Turgut: Hedefimiz %100 sigortalılık oranına ulaşmak

Turgut: Hedefimiz %100 sigortalılık oranına ulaşmak

DASK Koordinatörü Erdal Turgut, “DASK’ın kuruluşundan bugüne geçen 21 yılda, Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi sayısı 10 milyonu aşarken, sigortalılık oranı yüzde 58’e ulaştı. Bizim hedefimiz elbette yüzde 100 sigortalılık oranına ulaşmak ve kapsamımıza giren tüm konutları Zorunlu Deprem Sigortası ile güvence altına almak” dedi.

DASK’ın çalışmaları ve Türkiye’de zorunlu deprem sigortası ile ilgili güncel bilgileri aktaran DASK Koordinatörü Erdal Turgut ile yaptığımız röportajın tamamı aşağıda yer alıyor.

DASK hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

DASK, 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara Depremi’nin ardından 2000 yılında kurulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı bir kamu kurumudur. Zorunlu Deprem Sigortası ile deprem ve depremden kaynaklanan yangın, infilak, yer kayması ve tsunami risklerine karşı, sigortalı konut sahiplerine maddi güvence sağlar. İster oturulamaz durumda ister kısmî hasarlı olsun, bina zararını en hızlı şekilde tazmin ederek, yaşamın normale dönmesine aracılık eder. Zorunlu Deprem Sigortası birey bazında mesken güvencesi sunarken, ülkemiz için de bir teminat havuzu oluşturulmasına çalışır. Özellikle deprem sonrasında büyüklüğü önem kazanan bu finansal havuz, bizim yaşadığımız yerde olmasa da, başka yerde gerçekleşen depremlerdeki ihtiyaç sahiplerinin de garantisi olma niteliği taşır.

DASK, Zorunlu Deprem Sigortası sisteminin yürütülmesinde sigorta şirketleri ve bankalarla işbirliği yapar. Tüm sigorta acenteleri ve banka şubeleri DASK adına Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi düzenleyebilir. ZDS kapsamı dışındaki binalara İhtiyari Deprem Sigortası yaptırabilirsiniz. Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak için en yakın sigorta acentesi veya banka şubesine gidebilir, dilerseniz bu kanalların dijital ve mobil şubeleri üzerinden de poliçe sahibi olabilirsiniz. Eviniz depremde hasar görürse tazminatınızı eksiksiz alabilmeniz için Zorunlu Deprem Sigortası yaptırırken kimlik bilgileriniz, sigortalanacak binanın açık adresi, tapu bilgileri, inşa yılı, yapı tarzı, toplam kat sayısı, hasar durumu; meskenin (dairenin) brüt yüz ölçümü, ve kullanım şekli açık ve doğru beyan edilmesi, bu bilgilerin poliçenize doğru şekilde işlendiğinin kontrol edilmesi son derece önemlidir.

Acısını hala yüreğimizde hissettiğimiz 17 Ağustos’tan bugüne kadar olan süreçte, halkımızın depreme bakışı nasıl değişti?

Türkiye, topraklarının yüzde 98’i aktif ve farklı deprem kuşakları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi. Büyük can ve mal kaybıyla sonuçlanan 1999 yılındaki 17 Ağustos Marmara depremi, bu gerçeğin acı hatırası olarak her zaman hafızalarımızda yer alacak. 17 Ağustos Marmara ve ardından gelen 12 Kasım Düzce afetlerinin, Türkiye’de deprem bilincinin artmasında önemli bir yeri vardır. Ülke ve birey olarak yaşadıklarımıza bakıldığında, deprem öncesinde gerekli önlemleri almış olanların, depremden sonra hayatlarına kaldıkları yerden, umutla devam edebildiğini gözlemliyoruz.

Depremlerin nasıl meydana geldiğini öğrenerek, riskleri hakkında bilgi edinerek ve hazırlıklı olarak depremden korunmak mümkündür. Bu nedenle DASK olarak, kuruluşumuzdan bu yana 7’den 77’ye farklı yaş gruplarına deprem gerçeğini ve depreme karşı önlem almanın önemini anlatıyoruz. Bu konuda kurum olarak, sistem ve süreçlerimizi hep daha ileriye taşımak için çalışırken, aynı zamanda halkımızın sigorta farkındalığını da sağlayıp, deprem gerçeğine karşı bireysel önlemlerini almak üzere harekete geçmeleri için çaba sarf ediyoruz.

Tüm konutları finansal güvence altına almak ve böylece depremden sonra sigortalılarımızın yaralarını sarabilmelerine destek olmak, en temel hedefimiz. Hasar yönetimindeki hızımızın ve poliçe sahibi vatandaşımızın tazminatını vaktinde almasının, DASK’a duyulan güvenin temel unsurlarından biri olduğunu biliyoruz. Depremlerden sonra tazminat ödemelerini alarak yeni hayatlarını kuran sigortalılarımız, sigorta yaptırmayan vatandaşlarımız için de örnek teşkil ediyor. Biz bu nedenle hasar yönetim operasyonlarımıza büyük önem veriyoruz. 

DASK poliçesi yaptıranların sayısını yükseltmek, bu konudaki farkındalığı artırmak için yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

DASK’ın kuruluşundan bugüne geçen 21 yılda, Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi sayısı 10 milyonu aşarken, sigortalılık oranı yüzde 58’e ulaştı. Bizim hedefimiz elbette yüzde 100 sigortalılık oranına ulaşmak ve kapsamımıza giren tüm konutları Zorunlu Deprem Sigortası ile güvence altına almak. 

Bu nedenle 2021 yılını yüzde 100 sigortalılık hedefiyle seferberlik yılı ilan ettik biliyorsunuz. Yılın başında “DASK Yaptıran Kazanıyor” kampanyasını başlattık. Bu kampanya çerçevesinde, pandemi koşulları nedeniyle sigortalılarımızdan prim farkı almıyoruz, buna karşın teminatlarını enflasyon oranında artırıyoruz. Diğer yandan poliçe yenilemelerinin takibini teşvik etmek ve yeni üretimleri desteklemek amacıyla, üretim tarafında da acentelerimize yönelik kampanyalarımız ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Ayrıca, sigortalılık bilincini aşılamak için de farklı farklı projeler yürütüyoruz. 2011 yılından bu yana sürdürdüğümüz “Şehirler Yarışıyor, Sigortalılar Kazanıyor” yarışması ile Türkiye’nin 81 ilinde yerel yönetimleri Zorunlu Deprem Sigortasını yaygınlaştırmak için yerel bilinçlendirme kampanyası düzenlemeleri konusunda teşvik ediyoruz. 2014 yılında başlattığımız “DASK-Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması” ile gelecekte binalarımızı emanet edeceğimiz inşaat mühendisliği öğrencilerinde deprem bilincini artırmayı ve depreme dayanıklı bina tasarımı becerisini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile yürüttüğümüz “Önceliğimiz Güven, Sorumluluğumuz Güvence” projemiz kapsamında okullarda depremi ve DASK’ı anlatıyoruz. Ayrıca tüm iletişim kanallarını da aktif şekilde kullanarak, mümkün olan her mecradan, vatandaşlarımıza ulaşmaya, bilgilendirmeye ve farkındalıklarını sağlamaya çok önem veriyoruz.

Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak için ödenmesi gereken prim tutarları ve teminatı hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? DASK’ın hasar ödeme kapasitesi ne kadar?

Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için, her yıl “Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetvel” dikkate alınarak hesaplama yapılır. Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı’nda belirlenen metrekare bedeli ile, aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır.  Yaşayan tüm poliçeler için ortalama 1 yıllık prim tutarı yaklaşık 163 TL’dir.

Zorunlu Deprem Sigortası ile depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının konutlarda doğrudan neden olacağı maddi hasarları teminat altına alıyoruz. Burada teminat altına aldığımız tutar, evlerin yeniden inşa bedeli. Evin içindeki eşyalar vb. sigorta kapsamında yer almıyor. Ancak sigortalılarımız isterlerse Zorunlu Deprem Sigortası teminatı üzerinde kalan kısım için, sektörümüzde faaliyet gösteren Sigorta Şirketlerimizden konut sigortası yaptırabiliyorlar.

DASK olarak tüm planlarımızı olası büyük İstanbul depremini göz önünde bulundurarak yapıyoruz. Bugün sigortalı konutlar açısından baktığımızda, yapılan bilimsel çalışmalar doğrultusunda, olası İstanbul depreminin yaklaşık 40 milyar TL’lik bir hasara neden olacağını tahmin ediyoruz. DASK olarak biz de bu doğrultuda hasar ödeme gücümüzü reasürans korumalarımız ile birlikte 40 milyar TL tutara çıkardık. Dolayısıyla devlet kaynaklarından tamamen bağımsız olarak oluşturulan bu ödeme kapasitesinin, olası depremler göz önünde bulundurulduğunda yeterli korumayı sağlayacağını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra, artan sigortalılık oranına bağlı olarak bu ödeme kapasitesini de artırmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.