Akıllı veriyi ne kadar akıllı kullanıyoruz?

HER şeyin dijitalleştiği ve akıllandığı bir dönemden geçiyoruz. Günümüzün moda terimleri olan büyük veri, algoritmalar, veri bilimi, makine öğrenimi, üretken yapay zekâ, robotlar ve benzeri bilumum kavram havada uçuşuyor.

Sürekli gündemimizde olan, üzerinde sürekli konuşulan ve ciddi kaynak ayrılan bu kavramların hakkını ne kadar veriyoruz, ne kadar etkin kullanıyoruz ciddi soru işareti. Veriye dayalı akıllı çözümleri hayata geçirme ve yapay zekâyı kullanma konusunda sözde tüm şirketler çok aktif ve istekli ama özde ne kadar maharetli ve başarılı pek bilemiyorum.

Acaba daha sofistike, daha modern, daha havalı olan çözümleri üretme, sürekli yeni projeler yaratma çabası yerine, elimizdekine odaklanıp, çok daha sade, kolay ve elle tutulur pratik çözümleri hayata geçirmeye mi odaklanmalıyız?

Sonuçta veriden ürettiğiniz aklı, tüm bu çabaların çıktılarını günlük hayata yansıtmadığınızda, doğru ve etkin kullanmadıkça elinizdeki verinin büyüklüğü, zenginliği, yapay zekâ araçları ve uygulamalarının yetenekleri çok fazla bir şey ifade etmiyor. Veri ne kadar büyük, ne kadar kapsamlı, ürettiğiniz akıl ne kadar kıymetli olursa olsun bir değere dönüşmedikçe çok da fazla bir anlam taşımıyor.

* * *

  • Veri bilimi uzmanı değilim. Bu konulara meraklı ve ilgili bir dış göz olarak olabildiğince anlamaya ve öğrenmeye gayret ediyorum. Anladığımı en basit şekliyle özetlemem gerekirse,
  • Veriyi iyi işlediğinizde ve organize edebildiğinizde, veriler bilgiye dönüşmeye başlıyor,
  • Ortaya çıkan bu bilgiyi doğru yorumlayıp, kullandığınızda, bundan bir anlam çıkarabilmek mümkün hale geliyor, l Anlamlandırdığınız bu yapıdan ve bilgiden artık bir akıl üretme aşamasına geçiyorsunuz,
  • Oluşan bu aklı doğru, etkin ve verimli bir yapıda günlük operasyonlarınızda ve karar süreçlerinizde kullanabildiğinizde, işte o zaman değer yaratma süreci başlamış oluyor. Ne demek istediğimi bir örnek ile açıklayayım;
  • Meteoroloji ölçümleri ve elde ettiğiniz verilerden bugün havanın nasıl olacağı bilgisini öğrenebilirsiniz.
  • Bu bilgiden hareketle, bugün yağmur yağacağını anlayabilir,
  • Buna dayanarak, bugün sokakta şemsiyesiz yürüyenlerin ıslanacağı aklını üretebilirsiniz.
  • Bu akıldan faydalanarak yanınıza bir şemsiye alıp sokağa çıkarsanız veya kapalı yerlerde bulunursanız yağmurda ıslanmanızın önüne geçebilirsiniz.

Ama veriden ürettiğiniz bu akla rağmen yine de yanınıza şemsiye almadan sokağa çıkarsanız, tüm bu analizin sizin için çok fazla bir değeri olmayacak, ıslanmaktan kurtulamayacaksınız. * * *

Kurumların veriyi analiz etme, buradan bilgi ve akıl üretme konusunda bu kadar çaba harcadıktan sonra, hala günlük operasyonlarında ve karar mekanizmalarında bu aklı etkin olarak kullan(a)mıyor olmasını hayretle gözlemliyorum. Aslında ne olacağını bildiğimiz bir çok konuda, bile bile hala aynı hataları yapıyor, durumu değiştirmek adına gerekli aksiyonları al(a)mıyor ve göz göre aynı döngüde devam ediyoruz. Elbette veri güvenliği, kişisel verilerin korunması gibi bariyerler var, ama bunlar ne kadar gerçek engeller bilemiyorum. Bu alanda ciddi emek harcayan ve çok anlamlı değer önerileri sunan startup girişimler ile işbirliği konsunda niye bu kadar çekimseriz? Kendi söküğümüzü dikemediğimizi ve bu alanda bizden daha becerikli dış kaynaklardan yardım alma ihtiyacımızı ne zaman kabul edeceğiz? Özellikle sigorta oldukça veri zengini bir sektör. Sonuçta işimizin özü veriye, rakamlara dayalı. Sektörün elindeki bu zengin veriyi etkin kullanarak, yeni nesil yapay zeka araçları sayesinde kişiselleştirilmiş, müşteri deneyimini mükemmelleştiren dokunuşlar yapması adına çok fırsat var. Bahsettiğim bu fırsatlar öyle çok sofistike, çok kapsamlı projeler, büyük yatırımlar gerektiren şeyler de değil. Alçakta toplanacak o kadar çok meyve var ki. Islanacağımızı bile bile şemsiyesiz sokağa çıkmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

Yorum yazın