“Tarım kredisi kullanımında sigorta zorunlu olmalı”

Bloomberg HT 2. Tarım Zirvesi, 20 Eylül tarihinde, İstanbul’da gerçekleştirildi. Açılışını Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın gerçekleştirdiği zirvede, tarım sektörünün paydaşları bir araya geldi.  Bakan Fakıbaba, “Dünyadaki iklim değişikliği ülkemizi de etkiliyor. Üreticilerimiz, iklim değişikliği ve doğal afetlere karşı mağdur olmamak için %50 devlet desteği imkânı sunan TARSİM sigortasını yaptırmalıdır” uyarısında bulundu.  TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, sponsoru olduğu “Tarımda Risk Analizi ve Yönetimi” başlıklı oturumda, iklimsel değişiklikler ve artan sıklaşan afetler nedeniyle tarım sigortasının giderek artan önemine değindi, dünyadaki tarım sigortası modelleri, TARSİM ve sistemin 10 yıllık gelişimi ile 2018 yılında uygulamaya alınması hedeflenen yenilikler hakkında bilgi verdi.

Bloomberg HT tarım editörü İrfan Donat internet sitelerinde dün (21 Eylül 2017) yayımlanan “Tarım Zirvesi’nden öne çıkan notlar…”başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

TARIMSAL ÜRETİMDE PLANLAMA

Ziraat Bankası Tarım Politikaları Başkanı Ferhat Pişmaf, tarımdaki risklerin yönetimi noktasında, “Sigorta uygulamalarımızın verimi ve rekolteyi garantiye alan ve fiyat dalgalanmalarını biraz daha regüle edecek hale doğru evriliyor olması lazım” dedi.

Tarım kredileri kullanımında sigortanın zorunlu hale gelmesi gerektiğine dikkat çeken Pişmaf, ürün ihtisas borsaları ile de tarımsal ürünlerin tamamının kayda alınması açısından gerekli olduğunu kaydetti.

Pişmaf, tarımsal riskleri minimize etmenin bir diğer yolunun da tarımsal üretim planlamasından geçtiğini ifade etti.

Pişmaf, “Ölçek ekonomisine ulaşamadığımız sürece maliyet riskini, düşük verimlilik ve düşük karlılık riskini yönetebilme şansımız yok” dedi.

TARIMDA İKLİMSEL RİSKLER

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, gelecekteki iklim risklerine karşı toprak ve su kaynaklarının maksimum derecede korunması gerektiğini belirterek, “Kuraklık olabileceğini ve uzun süre susuz tarım yapmak zorunda kalabileceğimizi düşünerek kuraklığa dayanıklı çeşitler, türler, ırklar üzerine daha fazla yoğunlaşmamış lazım” dedi.

Zirvedeki tespitleri toparlamak gerekirse şunları söylemekte fayda var.

Üretim planlaması istediğimiz düzeyde değil. Bu da arz-talep dengesinin sağlanamamasına neden oluyor. Plansızlık fiyat politikalarının da sağlıklı oluşumuna engel oluyor.

Peki planlama için ne gerekli? Cevap: Veri ama güncel olanından…

Tarımsal verilerin güncelliği ve güvenilirliği, sektörün en çok şikayet ettiği ve sorun yaşadığı alanlardan bir tanesi.

Türkiye’de son genel tarım sayımının 2001’de yapıldığını hatırlatmakta fayda var.

Tarımsal desteklemelerin sosyal bir yardım mı yoksa üretimi teşvik eden ve verimli kılan bir araç mı olduğu konusunda kafalar karışık.

Sektörde desteklemelerin ve teşviklerin daha etkin olması ve etki analizinin yapılması beklentisi var.

İlk zirvede yaptığımız bir tespiti yineleyeceğiz.

Konuları ele aldığımızda bir şey fark ettik ki aslında sektörün paydaşları arasında bir iletişim kopukluğu, koordinasyon eksikliği var.

Tarımda teknoloji hak ettiği şekilde kendine yer bulamıyor. Dünyadaki değişime karşın teknolojiye adaptasyon konusunda heves var ama altyapı ve girişimcilik konusunda hala eksiklikler söz konusu.

Çiftçilerin bilinçlendirilmesi, kağıt üzerinde değil pratikte eğitimine daha fazla odaklanılması konusunda paydaşlar hem fikir.

Tarımda maliyetlerin aşağı çekilmesi ve gelecekte enerji bağımsızlığı açısından yenilenebilir enerji ile tarımın entegrasyonunu daha fazla konuşmamız lazım.


Yazının tamamını okumak için tıklayınız

 

Yorum yazın