COVID-19 tüm dünyada emeklilik sistemlerini zorluyor

 COVID-19 tüm dünyada emeklilik sistemlerini zorluyor

“Küresel Emeklilik Endeksi 2020” raporuna göre COVID-19’la beraber emeklilik sistemleri üzerindeki baskı artıyor. 39 ülkenin emeklilik sistemlerinin değerlendirildiği raporda 37. sırada yer alan Türkiye ise büyük gelişim potansiyeli gösteriyor.

Küresel COVID-19 salgını sadece mevcut iş süreçleri ve sosyal hayatı değil, geleceği, yatırım planlarını ve kişilerin emeklilik hayatlarını da derinden etkiledi. Koronavirüsün yarattığı ekonomik etkiler, emeklilerin ve emekli adaylarının hem şu anda hem de gelecekte karşı karşıya kalacağı finansal baskıları giderek artırıyor. Ortalama yaşam süresinin uzaması ve giderek yaşlanan nüfusun sağlık ve refahını destekleyecek kamu kaynaklarının giderek azalması, pandeminin yarattığı ekonomik ortam ile birleşince rotalar emeklilik sektörlerine çevriliyor. Küresel insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması olan Mercer’ın bu yıl 12’ncisini yayınladığı “Küresel Emeklilik Endeksi Raporu”nda emeklilik sektörüne ilişkin önemli veriler ele alınıyor. Toplam 39 ülkenin emeklilik sisteminin 50’den fazla gösterge çerçevesinde değerlendirildiği raporda; koronavirüsün dünya çapında gelecekte emekli maaşlarının üzerindeki etkisinin, azalan katkı payları, düşük yatırım getirileri ve daha yüksek devlet borcu seviyeleri nedeniyle olumsuz olacağına dikkat çekiliyor. Küresel Emeklilik Endeksi’ne göre %82,6 ile Hollanda en yüksek endeks değerine sahip ülke olurken, %40,8 ile Tayland en düşük değere sahip ülke oldu. Belçika ve İsrail bu yıl ilk kez araştırmada yer alan ülkeler olurken, hızla gelişmekte olan emeklilik sistemiyle araştırmada ikinci kez yer alan Türkiye ise 37’nci sırada yer aldı.

TÜRKİYE GELİŞİM ALANLARINA SAHİP

Türkiye emeklilik sektörünün de değerlendirildiği raporda, sektörün gelişim alanlarına sahip olması dikkat çekti. 9 Ekim 2020 itibarıyla Emeklilik Gözetim Merkezi’nin açıkladığı rakamlar ile Bireysel Emeklilik Sistemi’nde katılımcı sayısı 6 milyon 875 bini bulurken devlet katkısı dahil toplam fon büyüklüğü 152 milyar liraya ulaştı. Rapora göre Türkiye, %44,2 ile ‘Yeterlilik Alt Endeksi’nde 34’üncü, %24,9 ile ‘Sürdürülebilirlik Alt Endeksi’nde 36’ncı ve %65,3 ile ‘Bütünlük Alt Endeksi’nde 27’nci sırada yer aldı.

Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’nin özellikle sürdürülebilirlik açısından gelişim alanları mevcutken; yüksek net ikame oranı, düşük hane halkı ve kamu borçluluk oranı, demografik yapı, devlet katkısı teşviki, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin şeffaf, güvenilir ve etkin bir şekilde yönetilmesi Türkiye’nin güçlü alanları olarak tespit edildi. Raporda Türk emeklilik sektörünün gelişimi için asgari ve muhtaç emeklilik aylığı seviyesinin iyileştirmesi, bireysel emeklilik birikimlerinin erken yaşta çekilmesinin engellenmesi ve emeklilik döneminde bireysel emeklilik birikiminin belirli bir bölümün aylık maaş olarak alınmasının zorunlu kılınması tavsiyelerine yer verildi. Koronavirüsün sadece sağlık açısından değil; endüstrileri, faiz oranlarını, yatırım getirilerini ve toplumun geleceğe olan güvenini etkileyen uzun vadede sonuçlarının görüleceği ekonomik etkileri de söz konusu. Bu sebeple uzun vadede yeterli ve sürdürülebilir emeklilik gelirlerinin sağlanması konusunda da bu etkilerin çok net görülmesi bekleniyor. Koronavirüsün yarattığı ekonomik ortam birçok ülkede devlet borcu seviyesinin artmasına neden oldu. Artan bu borçların yansımasının ise önümüzdeki dönemde hükümetlerin yaşlı nüfusun sağlık hizmetleri, emekli aylıkları ve diğer hizmetlerin sağlanmasında kısıtlama yaratacağı öngörülüyor.

 


 

GARANTİ BBVA EMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ BURAK ALİ GÖÇER: Koronavirüs ile birlikte BES tasarruf yapılan bir sisteme evrildi

“Katılımcıların gözünde BES, emeklilik için para biriktirilen bir sistemken 2020’de farklı ihtiyaçlar için tasarruf yapılan bir sisteme evrildiğini gördük. Katılımcılar ‘İyi ki Bireysel Emeklilik Sistemi’ne girmişim de, ihtiyacım olduğunda kullanabileceğim bir birikimim olmuş’ dediler.”

2020 yılını koronavirüs dönemi ile birlikte, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin algısının farklılaştığı bir yıl olarak değerlendirebiliceğini söylerek sözlerine başlayan Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Burak Ali Göçer, “Katılımcıların gözünde BES, emeklilik için para biriktirilen bir sistemken 2020’de farklı ihtiyaçlar için tasarruf yapılan bir sisteme evrildiğini gördük. Katılımcılar ‘İyi ki Bireysel Emeklilik Sistemi’ne girmişim de, ihtiyacım olduğunda kullanabileceğim bir birikimim olmuş’ dediler.

Sistemin büyümesini değerlendirirken, ‘Toplam BES’ rakamına odaklanmak daha doğru olacaktır. Çünkü potansiyel gönüllü BES katılımcılarının büyük çoğunluğu otomatik BES ile sisteme dahil oldu ve olmaya devam edecek. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, Eylül sonu  itibarıyla gönüllü BES ve otomatik BES toplamında 13,3 milyon katılımcının 159,1 milyar lira fonu birikti. Otomatik BES ile sisteme dahil olan 5,6 milyon katılımcının %80’inin daha önce bireysel emeklilik sözleşmesi olmadığını ve ilk defa otomatik BES sayesinde birikim yapmaya başlamış olduğunu düşünürsek, bu rakamın ülkemizdeki birikim oranı için oldukça iyi bir seviye olduğunu söyleyebiliriz. 2020 yılında da bu trend devam etti ve sisteme rekor katılım ve rekor bir para girişi oldu. Garanti BBVA Emeklilik olarak Eylül sonu itibarıyla 52 bin kişiye sisteme dahil ederek, Gönüllü BES ve Otomatik BES toplamını kapsayan ‘Toplam BES’ birikim havuzunda 1,9 milyon katılımcı sayımız  22,1 milyar lira fon büyüklüğümüz ile sektörde önemli bir yere sahibiz” dedi.

‘BAŞARILI BİR SENE OLDU’

“Sisteme giren katılımcılara emeklilik şirketleri birikimlerini değerlendirecekleri emeklilik fonları ile ilgili alternatifler sunuyor. Fon tercihlerini müşteri kendisi yapıyor. Bu fonların içinde devlet tahvili, hisse senedi, hazine bonosu, döviz ve altın gibi yatırım enstrümanları var ve bu yıl getiriler için de oldukça başarılı bir sene oldu. Emeklilik fonlarının getirisi sisteme ivme kazandıran önemli bir güç” diyen Göçer, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ortalama kazancının %27,6’lara ulaştığını hatırlatarak sisteme duyulan inanç ve güveninin daha da arttığını aktardı.

‘2021’DE POZİTİF ALGI DEVAM EDECEK’

Göçer, “Küresel Emeklilik Endeksi Raporu’nu incelediğimizde ise birbirine daha denk kıyaslamaların yapılması ve buna göre yorumlanmasının daha doğru sonuçlar verebileceğini görüyoruz. Bireysel Emeklilik Sistemi sağlam temellere oturtulmuş  bir sistem ve sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ediyor. 2021 yılında bu büyümenin ve sistemdeki pozitif algının devam edeceğini düşünüyoruz” dedi ve ekledi: “2021 yılının fon büyüklüğü ve fon getirileri ile katılımcıları mutlu eden bir yıl olacağını söyleyebiliriz.”

Göçer, sözlerini şöyle noktaladı: “Aynı zamanda 2021’de sektörümüz için tabloları değiştirebilecek önemli maddeler gündemde. Bunlardan biri otomatik BES’te yapılması muhtemel değişiklikler. Planlanan değişiklikler ile birlikte uzun vadeli, geniş katılımlı ve daha sürdürülebilir bir emeklilik sistemi hedefleniyor. Uzun vadede otomatik BES’i olması gereken potansiyele ulaştıracağını düşünüyorum. İkinci olarak ise, gönüllü BES’te 18 yaş altı gençlerin sisteme girip, tasarruf bilinciyle daha erken tanışmalarını sağlayacak düzenlemeler gündemde. Bunun hayata geçmesiyle birlikte gönüllü BES için çok ciddi bir potansiyel, gençler için ise birikime erken başlamaları gibi önemli bir fayda sağlanmış olacak.”

 


 

NN HAYAT VE EMEKLİLİK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI KEREM ÖZDAĞ: COVID-19 belirsizliğine rağmen BES’in faydaları daha iyi anlaşıldı

“BES sisteminden çıkışlar düşük seviyede seyrederken, katkı payı tahsilatlarında kayda değer bir düşüş gözlemledik. Bu durum COVID-19 döneminin getirdiği belirsizliğe rağmen BES’in faydalarının anlaşıldığını bizlere gösteriyor.”

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının emeklilik sektöründe yaratacağı yansımalar hakkında değerlendirmelerde bulunan NN Hayat ve Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Kerem Özdağ, “COVID-19 dönemi ile birlikte Bireysel Emeklilik Sistemi tarafında kısmen de olsa çıkışların ve katkı payı ödemelerine ara verme eğiliminin artabileceğini düşünüyorduk. Fakat bu dönemde BES katılımcılarının davranışlarına baktığımızda, durumun çok olumlu olduğunu söyleyebiliriz” diyerek sözlerine başladı. Bireysel Emeklilik Sistemi’ndem çıkışların düşük seviyede seyrettiğine dikkat çeken Özdağ, katkı payı tahsilatlarında ise kayda değer bir düşüşün gözlemlendiğini aktardı. Özdağ, “Bu durum, katılımcıların fon tercihlerini doğru yapmaları ve getirilerden memnuniyet duymaları sonucunda sistemde kaldıklarını, bir başka deyişle COVID-19 döneminin getirdiği belirsizliğe rağmen BES’in faydalarının anlaşıldığını bizlere gösteriyor” şeklinde konuştu.

 ‘SAĞLIK SİGORTALARINA İLGİ ARTACAK’

COVID-19’un yarattığı etkileri sağlık sigortaları açısından da değerlendiren Kerem Özdağ, “Sağlık sigortalarına baktığımızda ise salgınla birlikte Türkiye Sigorta Birliği (TSB) öncülüğünde sektörün aldığı karar ile COVID-19 kapsamındaki tedavi giderlerinin karşılandığını görüyoruz. Müşterilerin sağlık sigortalarına olan yöneliminin hızla arttığını, gerek özel gerekse tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) ürünleri hakkında daha fazla araştırma yapıp bilgi aldıklarını gözlemliyoruz. Sağlık sigortalarına olan bu ilginin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Türk sigorta ve emeklilik sektörünün dünyadaki yeri ve diğer ülkelere karşı bulunduğu konum hakkında yorumlarda bulunan Özdağ, “Türkiye, dünyanın en büyük 19. ekonomisi konumunda. Ancak, sektörümüzün dünyada 37. sırada olduğunu görüyoruz. Emeklilik fonlarının Gayri Safi Milli Hasıla’ya (GSMH) oranı ülkemizde yüzde 2-2,5 seviyelerinde. Ancak katılımcı sayımız Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile birlikte 12 milyondan fazla ve Avrupa’daki pek çok ülkeden yüksek. Bu da hem emeklilikte hem de hayat sigortasında gideceğimiz önemli bir yol ve potansiyel olduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

‘TSS’DE BÜYÜME BEKLİYORUZ’

Kerem Özdağ, Türk sigorta ve emeklilik sektörünün gelişebilmesi için ileriye dönük atılabilecek adımları şu sözler ile anlattı: “Kredi bağlantılı hayat sigortalarının yanında diğer koruma ürünleri ve tamamlayıcı sağlık sigortasında büyüme bekliyoruz. Emeklilik ve sigorta alanlarında büyümenin devam etmesi, değişen ihtiyaçlara yönelik yeni ürünlerin sunulmasının ve süreçlerin dijitalleşerek kolaylaştırılmasının yanı sıra tasarruf ve sigorta farkındalığının artması ile gerçekleşecek.”

 


 

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT GENEL MÜDÜR YARDIMCISI NEHİR AKSIN BAHAR: BES’te gelinen bilinç seviyesi büyük bir güven zemini oluşturdu

“Katılımcılarımızın birikime verdikleri önem ve bu konuda gelinen bilinç seviyesi, bundan sonraki adımlarımızda net bir bakış açısıyla yarınlara daha güvenli bir şekilde bakabilmemizde bizlere büyük bir güven zemini oluşturdu.”

Ülkelerin emeklilik sistemlerinin incelendiği raporla ilgili görüşlerini aktaran Fiba Emeklilik ve Hayat Genel Müdür Yardımcısı Nehir Aksın Bahar, “Raporda olumlu, yapıcı ve yerinde eleştiriler aldığımızı görüyorum. Keza bizler de erken yaşta birikimlere erişimin sağlanmasını, ihtiyaç halinde birikimlerin bir kısmının katılımcılar tarafından değerlendirilebilmesini zaten uzun zamandır konuşup tartışıyoruz. Hatta bazı başlıklarda çalışmalara başlandı ve Tamamlayıcı BES olarak basına yansıyan maddelerimiz de oldu. OKS’nin revizyonu, 18 yaşından küçüklerin BES’e dahil edilmesi gibi sistemin tabana yayılmasına yönelik konulara da diğer yandan odaklanıyoruz. Ek olarak, BES birikimlerinin teminat gösterilmesinde gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Birikimlerini teminat göstermek suretiyle kredi kuruluşlarından katılımcıların uygun koşullarda kredi temin etmeleri ve bu yolla finansal ihtiyaçlarını karşılayarak BES birikimlerini bozmadan sistemde uzun süre kalınmasına yönelik tedbirler üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu sayede, dünyada BES önceliklerinden biri olan ‘katılımcıların sistemde uzun süreli kalması’na yardımcı olacağımızı düşünüyoruz. BES’in salgın sebebiyle belirsiz bir dönemi sarsıntı geçirmeden atlatmış olması, bizler için önemli bir tespit noktası oldu. Keza katılımcılarımızın birikime verdikleri önem ve bu konuda gelinen bilinç seviyesi, bundan sonraki adımlarımızda net bir bakış açısıyla yarınlara daha güvenli bir şekilde bakabilmemizde bizlere büyük bir güven zemini oluşturdu. Devletlerin bünyelerinde bulunan BES’e yönelik davranış biçimleri, bundan önce olduğu gibi bu süreçte de birbirinden farklı oldu. Örneğin Şili, sisteme aktif katkı sağlayanların 5.600 doları aşmayacak ölçüde BES Fonlarının %10’ununun çekilmesine izin verirken BES’te lider Hollanda, birikime erken erişimle ilgili herhangi bir güncelleme yapmadı” şeklinde konuştu.

‘DEVLET DESTEĞİ ÖRNEK TEŞKİL ETTİ’

“Ülkemizde BES’in önemi, ilk günden bu yana devlet yönetimimiz tarafından bilindiği için bizdeki sistem, devlet katkısı gibi avantajla dünyada benzeri olmayan bir desteği katılımcılara sunmuştu” diyen Bahar, bu desteğin diğer ülkelere de örnek teşkil ettiğine dikkat çekti ve ekledi: “Bunun yanı sıra uluslararası raporlarda bahsi geçen ürün çeşitliliği gibi bir öneriyi de dikkate alabilir ve büyüme hedefimize giden yolları geliştirebiliriz. Uzmanların da bizimle aynı noktada olması, ülkemize dışardan bakanlarla aynı tablo üzerinde fikir birliğimizin olması doğru bir yol haritası izlediğimizin göstergesidir diyebiliriz.” Bahar, sözlerini şöyle noktaladı, “Katkı paylarını ekonominin en zor günlerinde dahi ödemeye devam eden katılımcılarımız, devlet katkısı ile sisteme destek sağlayan devletimiz ve koordinasyon seviyesi yüksek BES şirketlerimiz ile yarınlara ve yeniliklere, doğru bir ivme ile yürüdüğümüzü söyleyebilirim.”

Avatar

Umut Deniz Elçi

İlginizi Çekebilir