Trafik keşmekeşinin sorumlusu kim?

Özellikle İstanbul’daki çok şeritli çevre yollarında yolu daha çabuk kat edebilmek için sık sık şerit değiştirmek sıradan bir hâl aldı. Kazaların çoğu bu gereksiz ve âni şerit değiştirmeler sonucunda meydana geliyor. Hele bir de makas atanlar var ki, hem kendilerini hem de başkalarını tehlikeye atıyorlar. Makas atmak aslında suç ve 2-3 yıl hapis cezası verilebiliyor. Ancak bu suçtan hiç hapse giren var mı, bilmiyorum.

İnternette yaptığım aramalarda, “makas atmanın incelikleri,” “en iyi makas atan arabalar,” “makas atma teknikleri” gibi sonuçlarla karşılaştım. Bu sonuçlar şu anlama geliyor: Yukarıda yazdığım bu ifadeler o kadar çok aratılmış ki, “trafikte makas atma” deyince Google’da bunlar çıkıyor. Yani makas atmaya meraklı birileri bu işin inceliklerini öğrenmek için araştırma yapıyor ve öğrendiklerini uygulayarak trafikte hepimizin hayatını hiçe sayıyorlar.

Geçen hafta sonu akşam saatlerinde İstanbul trafiğinde 7-8 kilometrelik bir yol kat ettik. Trafik yoğun olduğu için yavaş ilerliyorduk ancak kaza yapmadan gidebilmiş olmamız mucizeydi.

Çünkü araçlar o kadar sık şerit değiştiriyorlar ki; kim, ne zaman, ne yapacak diye takip etmeniz ve size çarpmamaları için büyük bir çaba sarf etmeniz gerekiyor. Adeta bir bilgisayar oyununda hissettim kendimi.

Bu durumdan herkesin şikayetçi olduğundan eminim. Buna, sık şerit değiştirenler de dahil. Dikkat ediyorum, birkaç saniye kazanmak için kendi canını ve başkalarınınkini tehlikeye atanlar çok az mesafe kat etmiş ve en fazla birkaç metre ilerlemişler… Ama yol açtıkları tehlike çok büyük: Yaşanacak kaza sonucunda, öncelikle can kaybı yaşanabilir. Şanslıyız diyelim ve kazada kimsenin burnu kanamadı; o zaman da en az iki araçta maddi hasar meydana gelecek. İki aracın da trafik ve kasko sigortaları var diyelim. O zaman da sigorta şirketi hasar ödemiş olacak ve bu hasar önümüzdeki sene kazaya karışan araçların primini artıracak.

Bunların yanı sıra, kaza tespit işleminden ötürü bir sürü vakit kaybı olacak. Ayrıca trafik tıkandığından dolayı binlerce araç zaman kaybedecek. Neden? Birileri, buldukları ufacık bir boşluğu doldurup 3 saniye kazandığı için. İnsanın kendisine şunu sorması gerekiyor: Kazanılan saniyeler alınan riske değer mi?

Evet, özellikle İstanbul trafiğinde araç kullanmak zor ve bıktırıcı. Ancak bu hiç kimseye kuralları hiçe sayarak araç kullanma hakkı tanımıyor. Unutmayalım: Trafiği bu hale getiren maalesef bizleriz. Herkes kurallara uyarsa, gideceğimiz yere çok daha güvenli ve çabuk gidebiliriz.

Yorum yazın