TES dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşmalı

TES dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşmalı

Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, son iki yıldır kamuoyu gündemindeki yerini hiç kaybetmeyen Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) yaşadığı yeni gelişmelerle sıcaklığını koruduğunu, BES’e, Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) eklenmesiyle başlayan sürecin, Yeni Ekonomi Programı’ndaki (YEP) fonların Kıdem Tazminatı fonuna dönüştürülmesi ile devam ettiğini ifade etti. Çakas, YEP’le birlikte Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) gündeme gelmesinin yeniden kamuoyunun ilgisini çektiğini esasen TES’e geçişle ilgili verilen tepkinin son derece mesafeli olmakla beraber, kamuoyu tarafından pek de sıcak karşılanmadığını dile getirdi.

‘TES ÜLKEMİZDE YETERİNCE BİLİNMİYOR’

Kamuoyunun TES’e mesafeli yaklaşmasının en önemli nedenlerinden birinin BES’in ilk çıktığı 2003 yılından beri sürekli üzerinde değişiklik yapılması olduğunu ifade eden SAB Başkanı Reşit Çakas, “İlk çıktığı 2003 yılında bireysel emeklilik hesaplarından yapılan yönetim gideri, giriş aidat ile son derece yüksek fon işletim kesintisinin yanında toplam birikimler üzerinden %15’e varan vergi kesintileri ile karşılaşılıyordu. Bu aksaklıklar 2013 yılı Ocak ayından itibaren giderilmeye başlandı ve son derece olumlu sonuçlar vererek sistemde biriken fon tutarı 115 milyar lirayı aştı. Ancak OKS’ye geçilmesiyle oturmaya başlayan BES dengeleri bozulmuş, bu sistemden beklenen sonuç elde edilemedi. OKS ile tüketicinin tasarruf serbestisi hakkının elinden alındığı algısı oluştu. Ödenecek katkı payı çalışanın maaşının %3’ü ile sınırlı tutuldu daha kamuoyu yeterince bilgilendirilmeden uygulamaya geçildi. Bu nedenle sistemden çıkışta çok ciddi oranlara ulaşıldı. Çok açık bir şekilde bu durum OKS’ye karşı ciddi güven sorunu oluşmasına neden oldu. İşte tam bunun üzerine kıdem tazminatı fonunun ve hemen arkasından TES’in gündeme getirilmesi kamuoyunda tereddütlü bir yaklaşımın oluşmasına sebep oldu” dedi. 

DÜNYADA YAYGIN

Reşit Çakas, TES’in ülkemizde çok bilinen bir olgu olmadığını, fakat dünyada TES’te oluşan fonların büyüklüğü bugün yaklaşık 45 trilyon dolara kadar ulaştığını söyledi. Uygulamanın gönüllü mü yoksa zorunlu mu olacağı henüz belli olmamakla beraber dünya uygulamalarında hem gönüllülük esasına dayalı hem de zorunlu uygulamalar mevcut diyen Çakas, “Örneğin; Norveç, İsveç, Hollanda ve İsviçre gibi ülkeler bu sistemi zorunlu olarak uygularken Rusya ve Makedonya gibi bazı ülkeler ise yarı zorunlu veya gönüllülük esasına dayanan uygulamalar mevcuttur. Türkiye’de buna en yakın örnek olarak OYAK gösterilse de buradaki birikimler de bireysel emeklilik fonları dışında değerlendiriliyor” diye belirtti.

TES’E GEÇİŞ SÜRECİ

SAB Başkanı Reşit Çakas, “Öncelikle mevcut uygulamayla OKS’ye dahil edilen müşteriler TES’e dahil edilecek. OKS’de çalışanın maaşından %3 oranında kesilen katılım payı kişi adına açılan bireysel emeklilik hesabına aktarılacak ve bu hesaba %25 oranında da devlet katkısı sağlanacak. Ayrıca devlet tarafından 1.000 lira ilgili hesaba aktarılacak. Ancak katılımcı bu hakların %100’ünden faydalanmak için 56 yaşını tamamlamak zorunda. OKS’de sistem içinde kalıp kalmamak konusunda seçim hakkı tamamen katılımcıya bırakılmış durumda” diye konuştu. Çakas, “Henüz net bir açıklama yapılmamasına rağmen YEP kapsamında hayatımıza girmesi planlanan TES sürecine geçişte öncelikle OKS’de bulunan tüm katılımcıların TES’e aktarımı gerçekleştirilecek. Mevcutta OKS’den ayrılmış ya da OKS’ye hiç dahil edilmemiş tüm çalışanların TES’e dahil edilmesi ve en önemlisi sistemde kalmanın da zorunlu olması bekleniyor” dedi.

“TES’te yapılacak başka bir değişiklik ise, mevcut uygulamaya ilave olarak TES’e aktarılacak katkı paylarında olacak. Buna göre çalışanın maaşından yapılacak kesintiye devlet katkısının ilave edilmesinin yanında işverenden de bir payın kesilip çalışanın katkı payına eklenerek TES’in cazip hale getirilmesi öngörülüyor” diyen Reşit Çakas, TES sisteminde gerek işverenden, gerekse çalışandan ne kadarlık kesinti yapılacağı, bununla ilgili devletin işverene de bir destek sağlayıp sağlamayacağı henüz netleşmemekle beraber bu sisteme geçişte mutlaka tarafların görüşüne başvurulmasının kaçınılmaz olduğuna değindi. 

‘TES İLE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ DESTEKLENİYOR’

Günümüzde emeklilikte sadece kamuya bağlı sosyal güvenlik sistemlerinin yeterli olmadığını söyleyen Reşit Çakas sözlerini şöyle sonlandırdı; “Bunun nedenlerinden birisi emeklilikte yaşanan gelir düzeyindeki düşüş. Diğeri ise ortalama yaşın her geçen gün yükselmesi. Ortalama yaşam süresi yükseldikçe çalışan başına düşen emekli sayısı da yükselmesi. Geçmişte emekli başına çalışan sayısı daha yüksek iken günümüzde bu durum artık terse dönmeye başladı. Emekli sayısı çalışan sayısını geçmeye başlamıştır. Bu noktada TES’te amaçlanan hem emeklilik döneminde bireylerin azalan gelirlerini kompanse etmek hem de sosyal güvenlik sisteminin desteklenmesi olacaktır. Ayrıca TES ile birlikte parayla sermaye piyasalarının derinleştirilmesi amaçlanıyor. Devlet uzun vadeli borçlanma kaynağı yaratma, daha da önemlisi uzun vadeli tasarruf alışkanlığı oluşturma noktasında TES’ten olacaktır. Sonuç olarak YEP ile birlikte hayatımıza girecek olan TES için beklentilerin çok yüksek olduğu çok açık ve net.”

TES SÜRECİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

SAB Başkanı Reşit Çakas, TES’e geçilirken OKS’de yaşanan aksaklıkların tekrar yaşanmaması için alınması gereken önlemleri sıraladı;
“Sistem bu işe dahil edilecek çalışanlara çok iyi anlatılmalı, her ne kadar zorunlu olacağı beklense de katılımcıların sisteme gönüllü olarak kalmaları sağlanmalı.
Bu işe dahil olacak tarafların yani çalışan, işveren ve kamu tarafında bir mutabakat sağlanmalı bütün tarafların sisteme katkı yapması teşvik edilmeli.
Sistemde biriken fonların değerlendirilmesi noktasında emeklilik şirketlerine yatırım serbestisi verilmeli, katılımcı hakları da korunarak fonların en verimli şekilde değerlendirilmesi sağlanmalı.
Sektörde hizmet verecek kurumların desteklenen mali hizmet kalitesi yüksek tutulmalı.
Bu alanda uzun yıllardır çalışan acenteler mutlaka sistem içinde tutulmalı, acentelerin birikim ve deneyimlerinden mutlaka faydalanılmalı ve acentelerin bu sistemde hizmet vermesi teşvik edilmeli.”
SAB olarak alınması gereken bu önlemlerle TES’in kısa sürede çabuk büyüyeceğini ve hem katılımcılara hem de genel anlamda ülke ekonomisine yarar sağlayacağına inandıklarını söyleyen Çakas, desteklerini sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.

Yorum yazın