2017 Avrupa’da sigorta şirketleri için yeni strateji yılı

Küresel çapta yaşanan ekonomik ve politik değişimlerle birlikte düzenleme ve piyasa koşulları 2017 yılında Türkiye’nin de dhil olduğu Avrupalı sigortacılık şirketlerinin stratejik önceliklerini yeniden belirlemeleri gereksinimini doğurdu. Hızlı adaptasyon gerektiren bu küresel ortamda, sigortacıların geleceğe ilişkin ve uzun vadeli sürdürülebilir büyüme sağlayacak net bir vizyon sahibi olması gerekiyor.  Bu anlamda öncelikle “Majör piyasa değişimleri ve hazırlık yapılması gereken olası senaryolar neler? Bu değişimler sigortacılık sektörü için ne anlama geliyor? Çıkış yapılması gerekten pazarlar veya ürünler var mı? Dağıtım kanalları ve operasyon/maliyet modelleri üzerinde ne gibi değişimler gerekiyor? Hangi yeni teknolojiler benimsenmeli? İş gücünde yeteneğin korunması adına atılacak adımlar neler?” gibi önemli sorulara cevap aranması gerekiyor. EY’nin bu soruların yanıtlarını arayan sigortacılık şirketleri için hazırladığı 2017 Avrupa Sigortacılık Sektör Görünümü Raporu, sektör için kapsamlı bir yol haritası çiziyor. Rapora göre; değişen piyasa koşullarına uygun ürün ve yatırım stratejileri geliştirmek ve dijital dönüşümün arkasında kalmamak, artan finansal volatilite ile birlikte kendini iyice hissettiren rekabet ortamında tüketici talebinin doğru şekilde karşılanmasını ve müşteri memnuniyetinin sürdürülmesini mümkün kılacak. Raporu değerlendiren EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Selim Elhadef, şu açıklamalarda bulundu:

SİGORTACILAR YATIRIM STRATEJİLERİNİ GELİŞTİRMELİ
Avrupa ekonomisinin 2017 yılında zayıf bir büyüme göstermesi bekleniyor. Değişken politik manzara toparlanmayı yavaşlatarak iş hacminin; sigortacılar için ise poliçe devamlılık oranlarının düşmesi riskini beraberinde getiriyor. Gevşek para koşulları, işsizlik, ücretler ve gelir artışındaki zayıflık gibi unsurlar da sektörü olumsuz etkileyecek faktörler arasında yer alıyor. Hükümet bütçelerinin kısılması ve yaşam sürelerinin uzaması emeklilik ve sağlık ürünlerine yönelik talebin temeli olurken, sigortacıların maliyet ve riskleri artış gösterecek. Öte yandan Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı alması (Brexit) sterlin ve euronun dolar karşısında değer kaybetmesine yol açtı. Brexit koşullarının netleşmesi ile birlikte hisse senedi piyasalarında dalgalanmanın 2017’de de etkisini sürdüreceği öngörülüyor. Bu gelişmeler, sigortacılık sektörünün küresel finansal kriz sonrası karşılaştığı en büyük makroekonomik güçlükler arasında yer alıyor. Avrupa’da uzun vadeli faizlerin düşük kalacağı beklentisi sermaye pozisyonları ve gelirler üzerinde olumsuz etki yaparken, sigortacıların yeniden fiyatlandırma ve yatırım stratejileri geliştirme kabiliyetlerini güçlendirici çalışmalar yapması gerekiyor.

DÜZENLEMELER ŞİRKETLERİ ZORLAYACAK
2017’de sigortacılık şirketlerinin hazırlıklı olmasını gerektiren bir diğer husus ise düzenleme değişimleri. Solvency II’nin uygulamaya geçirilmesi ile birlikte şirketler süreç ve stratejilerini yeniden belirlemede değişime uyum baskısı hissedebilir. Bununla birlikte Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) 17’ye hazırlık da bu yıl başlayacak. Sigortacılık sözleşmelerinin muhasebesi ile ilgili olan bu yeni standart, bilançoların yükümlülük tarafının idaresi üzerinde büyük etkiler yaratacak gibi görünüyor. Öte yandan siber güvenlik konusuna ilişkin olarak artan denetimler de sigortacılık sektörünün 2017 gündem maddeleri arasında yer alıyor. Ağ ve bilgi sistemlerinin güvenliğine ilişkin olarak 2016’da açıklanan yönerge, şirketlerin siber risklere karşı korunmak için gerekli adımları atmasını ve ciddi boyuttaki güvenlik ihlallerini ulusal mercilere bildirmeleri hususunu içeriyordu. 2018’den itibaren, bu gereksinimleri karşılamayan şirketler gelirlerinin %4’üne varan cezalar ve özel davalar ile karşı karşıya kalacak.

2017 FIRSAT YILI DA OLABİLİR
Dijital erişimin artması ile birlikte özellikle araç ve konut sigortalarında şeffaflık konusunda Y kuşağı müşteri beklentisi ve talebi kayda değer bir yükseliş gösteriyor. Buna karşın dijital teknolojilerin yaygınlaşması siber risklerin önemini artırırken,  siber sigortacılık talebini de ortaya çıkarıyor. Bu alan sigortacılar için yeni bir fırsat alanı olma potansiyeli taşıyor.
Türkiye’de sigortacılık henüz birçok alanda Avrupa’nın gerisinde ancak yukarıda belirttiğimiz konular Türk sigortacılık sektörünün de önemli gündem maddelerini oluşturuyor. Elbette bunların yanında Türkiye sigortacılık sektöründe penetrasyonun yükseltilmesi, ürünlerin çeşitlendirilmesi, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, diğer sektörlerle (bankacılık, telekom, perakende gibi) işbirliklerinin artırılması, bireysel emeklilik sistemine otomatik katılım, kişisel verilerin korunmasına yönelik düzenlemeler, Solvency II’ye hazırlık gibi gündem maddelerimiz de mevcut.

Yorum yazın