Yaşar: Hasar sürecinde nitelikli insan faktörü ve teknoloji ayrılmaz bir bütün

Yaşar: Hasar sürecinde nitelikli insan faktörü ve teknoloji ayrılmaz bir bütün

Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, “Hasar sürecine ait mevzuatı kısa vadede bir değişken olarak değil de, bir sabit veri olarak kabul edersek, sektör açısından hasar sürecinin iki bileşeni olduğunu söyleyebiliriz. Birincisi nitelikli insan faktörü, ikincisi ise teknoloji. Bu her iki bileşen birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak ele alınmalı” açıklamalarında bulundu.

“Zarar talebinin sigorta şirketine yapılıp hasar dosyasının oluşturulması ve dosyanın tasfiyesi süresi olarak adlandırılabilecek hasar sürecinin tarafları; şirket, eksper ve sigortalı/ servistir. Sürecin hızlandırılması için sigorta şirketlerinin kendi süreçlerini sadeleştirmesi (tedarik, araştırma, pert) ve ayırdığı kaynakları artırması gerekir, eksperlerin hızlı ve doğru tespit yapması, raporlarını hızlı kapatması, sigortalı, mağdur ve servislerin gerekli belge ve bilgileri eksiksiz ve zamanında temin ederek ekspere/sigorta şirketlerine vermesi gerekir” diyen Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, hasar sürecini şöyle anlattı: “Hasar sürecine ait mevzuatı kısa vadede bir değişken olarak değil de, bir sabit veri olarak kabul edersek, sektör açısından hasar sürecinin iki bileşeni olduğunu söyleyebiliriz. Birincisi nitelikli insan faktörü, ikincisi ise teknoloji. Bu her iki bileşen birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak ele alınmalı. Son zamanlarda pandeminin de etkisiyle artan bir şekilde teknoloji çok öne çıktı ve nitelikli sigortacı bir nebze geride kaldı gibi. Teknolojiyi kullanacak, nihai kararı vermek için muhakeme edecek olan kişi sigortacının kendisidir. Yani, artan rekabet koşullarında ve sigortalıların her geçen gün artan beklentileri çerçevesinde insan kaynaklarımıza yatırım yapmayı ihmal etmemeliyiz.” Yaşar, teknolojinin önemi ve yeri hakkında şunları söyledi:

“Teknoloji kullanımının yeterliliği konusuna gelince; teknoloji hiçbir zaman yeterli olmayacaktır. Çünkü, gelişmeleri ihtiyaçlar tetikler. Şu an için en son teknolojiyi kullanıyor olsanız bile, bir dakika sonra ortaya çıkan yeni bir ihtiyaç yepyeni bir teknoloji geliştirme ve uygulama ihtiyacını da beraberinde getirecektir.”

‘DOĞRUDAN TAZMİN İLE HİZMET KALİTESİ ARTACAK’

Doğrudan tazmin sisteminin uzun süredir gündemde olduğunu söyleyen Yaşar, “TSB bünyesinde çalışma grupları oluşturulmuş ve model önerileri geliştirilmişti ancak bir türlü hayata geçirilemedi. Her ne kadar tartışmalı bir konu olsa da hali hazırda sigorta şirketleri trafik sigortalarında kendilerine prim ödeyerek poliçe alan sigortalısından ziyade üçüncü şahıslara hizmet verdikleri için gereken özeni göstermediklerine dair eleştirilebiliyorlar. Tartışmalı bir tespit olmakla beraber, mevzuat açısından da kasko ürününden farklı bir hasar süreci uygulaması yapılması nedeniyle haklılık payı olan bir tespit. DTS’nin hayata geçmesi halinde, üçüncü şahıslara değil de, sigortalının kendisine hizmet verileceği için sektör genelinde hizmet kalitesinin artacağı muhakkak. Toplumdaki sigorta alışkanlığına katkı sağlayacağını da ekleyebilirim” dedi. Yaşar, dijitalleşmeyi %100 robotlaşma olarak tanımlamadıklarını belirtti: “Dijitalleşmeyi, verileri daha hızlı toplayıp, ön değerlendirme yapıp insan muhakemesi için hazır hale getirmek olarak tanımlamak en doğrusu.

Bu bağlamda insurtechler en önemli çözüm ortaklarımız Kurumlar arası uyum ve ortak değerlerin varlığı çok önemli. Globalizasyonel bir yaklaşımımız var; global çözümler geliştiren lokal kaynakları tercih ediyoruz.” Yaşar, şunları kaydetti: “Dosya adetlerinin yüksek olduğu kasko ve trafik branşlarında suistimallerin tespitinde kullandığımız robot yazılımları mevcut. Bu alanda hem kendi yatırımlarımız var hem de işbirliği yaptığımız şirketler var. Suistimal tespit sürecinin %100 robotlara bırakılması çok iddialı bir söylem olur. Bu süreçlerde robotlardan yararlanabiliriz veya yararlanmalıyız demek daha doğru. İşimizin odağında insan var, bu yüzden, sıcak temas olmazsa olmazımız.” Yaşar, sözlerini şöyle noktaladı: “Tahkim sistemi mahkemelerin yükünü hafifletmesi ve hızlı sonuç vermesi nedeniyle ihtilaflı dosyaların süreçlerini kısaltmış, tahkime başvuru sayısı artmıştır. Mümkün olan iş süreçlerinde sigortalının yararlanabildiği self-servis hizmet çeşitliliğinin artırılması süreçlerin hızlanması, direkt ve endirekt dosya maliyetlerinin düşürülmesi için gerekli tüm altyapısal ve teknolojik yatırımı yapmaya her zaman hazırız.”