“2026 yılı sektörün yapısal olarak yeniden konumlama sürecine girdiği bir dönem”

“2026 yılı sektörün yapısal olarak yeniden konumlama sürecine girdiği bir dönem”

2026 yılında sigorta sektörünü bekleyen gelişmeleri ele alan EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Levent Atakan, “Genel olarak sigorta sektörü için 2026 bir geçiş yılı olmaktan ziyade, sektörün yapısal bir yeniden konumlanma sürecine girdiği dönem olarak görülüyor” dedi.

2026 yılında sigorta sektörünü bekleyen gelişmeleri ele alan EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Levent Atakan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“2026’nın; sigorta sektörü için artan belirsizlikler, hızlı teknolojik dönüşüm ve değişen müşteri beklentileri çerçevesinde yeniden şekillenecek bir yıl olması bekleniyor.

EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’na göre sektör; jeopolitik riskler, makroekonomik dalgalanmalar, iklim kaynaklı hasar frekansındaki artış ve yoğun rekabet baskısı gibi çok boyutlu zorluklarla karşı karşıya. Ancak bu belirsizlik ortamı, geleneksel iş modellerinin yeniden ele alınması ve yeni büyüme alanlarının oluşturulması açısından da önemli bir fırsat penceresi sunuyor.

Belirsizliklerden değer önerilerine odaklanılması: Önceki dönemlerde mali disiplini sağlamaya yardımcı olan tedbirler artık sürdürülebilir rekabet avantajı elde etmekte yetersiz kalıyor. Bu doğrultuda, sigorta şirketlerinin yalnızca maliyet kontrolüne odaklanan stratejilerle ilerlemek yerine, maliyet verimliliğinden elde edilen kazanımların; dijital dönüşüm, ürün inovasyonu ve müşteri deneyimi yatırımlarına
yönelmesi bekleniyor. Özellikle soft pazar dinamiklerinin hâkim olduğu segmentlerde fiyatlandırma gücünün azalması, sigorta şirketlerini büyümeyi farklılaştırılan değer önerileri aramaya yönlendiriyor.

Bu çerçevede “belirsizliği yönetmek” yerine “belirsizlikten değer üretme” yaklaşımının stratejik bir öncelik haline gelmesi öngörülüyor.

Yapay zekâdan ölçeklenebilir değer üretilmesi: Yapay zekâ (AI), sigortacılık sektöründe deneysel bir araç olmanın ötesinde kurumsal ölçekte değer kazandıran bir yetkinlik haline geliyor. Ancak birçok sigorta şirketinin pilot projeler ve sınırlı kullanım senaryoları geliştirdiği, ancak bu uygulamaları bütüncül iş sonuçlarına dönüştürmekte zorlandığı görülüyor. 2026 itibarıyla sigorta şirketlerinin üç temel odak alanında yapay zekâyı ölçeklendirmesi gerekiyor: Veri temellerinin güçlendirilmesi (kalite, erişilebilirlik ve entegrasyon),Kurumsal yapı ve siber güvenliğin AI ölçeklemesine uygun hale getirilmesi, İş gücünün AI ile birlikte çalışabilecek yetkinliklerle donatılması.

Bu dönüşüm; sektörde hasar yönetiminde hız ve doğruluk artışı, risk seçimi ve fiyatlandırmada daha gelişmiş modeller ve müşteri etkileşimlerinde kişiselleştirilmiş çözümler oluşturma potansiyeli taşıyor.

Sermaye ve risk yönetiminde yeni dengeler: Sermaye kullanımında giderek daha esnek ve sofistike modellerin öne çıkması bekleniyor. Alternatif risk transfer mekanizmaları, reasürans yapılarındaki evrim ve özel sermaye oyuncularının artan etkisi; sektörde sermaye yapısını dönüştürüyor. Büyük ölçekli sigorta grupları, değişkenliklerin arttığı bir ortamda çevik sermaye tahsisi ve dinamik risk yönetimi yetkinliklerini stratejik avantaj olarak kullanabilecek. Bu yaklaşım, özellikle iklim riskleri ve büyük ölçekli doğal afetler gibi öngörülmesi güç risk alanlarında daha kritik hale geliyor.

Liderlik ve organizasyonel dönüşüm: Son olarak, teknolojik ve stratejik dönüşümün ancak doğru liderlik ve organizasyonel yapı ile mümkün olabileceği açıkça görünüyor. Yetkinlik açığı, yetenek rekabeti ve kültürel dönüşüm; sigorta şirketlerinin önündeki en zorlayıcı içsel başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ ve veri temelli çalışma biçimlerinin yaygınlaşması, sigorta profesyonellerinin rollerini dönüştürürken; sürekli öğrenme ve çevik organizasyon modellerini zorunlu kılıyor. İlgili EY araştırmasına göre, dönüşüm sürecinin yalnızca BT veya inovasyon ekiplerinin sorumluluğunda olduğu kurumlar iserekabette geri kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Genel olarak sigorta sektörü için 2026 bir geçiş yılı olmaktan ziyade, sektörün yapısal bir yeniden konumlanma sürecine girdiği dönem olarak görülüyor. Belirsizlik, geçici bir
konjonktür değil; yeni normaldir. Bu nedenle kazanan konumda olan sigorta şirketleri, belirsizliği bastırmaya çalışanlar değil, onu stratejik kaldıraç olarak kullananlar olacaktır.”

Yorum yazın