Yine afet, yine sigorta!
Kandilli Rasathanesi’nin açıklamalarına göre geçtiğimiz hafta İstanbul’a son 106 yılın en şiddetli 3’üncü yaz yağmuru yağdı. Metrekareye 100 kilogramdan fazla. Afet boyutuna varan yağışlar sonucunda ne mutlu ki can kaybı olmadı. Fakat kentte henüz rakamları tam olarak netleşmeyen büyük bir maddi hasar meydana geldi. Bu yağışlardan başta Çanakkale olmak üzere bölgenin başka kentleri de etkilendi. Son yılların en popüler konusu durumunda olan “İklim Değişikliği”nin sonuçları olarak gözlenen ve boyutları afete varan hasarlar sonucunda nedense hemen yine sigorta tartışılmaya başlandı. Selden etkilenen araçları, evleri, kentin altyapısını ve işyerlerini gördükten sonra, sigorta sektörünün bu zararın ne kadarını ödeyeceği hakkında haberlere tanık olduk. Sektörün çatı organı Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ise, “Bugün yaşadığımız afet nedeniyle araçları, konutları ve işyerleri hasara uğrayan vatandaşlarımız sel teminatı bulunan sigorta poliçeleri (konut, işyeri, kasko) kapsamında bu zararlarını karşılayabilirler. Sektörümüz bundan önce de olduğu gibi sigortalılarımızın hasarlarının tazmini konusunda en hızlı şekilde hareket edecektir. Ancak ülkemizde sigorta bilinci maalesef yeterli seviyede olmayıp, genellikle yaşanan felaketler sonrasında sigortaya talep artmakta, belirli bir süre sonra da yaptırılan poliçeler yenilenmemektedir. Dolayısıyla yaşanan tecrübelerden ders çıkarmak ve önceden önlem almak büyük önem taşımaktadır” şeklinde bir yazılı açıklamada bulundu. Devlet büyüklerimiz de hasarı olan vatandaşların hasarlarının karşılanacağını açıkladılar. Tüm bunlar olumlu fakat önemli bir gerçek ise karşımızda duruyor. O da yaşanan olumsuzlukların hemen ardından sigortayı hatırlıyor olmamız. Bu nedenle de artık sigorta temelli bir kamu spotunun TV’lerde yayınlanması gerekiyor diye düşünüyorum. Dünyanın en büyük reasürans şirketlerinden Munich Re’nin yayınladığı son bir raporda iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlerin giderek arttığının altı çizildi. Rapora göre 2017 yılının ilk yarısında dünya genelinde meydana gelen doğal afet kaynaklı ekonomik kaybın 41 milyar dolara ulaştığı ve bunun da yaklaşık yarısının sigortalı olduğu belirtildi. Toplam hasarın 18.5 milyar dolarının ABD’deki doğal afetlerden kaynaklı olduğu belirtilen raporda, ABD’deki toplam hasarın içinde 13.5 milyar dolarlık kısmın sigortalı olması en dikkat çeken nokta. Raporda başka dikkat çeken nokta ise, belki bizimle aynı ekonomik büyüklüğe sahip olmasa da, Şubat ve Mart aylarında Peru’da meydana gelen tek doğal afette 3.1 milyar dolarlık ekonomik kayıp yaşanırken, bunun sadece 380 milyon dolarının sigorta kapsamında olması. Düşünün Peru’nun kaybını. Kısaca söylemek gerekirse ABD bu işi çözmüş, Peru ise aynı bizim gibi. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD, olabilecek doğal afet kaynaklı hasarların büyük bir kısmım önceden sigortalayarak ekonomisini güçlü tutmaya devam ediyor. Tabii ki mutlaka ABD’de de herhangi bir afet sonrasında sigorta tartışılıyordur fakat orada tartışılan “Sigortamız var mı?” konusu değil, “Sigortadan gelecek ödemeleri gelecekte olabilecek hasarları önlemede nasıl kullanabiliriz?” şeklindedir diye düşünüyorum.
