“Orman yangını riskini azaltmak için haritalar ve modellemeler hayati rol oynuyor”

“Orman yangını riskini azaltmak için haritalar ve modellemeler hayati rol oynuyor”

Orman yangınları ile mücadelede en etkili yöntemin erken müdahale olduğuna dikkat çeken Artvin Çoruh Üniversitesi, Doğal Afetler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve GRIT Coğrafi Risk ve Bilgi Teknoloji Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şirketi Kurucu Ortağı Prof. Dr. Halil Akıncı, “Orman yangınlarının orman ekosistemi, insanlar ve doğal çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak, orman yangınları ile mücadelede gerekli önlemleri alabilmek, müdahale stratejileri geliştirebilmek ve orman yangını yönetimi için ‘orman yangını duyarlılık haritaları’na ihtiyaç duyuluyor” dedi.

Orman yangınlarının sıklığı ve şiddeti artarken, riskleri önceden tespit edebilmek her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bilimsel modellemeler ve yangın duyarlılık haritaları; yüksek riskli bölgeleri belirleyerek erken müdahale, kaynak planlaması ve sigorta stratejileri açısından hayati veriler sunuyor. Bu araçlar sayesinde hem ekosistem kaybı hem de ekonomik zarar en aza indirilebiliyor. Artvin Çoruh Üniversitesi, Doğal Afetler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve GRIT Coğrafi Risk ve Bilgi Teknoloji Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şirketi Kurucu Ortağı Prof. Dr. Halil Akıncı ile orman yangınları ile mücadelede gerekli önlemleri alabilmek için orman yangını duyarlılık haritalarını ve modellemeleri konuştuk.

Türkiye’de orman yangını riskini nasıl görüyorsunuz? Orman yangınları bu kadar nasıl büyüyor?

Ülkemizde, özellikle Akdeniz ve Ege Bölgelerinin kıyı şeridinde yer alan orman ekosistemleri, yangın riski en yüksek olan bölgeler arasında yer alıyor. Yüksek sıcaklık ve düşük nem gibi iklim koşulları nedeniyle orman yangınlarının sıklıkla görüldüğü bu bölgelerde, yangınların yol açtığı tahribat, orman alanlarında geniş ölçekli kayıplara ve biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi olumsuz etkilere neden oluyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM)’nün 1988 – 2024 yıllarını kapsayan yangın istatistikleri incelendiğinde, ülkemizde her yıl ortalama 2 bin 252 adet orman yangınının meydana geldiği görülüyor. Yine aynı tarihlerde çıkan yangınlar nedeniyle yanan alan miktarının ise ortalama 14 bin 949 hektar olduğu hesaplanıyor. OGM’nin 2025 yılı verilerine göre, sadece Haziran ayında 612 orman yangını meydana geldi. Bu yangınların yaklaşık %80’i, tarım alanlarından başlayan yangınların ormanlara sıçraması nedeniyle oluştu. Bu istatistiki veriler Türkiye’de orman yangını riskinin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.

Ülkemizde orman yangını riskini artıran faktörler genel olarak 3 başlık altında toplanabiliyor. Bunlardan birincisi ve belki de en önemlisi insanların neden olduğu ihmaller. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın Türkiye Ofisi (WWF-Türkiye), ülkemizdeki orman yangınlarının %90’dan fazlasının insan faaliyetleri kaynaklı olduğunu açıkladı. Anız yakma, ormanlık alanlarda veya yakınlarında piknik/çoban ateşi yakma, çöplerin ateşe verilmesi ve yanıcı materyallerin bulunduğu ortamlara sigara izmariti atılması gibi ihmaller ve hatalar orman yangını riskini artırıyor. Yangın riskini artıran ikinci önemli faktör ise iklim değişikliğinin neden olduğu meteorolojik koşullar. Sıcaklıkların artması, yağışların azalması, uzun süreli kurak dönemlerin yaşanması ve nemin düşmesi, orman yangınlarını tetikliyor. Şiddetli rüzgârlar ise bir bölgede başlayan yangınların hızla daha geniş alanlara yayılmasına neden oluyor. Yangın riskini artıran son faktör ise Akdeniz ve Ege Bölgelerindeki orman varlığının yangına eğilimli türlerden oluşması. Çünkü bu bölgelerdeki orman alanlarının büyük bir bölümünü yangınlara duyarlı kızılçam ormanları ve makilikler oluşturuyor.

‘MÜCADELEDE EN ETKİLİ YÖNTEM ERKEN MÜDAHALE’

Yangınların büyümesinin ise çeşitli nedenleri bulunuyor. Orman yangınları ile mücadelede en etkili yöntem erken müdahaledir. Erken müdahalenin yapılabilmesi için yangının henüz başlangıç aşamasında tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Yangınların geç tespit edilmesi ve ekiplerin müdahalesinin gecikmesi, yangının kontrolden çıkmasına ve büyümesine yol açıyor. Yangınların büyümesine neden olan faktörlerden biri de rüzgâr hızı. Kuvvetli rüzgârlar yangınların hızla yayılmasına neden oluyor. Yangınların büyümesini etkileyen önemli faktörlerden bir diğeri de arazinin topografyası. Bu noktada topografyanın 2 temel etkisi bulunuyor. Arazinin engebeli ve eğimli bir topografyaya sahip olması, özellikle kara ekiplerinin (yangın söndürme araçlarının) müdahalesini zorlaştırıyor. Ayrıca eğim, yangının yayılma hızını da etkiliyor. Eğimin yüksek olduğu arazilerde yangının yayılma hızı da yüksek oluyor. Dolayısıyla, bu faktörlerin etkisi altındaki alanlarda orman yangınları hızlı şekilde büyüyerek önemli kayıplara neden olmaktadır.

‘ORMAN YANGINI DUYARLILIK HARİTALARINA İHTİYAÇ VAR’

Türkiye’de orman yangınları nasıl modelleniyor? Orman yangınlarına karşı modellemenin rolü ve önemi nedir?

Orman yangınlarının orman ekosistemi, insanlar ve doğal çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak, orman yangınları ile mücadelede gerekli önlemleri alabilmek, müdahale stratejileri geliştirebilmek ve orman yangını yönetimi için ‘orman yangını duyarlılık haritaları’na ihtiyaç duyuluyor. Orman yangını duyarlılık haritaları, gelecekte orman yangınlarının meydana gelebileceği potansiyel alanları veya yangına eğilimli alanları gösteren haritalardır. Orman yangını duyarlılık haritaları; risk değerlendirmesi, bireysel poliçelerin fiyatlandırılması ve sigortalanması, olası kayıpların tahmin edilmesi, reasürans satın alımı ve sermaye yeterliliği açısından sigorta şirketleri için de oldukça değerli çıktılardır. Ayrıca, fiyatlandırma doğruluğunu artırmak, pazarda daha güçlü bir konuma ulaşmak ve rekabette öne geçmek için sigorta şirketlerine değer katacak olan ürünlerdir. Orman yangını duyarlılık haritalarının üretilmesinde farklı modelleme yaklaşımları kullanılıyor. Topografik özellikler, orman yapısı, rüzgar yönü ve hızı gibi faktörleri dikkate alarak yangının davranışını modelleyen fiziksel modeller, yangın envanter verilerini kullanarak duyarlılık haritalarının üretilmesine olanak sağlayan istatistiksel modeller ile makine öğrenmesi/derin öğrenme modelleri, orman yangınını modellemede kullanılan başlıca yöntemlerdir. Özellikle makine öğrenmesi ve derin öğrenme gibi yapay zekâ tabanlı modeller günümüzde yaygın olarak kullanılıyor. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme modelleri, genel olarak, belirli bir bölgedeki yangın envanter verileri ile orman yangınlarının çıkmasında etkili olan meteorolojik, topoğrafik, çevresel ve antropojenik (insan faaliyetleri ile ilgili) faktörler arasındaki karmaşık ilişkileri analiz ederler, bu ilişkilerden öğrendikleri bilgileri bölgenin tamamına uygulayarak yangına duyarlı alanları tespit ederler.

Orman yangınları dünyada da modelleniyor mu, örnek verebilir misiniz?

ABD, Kanada, Avustralya ve AB ülkelerinde yangın riskini haritalandırmak, yangının yayılımını tahmin etmek, müdahale ekiplerini yönlendirmek, tahliye planlaması yapmak ve erken uyarı sağlamak için geliştirilmiş çeşitli yangın modelleme uygulamaları kullanılıyor. Örneğin, Avrupa’daki orman yangınları hakkında Avrupa Parlamentosu’na güncel ve güvenilir bilgiler sağlamak amacıyla geliştirilen Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (European Forest Fire Information System – EFFIS), AB ve komşu ülkelerde yangın riskini haritalandırıyor. ABD’de ülke genelinde orman yangınlarına maruz kalma riski yüksek olan alanları belirlemek için LANDFIRE isimli bir yangın modelleme uygulaması kullanılıyor. Kanada’da ise orman yangın riskini derecelendirmek için Kanada Orman Yangını Tehlike Derecelendirme Sistemi (Canadian Forest Fire Danger Rating System – CFFDRS) adı verilen ulusal bir sistem kullanılıyor.

‘YANGINLARA MÜDAHALE KAPASİTESİ ARTIRILMALI’

Orman yangınlarını önlemeye, durdurmaya hazırlıklı mıyız? Orman yangınlarını önlemek için ne gibi önlemler almalıyız?

Açıkçası yılda 2 bin 200’ün üzerinde orman yangını vakasının yaşandığı bir coğrafyada orman yangınlarını tamamen önlemek ya da durdurmak mümkün değildir. Çünkü yıldırım düşmesi gibi doğal nedenler de orman yangınlarını başlatabiliyor. Diğer taraftan, uzun süreli kuraklık, düşük nem ve aşırı sıcaklık orman ekosistemindeki yanıcı maddelerin (kuru ot, yaprak, dal ve ibre gibi) kendiliğinden tutuşmasına yol açabiliyor. Ancak, doğru yönetim stratejileri ve risk azaltma eylemleri uygulanarak orman yangınlarının neden olduğu riskler önemli ölçüde azaltılabiliyor. Bu noktada, %90 gibi büyük bir oranla insan faaliyetlerinin (ihmal ve kasıt gibi) etkili olduğu orman yangınlarını önlemek için atılması gereken en önemli adım, halkın bilinçlendirilmesi. Özellikle ormanlık alanlara yakın kırsal yerleşim alanlarında yaşayan halka, temel afet bilinci eğitimleri ile birlikte orman yangınlarının nedenleri ve zararları konusunda eğitimler verilerek toplumsal bilinç arttırılmalı. Ormanlık alanlara yakın tarım arazilerinde anız yakılmasını önleyici tedbirlerin alınması ve çiftçilere anız yakmanın zararları ile ilgili bilgilerin aktarılması gerekiyor. Enerji nakil hatlarının geçtiği alanlardaki ve yollara yakın ormanlık alanlardaki tutuşabilir malzemelerin periyodik olarak temizlenmesi hem enerji nakil hatlarından hem de sigara izmariti atılmasından kaynaklanan yangınların azaltılmasında etkili olacaktır. Orman yangınlarıyla mücadelenin en kritik unsurlarından biri de erken müdahale. Yangınların henüz başlangıç aşamasında tespit edilebilmesi için yangın sezonunda gözetleme kulelerinde kesintisiz gözetleme yapılmalı. Ayrıca, orman yangını duyarlılık haritaları kullanılarak ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı görünürlük analizleri gerçekleştirilerek mevcut gözetleme kulelerinin yeterliliği değerlendirilmeli. Görüş alanı kısıtlı olan kulelerin yerleri değiştirilmeli ya da görüş açısından en uygun kule yerleri belirlenerek otomatik gözlem yapan insansız yangın gözetleme kuleleri inşa edilmeli. Diğer taraftan, yangın esnasında can güvenliğini sağlamaya önem verilmeli. Meteorolojik koşullar (rüzgâr yönü ve hızı) dikkate alınarak yangının davranışı gerçek zamanlı olarak modellenmeli, risk altındaki köyler, mahalleler ya da siteler belirlenmeli ve tahliye planlaması yapılarak hangi bölgelerin hangi yolları kullanarak tahliye edilmesi gerektiği bölgede yaşayan insanlara duyurulmalı. Son olarak, yangınlara müdahale kapasitesinin arttırılması yangınları büyümeden önlemek için etkili olacaktır.  

 ‘ORMAN YANGINLARI SİGORTA SEKTÖRÜ İÇİN BÜYÜK BİR TEHDİT’

Orman yangınları sigorta sektörü açısından nasıl bir tehdit oluşturuyor?

Çeşitli nedenlerle sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde artan orman yangınları sigorta ve reasürans şirketleri için de büyük bir tehdit haline geldi. Zira orman yangınları nedeniyle sadece ormanlık alanlar değil konutlar, yazlıklar, işyerleri, depolar, araçlar, ahırlar, arı kovanları, çiftlikler ve tarım arazileri de zarar görmekte ve bu durum sigorta sektörünün orman yangınları nedeniyle uğradığı kayıpları artırıyor. Uluslararası raporlarda orman yangınlarının sadece 2024 yılında, küresel çapta 6 milyar dolarlık ekonomik kayba ve 3 milyar dolarlık sigortalı kayba neden olduğu dile getiriliyor. Diğer taraftan, orman yangınları kaynaklı iş sürekliliği kayıplarının, sigortalı işletmelerde doğrudan fiziksel zararı aşan ekonomik kayıplara neden olduğunu ortaya koyan araştırmalar bulunuyor. Sigorta uzmanları, bu dolaylı maliyetlerin önemli bir risk faktörü oluşturduğuna dikkat çekiyorlar. Bu nedenle, sigorta ve reasürans şirketlerinin yangın duyarlılık modelleri aracılığıyla üretilen haritaları kullanarak risklerini azaltmaları oldukça önemli.

Sigorta şirketlerinin kullanmak istemesi durumunda, orman yangını duyarlılık haritaları hangi ölçekte olmalıdır? Siz bu özelliklere sahip haritalar üretebiliyor musunuz?

Sigorta ve reasürans şirketleri açısından ele alındığında; il, ilçe veya mahalle bazlı poliçe yönetimi ya da yüksek hassasiyetli bina / kritik tesis risk değerlendirmesi için orman yangını duyarlılık haritalarının 1/25.000 ölçeğinde ya da 10 m konumsal çözünürlükte üretilmesi gerekmektedir. GRIT Coğrafi Risk ve Bilgi Teknoloji Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. olarak Türkiye’de orman yangın riski en yüksek olan 24 ilin 10 m çözünürlüklü orman yangını duyarlılık haritalarını ürettik ve sigorta şirketlerinin kullanıma hazır hale getirdik. Bu haritalar, her yıl yaşanan orman yangınlarının ardından güncellenmekte ve sigorta şirketlerine en güncel haritalar sunulmaktadır.

Ege Bölgesi için CatBoost makine öğrenmesi modeli kullanılarak üretilen orman yangını duyarlılık haritası (Kaynak: GRIT Coğrafi Risk ve Bilgi Teknoloji Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.)

Yorum yazın