Taşınmazlar ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesi
Vergi ve diğer bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına yönelik 7326 sayılı Kanunun 11. Maddesiyle, mükelleflere isteğe bağlı olarak bir defaya mahsus olmak üzere taşınmazlarını ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutma imkanı sağlanmıştır. Sonrasında yayımlanan 530 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ise düzenlemeye ilişkin uygulama usul ve esasları belirlenmiştir.
Bilanço usulüne göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine yeniden değerleme hakkı tanınmış olup, finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları ile Kanun Maddesinde sayılan diğer bazı mükellefler yeniden değerleme yapacaklar dışında tutulmuştur. Yasa lafzında; sadece sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketlerinin düzenleme dışında tutulmuş olmasından hareketle tebliğde açıkça belirtilmiş olmasa da sigorta aracılarının (acenteler ve brokerler) yeniden değerleme hükümlerinden yararlanabileceği kanaatini taşımaktayız.
Mükellefler, 9 Haziran 2021 tarihi itibariyle aktiflerinde mevcut kıymetleriyle ilgili yeniden değerlemeyi 2021 yılı sonuna kadar yapabileceklerdir. Diğer bir ifadeyle, yeniden değerlemenin yapılma süresi 31 Aralık 2021’de sona ermektedir.
Mükelleflerin 9 Haziran 2021 tarihi itibariyle aktifine kayıtlı taşınmazları (boş arsa ve araziler dahil) ve amortismana tabi iktisadi kıymetleri yeniden değerleme kapsamına girmektedir.
Özel maliyetler, aktifleştirilen araştırma ve geliştirme harcamaları, haklar da bu kapsamdadır.
Ancak; sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmazlar ve iktisadi kıymetler yeniden değerlemeye konu edilemeyecektir. Öte yandan; emtia niteliği arz eden, ticareti yapılan kıymetlere yeniden değerleme yapılamayacaktır.
Yeniden değerlemede; iktisadi kıymetin bilançoda kayıtlı değeri (birikmiş amortismanları dahil) Yİ-ÜFE endeksindeki artış dikkate alınarak güncellenmektedir. Mükellefler, istedikleri kıymeti yeniden değerlemeye tabi tutup, diğerlerini yeniden değerlememe imkanına da sahiptir. İktisadi kıymetlerin yeniden değerleme sonrası net aktif değeri ile değerleme öncesi net aktif değeri arasındaki fark bilanço pasifinde fon hesabına alınacaktır. Söz konusu net değer artışı üzerinden %2 oranıyla vergi hesaplanarak değerleme işleminin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar elektronik beyanname ile kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilecektir. Tahakkuk eden vergi 3 eşit taksitte ödenecektir. Söz konusu vergi gider kabul edilmediği gibi ödenecek vergilerden mahsup ta edilememektedir. Bu verginin zamanında beyan edilmemesi yada tahakkuk eden verginin zamanında ödenmemesi halinde yeniden değerleme hükümlerinden yararlanılamayacaktır.
Yeniden değerlemenin vergisel açıdan sağlayacağı avantajları ise şu şekilde özetleyebiliriz:
Taşınmazın (bina, arsa, vs) ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerleme sonrası maliyetleri satış kârının hesabında dikkate alınacağından, bu kıymetlerin daha sonra satışı olursa satış kârı (değerleme öncesine göre) daha düşük çıkacak bu da ödenecek kurumlar vergisini azaltacaktır. Diğer taraftan; söz konusu kıymetlerin yeniden değerleme sonrası değeri üzerinden amortisman ayrılacağından, gider yazılacak amortisman tutarı artmaktadır.
Öte yandan; işletme bilançosunda yer alan taşınmazların ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerinin enflasyon artışına göre düzeltilmesi, şirket bilançosuna olumlu etki yapacaktır. Örtülü sermaye riski olanlarda, özkaynak artışı örtülü sermaye sınırını yukarıya çekecektir. Yabancı kaynakları özkaynaklarını aşan kurumlarda uygulanan finansman gider kısıtlaması açısından da bu şekildeki özkaynak artışının faydası olacaktır.
