Anı Koleksiyonu
EVET hayat zor, yaşamak pahalı, insanlar geçimsiz, trafik bezdiriyor vs. ama şu veya bu şekilde ayakta durmaya devam ediyoruz, çabalıyoruz, ama az ama çok umudumuz ve beklentilerimiz de var.
Durum böyleyken dış dünyanın zorlayıcı ve zarar verebilecek etkilerinden uzak durmanın yolu da belli: Olabildiğince güvenilir, öngörülebilir ortamlar ve ilişkiler ve denenmiş deneyimler ve yaşanmışlıkların tekrarını sağlama.
Öte yandan dış koşullar ve kişinin yaşam gerçekleri ne olursa olsun hep hafızasının bir yerinden bir anda gözünün önüne çıkan hoş anlar da var. Kimi çocukluğundan, kimi yıllar öncesi bir günden, kimi de yakın tarihli bir yolculuktan.
İşte bence yaşam sevincinin, dayanma gücünün ve geleceğe tutunmanın en önemli itici güçlerinden biri de o anlar. Tıpkı çocuğunun üniversite mezuniyetini görmek, otomobil ya da evin taksitlerini bitirmek ya da o istediği pozisyona kavuşmak gibi bir parıltılı albenisi var o anların, daha doğrusu o anları yeniden yaşamayı istemenin.
Mutlu olmak için hoş anlarının çok olması lazım insanın. Çünkü o anlar sadece geçmişte yaşattıkları hoşluk ile değil geleceğe yönelik yeşerttikleri beklentiler ile yapıcı katkı yapıyorlar yaşamlarımıza.
Belleği güçlü kişiler çokça geçmişten bahsederler, genelde de mutlu oldukları kareleri anımsarlar. Çevrelerindekiler de genellikle hayalperestlikten dem vururlar, “O eskidendi, kalmadı öyle şeyler” diye de pekiştirirler acımasız gerçekçiliklerini. Oysa belki de bugünden, güncel andan hoşnut olmayan ama geçmişte çok güzel şeyler yaşamış bir kişinin geleceğine yönelik umududur o anımsamalar.
Ben de sıkça anımsarım geçmişteki anları. Okuldaki bir ders, başka bir dersten kaçıp Adalar’a gidiş, komşu lise ile yaptığımız hazırlık maçında orta sahadan attığım üçlük basket, yurt içi ya da yurt dışında unutamadığım yerler, sıcak ve keyifli dost ortamları, ailemle yaptığım renkli geziler…
Hepsini yeniden yaşama olanağı kalmadı belki ama hala bazılarını yeniden gerçekleştirebilirim ve bu yüzden canlı tutuyorum o senaryoları, uygun fırsatta, uygun zamanda neden olmasın.
“Yeni Baştan” (“La Belle Epoque”) adlı bir Fransız filmi izlemiştim. Özel bir şirket yüklü bir ücret karşılığı altmışlı yaşlardaki müşterisini 40 yıl öncesine götürüyor, mekanları, kostümleri, oyuncuları ayarlayarak ve adamın geçmişine dair paylaştıklarından yola çıkarak. İzlemediyseniz öneririm.
Her şeyin bu kadar hızlı değiştiği günümüz dünyasında anıları yeniden yaşamak hiç de kolay değil. Hele anılar mekanlarla doğrudan bağlantılı ise o mekanların hala durması gibi bir zorluk da cabası ama yine de denemeye değer.
şte tam da bu yüzden ne iş yapıyorsanız ya da hangi etkinliğe katılıyorsanız her birinin yanında anı da üretin. Hem etkileşimde bulunduğunuz kişiler hem de kendiniz için. Çevresine anı üreten, değerli anlar yaratan kişi/kurumların ne kadar başarılı ve kalıcı olduğunu söylemeye gerek yok.
Anı üretmek için yapaylık ya da zorlamaya kaçmadan kesinlikle! Hem sizin, hem karşınızdakinin içinden gelmesi lazım bazı davranış ve sözlerin, bunun için karşılıklı yüksek empati, duyarlılık olurken aynı zamanda sezgilerin açık, gözlemlerin de güçlü olması şart.
Hani pul ya da banknot koleksiyonculuğunda hatalı olanları daha değerlidir ya da biz de hatalı değil ama aykırı, olağan dışı, vasatın çok üstü tutum ve davranışları biriktirmeliyiz teker teker.
Yeni bir yıla başlarken “Geçmişe dönüp iyi anlarınızı bulun ve onları yeniden yaşamaya çalışın” demek tuhaf gelebilir ama emin olun kendinizi iyi hissedeceksiniz.
Tabii yeni anlar ve anılara kapıları sürekli açık tutarak.
2023 bol bol güzel anılar biriktireceğiniz bir yıl olsun.
2023’ün sizler, aileleriniz ve sevdikleriniz için keyifli, sağlıklı ve huzurlu, savaşsız ve kavgasız bir yıl olmasını da dilerim yazımı bitirirken.
Görüşmek üzere,
