Aralıklı oruç

Beslenme konusu açılınca son dönemde özellikle herkes aldığı kilolardan şikayetçi olmakta. Uzun süre evlere kapandığımız pandemi süresi boyunca bu süreçten kilo almadan çıkabilmek gerçekten bir “challenge” haline gelmişti. Beslenme, hayatta kalmamız için gereken bir ihtiyaç olmaktan çıkıp canımız sıkıldıkça, mutsuz oldukça, vakit geçsin diye yaptığımız bir etkinliğe dönüştü.

Bu dönemde hem kilo verme amaçlı uygulayabileceğimiz hem de sağlıklı yaşam adına faydaları oldukça fazla olan “aralıklı oruç” yöntemi ilgimi çekmeye başladı ve bu konuda araştırmalar yaptım. Her din ve kültürde oruç tutma geleneği bulunmakta bildiğimiz gibi. Yani bu yöntem yeni moda bir diyet tarzı olarak lanse edilse de kökleri çok eski dönemlere dayanan bir sağlıklı yaşam modeli aslında.

Faydaları bilimsel olarak da kanıtlanan aralıklı oruç yöntemi;
kalp ve damar hastalıklarından, şeker, tansiyon, beyin sağlığı, enflamasyon kaynaklı hastalıklara kadar tüm sağlık sorunları için fayda sağlıyor. Bir de beni çok şaşırtan bir faydası var ki bunun tıp dilindeki adı “otofaji”. Otofajinin faydalarını bilimsel anlamda araştıran Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi 2016 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı. Vücudumuz uzun süreli açlıklarda, özellikle 18-24 saat arası açlıklarda, yeni ve daha sağlıklı hücreler oluşturmak amacıyla hasarlı hücrelerini temizlemeye başlıyor. Hücrelerde birikmiş olan toksik etki yaratabilecek tüm proteinler bu süreçte vücuttan atılıyor. Bu aslında evrimsel bir koruma mekanizması. Otofaji, aynı zamanda virüs ve bakterileri de hedef aldığı için bağışıklık sistemimiz için de son derece faydalı bir süreç.

Otofajinin bir diğer ve önemli faydası da sinir hücrelerinin hayatlarını devam ettirebilmesine katkıda bulunması. Hatta bilim dünyası otofajinin Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklara da engel olabileceğini öngörmekte. Bir düşünün! Engellemek ve tedavi etmek için uğraştığımız bu hastalıklar meğer sadece belli bir süre aç kalarak çözülebiliyormuş. Ne kadar umut verici değil mi? Unutmadan bir de aralıklı oruç hem uyku kalitemizi arttırıp daha zinde ve enerjik olmamıza hem de genel olarak kendimizi mental anlamda iyi hissetmemize fayda sağlıyormuş.

Şimdi gelelim aralıklı orucu nasıl uygulayabileceğimiz konusuna efendim. Haftada iki gün 16 saat aç kalma, 8 saat yeme şeklinde beslenme aralıklarınızı düzenleyebilirsiniz. Örneğin akşam yemeğini saat 7-8 gibi yedikten sonra ertesi gün saat 12’ye kadar aç kalmak şeklinde. Bu arada su ve şekersiz çay-kahve serbest. Yine haftada iki gün 24 saatlik oruçlar da önerilmekte. Bu şekilde dört haftalık bir oruç dönemi, yukarıda saydığımız faydaları görebilmemiz için gerekli. Bir diğer yöntem de haftanın ardışık olmayan iki günü sadece 500-600 kalori tüketip diğer günler normal beslenme düzenine geçmek. Tabii takdir edersiniz ki yemek yediğimiz aralık boyunca aç kaldığımız saatlerin

acısını çıkarırcasına yemek bu yöntemin faydalarını görmemizi engelleyecektir.

Hem daha az kalori alıp hem de metabolizma hızımız artınca kilo vermek de zaten otomatik olarak mümkün olacaktır. Asla bir kilo verme ve diyet programı olmayan ama sonuçları arasında kilo vermenin yanında pek çok sağlık faydası da bulunan sistematik bir açlık durumundan söz etmeye çalıştım bugünkü yazımda. Kronik bir rahatsızlığı veya tıbbi bir riski söz konusu olanların elbette bu yöntemi uygulamadan önce doktorlarına danışmalarında fayda var.

Umarım uygulayıp faydalarını görürsünüz. Herkese sağlıklı ve keyifli günler.