Sürücüsüz araçlar geleceğimizi nasıl etkileyecek?

Sürücüsüz araçlar geleceğimizi nasıl etkileyecek?

Danışmanlık şirketi KPMG ve Michigan’da bulunan Otomotiv Araştırma Merkezi (CAR) tarafından geçtiğimiz ay yayınlanan raporda, endüstrinin yakın zamanda seri olarak sürücüsüz araçlar üretmeye başlayacağı söyleniyor. Raporda, 2019 yılında galerilerde sergilenmeye başlanması beklenen sürücüsüz araçların, 2025 yılında altyapılarının gelişmesi ile yollara çıkmaya başlayacağı ifade ediliyor. KPMG ve CAR, kaza yapmayan sürücüsüz araçların hayatımıza ve endüstriye büyük değişiklikler getireceğini söylüyor.

Rapordaki önemli noktalar:
– Araç üreticileri, kaza yapmayan araçlarda güçlendirilmiş çelik kullanmak ya da araçlara hava yastığı gibi güvenlik gereçleri yerleştirmek zorunda kalmayacak. Bu da araç fiyatlarını ve üretim süresini azaltırken, yakıt tasarrufunu artıracak.

– Sürücüsüz araçlar, hızları ve diğer araçlarla aralarındaki mesafe bilgisayarlar tarafından hesaplandığı için daha küçük yollarda, birbirlerine daha yakın şekilde gidebilecek.  Bu da, yol, otoyol ve diğer altyapı çalışmaları için harcanan yıllık 75 milyar dolar harcamanın azalmasını sağlayacak.

– Bilgisayarlar tarafından yönetilen araçlar, daha verimli bir şekilde yol alacak ve trafik büyük ölçüde azalacak. Bu, aynı zamanda yakıt masraflarını da azaltacak.

– Sürücüsüz araçlar, trafiği büyük ölçüde azaltacağı için, trafik ve aydınlatma ışıklarına olan ihtiyaç ve bunlar için kullanılan enerji azalacak.

– Sürücüsüz araçlar, araç sigortalarını tamamen değiştirecek. Bu araç sigortaları devrinin kapanması anlamına gelebilir.
Trafik kazası nedeniyle hastaneleri dolduran kişilerin sayısı ciddi bir şekilde azalacak.

– Kaza yapmayan araçlar, araç onarım merkezlerinin iş modellerini değiştirmelerine sebebiyet verecek. Onarım merkezleri, otonom sürüş sistemleri olmayan eski araçlar için satış sonrası ürünler ve hizmetler sunmak zorunda kalacak.

– Çelik üreticileri araç sektöründen uzaklaşıp, başka sektörlere ürün satmaya çalışacak.

– Hükümetler, trafik cezalarının azalması sonucunda polis güçlerini küçültmek zorunda kalacak. Bu altyapı kullanım ücretlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

– Daha ucuz ve sürücüsüz araçlar daha genç jenerasyonların ve engellilerin araç sahibi olmasının önünü açabilir.

– Eğer araç paylaşımı artarsa, araç fiyatları ciddi bir şekilde düşebilir. Bireyler, araç satın almak yerine sadece ulaşım hizmetlerine para ödeyebilir.

– Otonom ulaşım, en önemli ulaşım araçlarından yüksek hızlı trenlere olan ihtiyacı büyük ölçüde azaltabilir.

– Araç paylaşımı, araçların sürekli devir halinde olmasına neden olacağı için, şehirlerde büyük yer kaplayan park alanları azalabilir.

– Bağlantılı bir araç ağı, hackerlara karşı pahalı güvenlik önlemleri gerektirecektir. Bu sistem tüketiciler arasında mahremiyet sorunları yaratabilir.

Sürücüsüz araçlar, düşük üretim maliyetleri, tasarruflu ve güvenli sürüş sistemleri ile sürücülü araçları tarihe gömecek.

Kaynak: InsuranceJournal

Yorum yazın