Yapay zekâ ile buluşan insurtechler: Şirketler küresel koruma açığını nasıl kapatabilir?
McKinsey’in raporuna göre, insurtech (sigorta teknolojisi) sektörü evrim geçiriyor. Yapay zekâ, öncü sigorta şirketlerinin sigortalanmamış alanlara ulaşmasına ve riskleri daha iyi önlemesine yardımcı olabilir.
Raporda, son on yılda teknolojik ilerlemeler, değişen tüketici beklentileri ve yatırımlar sayesinde insurtech sektörü hızla geliştiği belirtiliyor. İklim, siber güvenlik ve sağlık gibi alanlarda yeni risklerin ortaya çıkmasıyla birlikte yapay zekâ, sigorta süreçlerini modernleştirme ve verimliliği, doğruluğu ve müşteri etkileşimini artırma fırsatları sunan kritik bir araç haline geldi.
Bu değişen ortamda insurtech’ler, sektörün henüz yeterince ele almadığı boşlukları tespit ederek yeni teknolojileri, özellikle de yapay zekâyı operasyonlarına entegre ederek bu fırsatlardan yararlanabilir.
INSURTECH SEKTÖRÜNDE DENGELENME BELİRTİLERİ
Makroekonomik ve jeopolitik dalgalanmalar tüm sektörleri etkilerken, insurtech sektörü yine de istikrar kazanma işaretleri gösteriyor. Insurtech’lere yapılan küresel girişim sermayesi yatırımları, COVID-19 öncesi seviyelere (çeyrek başına 1,5 milyar dolar) geri dönerken, farklı büyüme aşamalarında yatırım turlarının arttığı görülüyor. Ancak piyasa hâlâ ikiye bölünmüş durumda: Bazı insurtech şirketleri başarılı bir şekilde ölçeklenirken, diğerleri sürdürülebilir iş modelleri oluşturmakta zorlanıyor.
Bu bağlamda, yatırım manzarası da değişiyor. Büyük ölçekli yatırım turlarında düşüş gözlemlenirken, küçük ölçekli geç aşama yatırımlara daha fazla odaklanılıyor. Özellikle Seri C ve üzeri yatırım turları önemli bir artış gösterdi: 2023’te 100 olan bu sayı, 2024’te 150’ye çıktı.
SİGORTA İNOVASYONU YENİ VE GELİŞEN RİSKLERİ DİKKATE ALMALI
Siber güvenlik, iklim değişikliği ve sağlık sigortası gibi alanlarda ortaya çıkan riskler, geniş kapsam açıklarını gün yüzüne çıkarıyor.
Siber Sigorta: Küresel siber sigorta pazarı hızla büyüyor; primler 2022’den bu yana iki katına çıkarak 2024’te 11 milyar doların üzerine ulaştı. Pazardaki talep, 2024 baz senaryosunun birkaç katı büyüklüğünde; ancak sigorta şirketlerinin risk iştahı bu büyüklüğü karşılamaktan uzak. Siber risk analitiği, araçlar için siber sigorta ve siber saldırıların önlenmesi gibi alanlarda önemli fırsatlar bulunuyor.
İklim Riskleri: İklim değişikliğinin etkileri giderek şiddetleniyor. Doğal afet kaynaklı küresel sigortalı kayıplar, 2000–2009 döneminde yıllık ortalama 58 milyar dolar iken, 2009–2023 döneminde 116 milyar doları aştı. Mevcut veriler, dünya genelindeki iklim risklerinin en az üçte ikisinin (muhtemelen daha fazlasının) hâlâ sigortasız olduğunu gösteriyor.
Sağlık Sigortası: Yaşlanan küresel nüfus gibi demografik değişimler, sağlık sigortası alanını yeniden şekillendiriyor. Kritik hastalık teminatları, önleyici sağlık hizmetleri, uzaktan sağlık hizmetleri, doğurganlık ve aile planlaması gibi alanlarda önemli fırsatlar söz konusu. Kronik hastalar ve yaşlı bireyler gibi büyük ve büyüyen nüfus grupları hâlen “sigortalanamaz” olarak görülüyor ve bu gruplara yönelik yenilikçi ürünlere ihtiyaç var.
YAPAY ZEKÂ İLE INSURTECH’İN KESİŞİMİ
Insurtech şirketleri, ortaya çıkan ve yeterince sigortalanmamış riskleri ele alarak pazarı dönüştürme potansiyeline sahip. Yapay zekâ ve veri analitiği gibi ileri teknolojileri kullanan insurtech’ler, bu yeni risklere özel yenilikçi ürünler geliştiriyor. Bu şirketlerin çevikliği ve esnekliği, çözümleri hızlıca test edip ölçeklendirmelerini sağlıyor; böylece karmaşık zorlukların üstesinden gelebiliyor ve değerlendirilmemiş pazar fırsatlarını yakalayabiliyorlar.
Yapay zekâ, sigorta sektörünü otomatikleştirilmiş risk değerlendirme, sahtekârlık tespiti ve müşteri davranışlarını öngörme gibi yöntemlerle köklü biçimde dönüştürüyor. Insurtech şirketleri, yapay zekâyı kullanarak risk analizlerini geliştiriyor, hasar süreçlerini sadeleştiriyor ve müşteri etkileşimini artırıyor. McKinsey analizine göre, Birleşik Krallık’taki insurtech şirketlerinin yaklaşık %70’i yapay zekâ ile ilgili pilot projeler yürütüyor veya daha ileri aşamalara geçmiş durumda; %90’dan fazlası ise önümüzdeki 12 ay içinde üretken yapay zekâyı operasyonlarına entegre etmeyi planlıyor.
BU DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE GELENEKSEL ŞİRKETLER NE YAPMALI?
Mevcut dönüşüm sürecinde, geleneksel sigorta şirketlerinin operasyonlarını yeniden yapılandırmak için dört temel adım atması gerekiyor:
- Değişime direnç göstermemek ve bu araçların entegrasyonunu mümkün kılacak etkili değişim yönetimi programları geliştirmek.
- Mevzuata uyum ve düzenleyici belirsizliklerle başa çıkmak için stratejik ortaklıklardan yararlanmak.
- Mevcut sistemlerin entegrasyonunu, kademeli ve otomatik veri geçişleri ile yönetmek.
- Yenilikçilikle operasyonel istikrar arasında denge kuran çift hız stratejisiyle temel iş süreçlerini aksatmadan riskleri azaltmak ve kesintileri önlemek.
