Swiss Re: Doğal afetlerde koruma açığı derinleşiyor
Swiss Re’nin raporuna göre, küresel doğal afet koruma açığının 2025 yılında 424 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Sigorta koruması artan risklerle genel olarak aynı hızda büyüse de, küresel afet riskinin yaklaşık dörtte üçü hâlâ sigorta güvencesi dışında kalıyor.
Doğal afetlerin ekonomik ve sosyal etkileri dünya genelinde artarken, sigorta sektörü de bu büyüyen risklere karşı koruma sağlamaya çalışıyor. Swiss Re tarafından yayımlanan rapora göre, 2025 yılında küresel doğal afet koruma açığının 424 milyar ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Bir yıl önce 395 milyar ABD doları seviyesinde bulunan koruma açığındaki büyümenin temel nedeni ise afetlere maruz kalan varlıkların değerindeki artış olarak gösteriliyor.
Raporda, sigorta korumasının artan doğal afet risklerine genel olarak ayak uydurduğu belirtilirken, küresel risklerin büyük bölümünün hâlâ sigortasız olduğu vurgulanıyor.
KÜRESEL SİGORTA DAYANIKLILIĞI SINIRLI ŞEKİLDE GÜÇLENDİ
Swiss Re’nin Doğal Afet Sigorta Dayanıklılık Endeksi’ne göre, küresel sigorta dayanıklılığı son on yılda yüzde 25,3 seviyesinden yüzde 27,3’e yükseldi. Bu gelişme, sigorta korumasının arttığını ortaya koysa da küresel doğal afet riskinin yaklaşık yüzde 73’ünün hâlen sigorta kapsamı dışında bulunduğunu gösteriyor.
Rapora göre hem ihtiyaç duyulan koruma hem de mevcut sigorta koruması son yıllarda arttı. Ancak ekonomik büyüme ve varlık birikimi nedeniyle korunması gereken değerlerin büyümesi, koruma açığının mutlak olarak genişlemeye devam etmesine yol açıyor.
GELİŞMİŞ PİYASALAR DAYANIKLILIK KAZANDI
Swiss Re’nin değerlendirmesine göre gelişmiş Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) ile gelişmiş Asya Pasifik bölgeleri son on yılda önemli dayanıklılık kazanımları elde etti.
Gelişmiş EMEA bölgesinde sigorta dayanıklılık oranı 2015 yılında yüzde 37,1 seviyesindeyken 2025 yılında yüzde 41,3’e yükseldi. Gelişmiş Asya Pasifik’te ise aynı dönemde yüzde 22,5’ten yüzde 29,1’e çıktı.
Raporda Almanya örneğine de yer verildi. Buna göre ülkede yangın ve fırtına sigortası konutların yaklaşık yüzde 99’una ulaşırken, sel sigortası kapsamı son yirmi yılda yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yüzde 57’ye yükseldi.
KUZEY AMERİKA’DA RİSK BÜYÜYOR
Kuzey Amerika’da sigorta dayanıklılık oranı son on yılda yüzde 40-42 bandında büyük ölçüde sabit kaldı. Swiss Re’ye göre bu durum, koruma açığındaki büyümenin sigorta kapsamındaki zayıflamadan değil, risklerin mutlak olarak artmasından kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Raporda, afet riski yüksek bölgelerde nüfus yoğunluğunun artmaya devam ettiği ve yeniden inşa maliyetlerinin son yıllarda önemli ölçüde yükseldiği belirtiliyor. Kaliforniya örneğinde ise 2024 yılında konut sigortalarının yalnızca yüzde 12’sinin deprem teminatı içerdiği, bu oranın 1994 Northridge Depremi döneminde yüzde 30 seviyesinde bulunduğu ifade ediliyor.
GELİŞMEKTE OLAN PİYASALAR DAHA KIRILGAN
Swiss Re raporu, gelişmekte olan piyasaların doğal afetlere karşı hâlâ oldukça düşük seviyede korunduğunu ortaya koyuyor.
Latin Amerika ile gelişmekte olan EMEA ülkelerinde sigorta dayanıklılığı yaklaşık yüzde 8-9 seviyelerinde kalırken, gelişmekte olan Asya’da bu oran yalnızca yüzde 5 olarak ölçülüyor. Hızlı kentleşme ve ekonomik büyümeye rağmen yeni oluşan risklerin büyük kısmı sigorta kapsamına alınamıyor.
Raporda, bu bölgelerde oluşan yeni afet risklerinin neredeyse tamamının sigortasız kaldığına dikkat çekiliyor.
ADAPTASYON YATIRIMLARI KAYIPLARI AZALTABİLİR
Swiss Re’ye göre doğal afet kaynaklı sigortalı kayıplarda yıllık reel büyüme eğiliminin sürmesi halinde, küresel sigortalı kayıpların 2030 yılında 186 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Bu rakamın 2025 yılında 107 milyar ABD doları seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Rapor, koruma açığının azaltılması için yalnızca sigorta kapasitesinin artırılmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda beklenen ekonomik kayıpların da düşürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu noktada sel koruma sistemleri, bentler, setler ve arazi kullanım planlamaları gibi uyum projelerinin önemli rol oynadığı belirtiliyor. Özellikle İngiltere, Fransa, İsviçre ve Avusturya gibi ülkelerde uygulanan sel koruma önlemlerinin sigortalı kayıp artışını sınırladığı ifade ediliyor.
HER 1 DOLARLIK UYUM YATIRIMI YAKLAŞIK 2 DOLARLIK FAYDA SAĞLIYOR
Swiss Re’nin analizine göre, doğal afetlere yönelik uyum projelerinin ortalama fayda-maliyet oranı 1,86 seviyesinde bulunuyor. Bu da yapılan her 1 ABD dolarlık yatırımın yaklaşık 1,86 ABD doları ekonomik fayda sağladığı anlamına geliyor.
Raporda, 2020 yılında ABD’de meydana gelen Sally Kasırgası sonrasında güçlendirilmiş bina standartlarına sahip konutlarda hasar sıklığının yüzde 55-70, hasar şiddetinin ise yüzde 14-40 oranında azaldığı belirtiliyor. Bu yapıların geleneksel binalara kıyasla yüzde 51-72 daha düşük hasar oranlarına sahip olduğu ifade ediliyor.
Louisiana’da ise güçlendirilmiş bina standartlarına uygun şekilde yenilenen konutların yıllık konut sigortası primlerinde yüzde 7 ila yüzde 24 arasında indirim alabildiği kaydediliyor.
KORUMA AÇIĞINI KAPATMAK İÇİN SİGORTA VE ADAPTASYON BİRLİKTE İLERLEMELİ
Swiss Re raporuna göre, doğal afetlere maruz kalan varlıkların değerindeki artış küresel ölçekte dayanıklılık açısından önemli riskler yaratmaya devam ediyor. Sigorta koruması artan risklere genel olarak uyum sağlasa da, küresel koruma açığının daraltılması için sigorta çözümleri ile fiziksel risk azaltımını hedefleyen adaptasyon yatırımlarının birlikte ele alınması gerekiyor.
Rapor, daha net değerlendirme standartları ve risk azaltımını ödüllendiren piyasa teşvikleriyle desteklenen adaptasyon projelerinin, küresel sigorta dayanıklılığını artırabileceğini ve doğal afetlere karşı koruma açığının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.
