonrasında büyüklüğü önem kazanan bu finansal havuz sayesinde doğal afetlerin yarattığı olumsuz etkilerin giderilmesi için önemli bir imkân sunuyor. Bu vesile ile DASK’ın önemini ve gerekliliğini bir kere daha hatırlatmak isterim” ifadelerini kullandı.