Uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk ve tahkim

DEĞERLİ meslektaşlarım, son günlerde gerek sigorta basınında gerek ise medyada Arabuluculuk ve Sigorta Tahkim sistemi konusunda tartışmalar yapılmaktadır. Bu noktada kamuoyunda oluşan bazı yanlış anlamalara kendi açımdan yanıt vermek isterim.

ÖNCE ARABULUCUYA GİTME ZORUNLULUĞU YOK

Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılacak başvuruların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını ve Sigorta Tahkim Komisyonu’nun yeni düzenlemeden hiç etkilenmeyeceğini kanaatini taşımaktayım.
“5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 30. maddesi ile zorunlu veya ihtiyari bir tahkim sistemi dışında, karma bir sistem kabul edilmiştir. Ancak, zorunlu sigortalarla ilgili uyuşmazlıklarda sigorta kuruluşu Komisyona üye olmasa bile, başvuru sahibinin Komisyona başvurma hakkı bulunmaktadır. Sigorta kuruluşu bu tür sigortalarda tahkim anlaşmasının olmadığını ileri süremez.”

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNA BAŞVURU

Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurularda 5.000 liraya kadar olan uyuşmazlıklarda gerek hukukçu gerek ise bu konuda yetkin sigortacı (tek) hakemler atanır ve verilen hakem kararları kesindir. 15.000 lirayı aşan uyuşmazlıklarda 3 kişilik hakem heyeti atanmaktadır. Atanan heyetin İKİSİ HUKUKÇU üçüncü hakem ise uzman sigortacıdır. Bu usul kesin ve tartışmasızdır.
Bazı sigortacılar tarafından bu önemli husus gözardı edilerek ya da bilgi eksikliğinden dolayı STK’nın heyetlerde hukukçuya yer vermediği bu nedenlerle verilen kararlar eleştirilmektedir. Tüm yargı kararları eleştirilebilir ancak, Sigorta Tahkim Komisyonu’nda hakem olarak görev yapanlar ülkemizin en değerli hukukçuları ve uzman sigortacılarıdır. Toplamı 250’ye varan bu değerli uzman ve hukukçu hakem kadrosunu (sigorta hukuku/tekniği açısından) adli yargı dahil hiçbir kurumda bulmanız mümkün değildir. Konuya bir de bu açıdan bakmak gerekir.
5.000 liranın üzerindeki uyuşmazlıklar itiraza tabidir. İtiraza tabi uyuşmazlık dosyaları karara bağlamak üzere Sigorta Tahkim Komisyonu’nun diğer bir üst kuruluşu olan İtiraz Hakem Heyetleri’ne havale edilir. İtiraz aşamasında 3 kişilik hukukçudan teşkil olunan heyetler görev almaktadır. İtiraz Hakem heyetlerince verilen 40.000 lira üzerindeki kararlar ise temyize (Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay) gitmektedir.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNA BAŞVURUDA SINIR VAR MI?

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuruda herhangi bir üst sınır bulunmamaktadır. Adli yargı sisteminde mahkemelerin başvuru bedellerine bağlı olarak bazı sınırlamalar var ise de bu sınır STK için söz konusu değildir. 5684 Sayılı Kanunun 30’uncu maddesi gerekçesine ve yasanın amacına bakıldığında neden üst sınır olmadığını görebiliriz.
Ülkemizin yetiştirdiği en yetkin (akademisyen, ticaret hukuku hakimi, sigorta Hukukçularını) kadrosunda bulunduran STK’yı adli yargı sisteminde görev yapan hakimler ile yeterlilik anlamında mukayese etmek STK Sistemi’nin kuruluş amacına da uygun düşmemektedir. Kaldı ki, gerek ilk aşama hakemleri gerek ise itiraz hakemleri STK’nın kuruluşundan bu yana rüştünü ispatlamış, hakkaniyet ve adalet ilkelerine bağlı olarak hiçbir parasal sınır olmadan yüzbinlerce kapsamlı kararlar vermiştir.
Dava bedeli açısından bir sınırlamaya tabi olmayan STK tarafından görevlendirilen hakemler, yasanın kendilerine verdiği yetkiler çerçevesinde; dosyadan el çekmeden ya da uyuşmazlık dosyasını adli yargıya havale etmeden uyuşmazlıkları (keşif yaparak, yerinde inceleme yetkisi vererek) sonuçlandırmak ve karar vermek zorundadır.
Gerek 5684 Sayılı Yasa’da gerek ise Hukuk Muhakemeleri Kanununda dava bedeli yüksek diye görevli hakemin uyuşmazlık dosyasını adli yargıya havale etmesini ya da el çekmesini gösteren bir hüküm bulunmamaktadır.