Fikir, vicdan, irfan hürriyeti
HÜR bir nesil nasıl yetişir?
Öncelik fikir hürriyetinden geçiyor, sonra vicdan hürriyeti geliyor. Ancak fikir hürriyeti ve vicdan hürriyetine sahip kişiler irfan hürriyetine ulaşabiliyorlar.
Bu hürriyeti sağlayacak kişiler kimler?
Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diyerek bu görevi öğretmenlerimize vermiş.
Kendilerine böyle önemli bir sorumluluk yüklenmiş bulunan değerli öğretmenlerimizi onurlandırmak üzere ülkemizde 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini” kabul ettiği gün. Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü olan 1981 yılında onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. İşte bu nedenle ülkemizde her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.
Hepimizin hayatında ilkokul öğretmenimizden başlamak üzere bütün eğitim hayatımız boyunca bize emek harcayan değerli öğretmenlerimizin önemli bir yeri vardır. Çoğu zaman onlara lakaplar takmış hatta bazen onları haksızca eleştirmişizdir. Acaba bizim eleştirilerimiz onları değersiz kılar mı?
Görülüyor ki bizim öğretmenlerimizi nasıl gördüğümüz ve onları nasıl değerlendirmemizden daha önemlisi, onların bizi nasıl gördüğü… Acaba onların eseri olmayı hak edebildik mi?
Bakın Socrates ne diyor; “Dünyada her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine değer biçilemez. Çünkü onun eseri her şeydir ve hem de hiçbir şeydir.”
Kendisi de değerli bir öğretmen olan Rıfat Ilgaz “Hababam Sınıfı” adlı eserinde öğretmenler ile öğrencileri değerlendirerek; birbirlerinden beklentilerini mizahi bir yaklaşımla okurlarıyla paylaşmış, roman daha sonra sinema filmi olarak çekilerek büyük ilgi görmüştü.
Rıfat Ilgaz bakalım “Çocuklarım” adlı şiirinde eserlerini nasıl değerlendirmiş.
Yoklama defterinden tanımadım sizi,
Benim haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı
Nane şekeri uzattı en tembeliniz
Götürmek istedi küfesinde
Elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın
Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun
Palto ayakkabı yüzünden
Kiminiz limon satar balık pazarında
Kiminiz Tahtakale’de çaycılık eder
Biz inceleye duralım aç tavuk hesabı
Tereyağındaki vitamini
Kalorisini taze yumurtanın
Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta
Çevresini ölçtük dünyanın
Hesapladık yıldızların uzaklığını
Orta Asya’dan konuştuk
Laf kıtlığında
Birlikte neler düşünmedik
Burnumuzun dibindekini görmeden
Bulutlara mı karışmadık
Güz rüzgârlarında dökülmüş
Hasta yapraklara mı üzülmedik
Serçelere mi acımadık kış günlerinde
Kendimizi unutarak
Evet, öğretmenimize göre eldeki malzeme bu. Önce kim olduğumuzu unutmayalım ama bu malzemeyi kullanacak olan değerli öğretmenlerimizi hiç ama hiç unutmayalım. Bize düşen onların ışığında yürümektir.
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerin yetiştirilmesinde görev alan tüm öğretmenlerimizin “Öğretmenler Gününü” kutluyorum.
