Tarım konseyinin raporunda “zorunlu sigorta” önerisi
Antalya Tarım Konseyi, yaşanan hasarın boyutlarını, alınacak acil önlemleri ve uzun vadeli önlemleri içeren kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından yapılan ön hasar tespit açıklamalarına yer verildi. Buna göre; afetten yaklaşık 750 civarında üretici ve 2600 dekar alan etkilendi. Afette zarar gören sera alanı Kumluca’ da 520 dekar, Finike’ de 200 dekar, Demre’ de 267 dekar, Kaş’da 840 dekar. Finike’ de 800 dekar, Demre’ de ise 13 dekar meyve bahçesi etkilendi.
Dünya gazetesinden Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre, Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, hazırladıkları rapor ile alınması gereken acil önlemleri şöyle sıraladı: “Afet bölgesinde yeniden yapılanma süreci için üreticilere acil nakit destek sağlanmalıdır. Bu bölge şu an ki 7269 Sayılı Yasa’ ya göre Afete Maruz Bölge ilan edilememekte ve Anayasamızın 119. Maddesi’ ne göre de OHAL Bölgesi de ilan edilememektedir. Tek çözüm Bakanlar Kurulu Kararı ile yöreye sağlanacak bir özel nakdi yardımdır. Bu nakdi yardımın miktarı kadar veriliş şekli de çok önemli olacaktır. Dönüm başına yapılacak ödemeler yaşam payı ve yeniden üretim olarak iki kısımda düşünülmelidir. Yeniden üretim desteklemelerinin yöre tarımını yeniden ayağa kaldırması ve amacına uygun kullanılması için faturaya bağlı yapılması çözüm olabilir. Bu süreçte yeniden kurulacak seraların da sigorta mevzuatına uygun, afetlere daha dayanıklı (statik ve mukavemet gibi mühendislik hesapları doğru yapılmış, rüzgar yönüne göre inşa v.b.) inşa edilmesi için gerekli tedbir alınarak destekleme yapılmalıdır.”
Antalya Tarım Konseyi’nin hazırladığı raporda uzun vadeli olarak alınması gereken önlemler ise şöyle sıralandı.
1- Antalya körfezinin batısı sürekli olarak yoğun hava koşullarına bağlı afet bölgesidir. Sık sık bu bölgede fırtına, sel, baskın, hortum, dolu gibi doğal afetler yaşanmaktadır. Buralarda meydana gelen kayıplar yalnızca çiftçilerin ve ailelerinin geçimini değil; Türk tarım sektörünün ilerlemesini. Antalya ve Türkiye ekonomisinin büyümesini önlemektedir. Bu ve benzeri, sürekli tekrar eden afet yaşanan bölgeler havza sisteminde tespit edilip,- bu bölgelerdeki tüm tarım alanlarında sigortalılık zorunlu hale getirilmeli, sigortalılıkta Devlet katkı payı ise yüzde 70′ e çıkarılmalıdır.
2- Şu an ki TARSİM mevzuatı bu bölgedeki pek çok sera alanını, özellikle de cam sera alanlarını devre dışı bıraktığı için; mevzuata mevcuttaki bu alanları da kapsayacak şekilde bir düzenleme getirilebilir.
3- Afetlerden sonra kurulacak kriz masalarına İl ve İlçelerde sivil toplum kuruluşlarının daha aktif katılımı sağlanmalıdır.
4- Meteorolojiye bağlı erken uyarı sistemi daha aktif kullanılmalıdır. Tarım İlçe Müdürlükleri özellikle modern seralar için alınabilecek bazı tedbirler için (rüzgara bağlı yoğun hava koşullarının beklendiği günlerde plastik seralarda havalandırma pencerelerinin sıkıca kapatılması gibi- aşırı rüzgar sera içine girdiğinde, seradaki başka yerdeki plastiği patlatarak çıkar-) üreticileri uyarmalıdır.
5- Yeni oluşturulacak tüm seralarda; Dolu riski için seralarda temperli sarsıntı ve darbelere dayanıklı cam ya da dolu ve darbeye dayanıklı, esnek, UV içeriği yüksek plastik örtüler kullanılması mevzuatla destekleme kapsamına alınabilir.
6- Sera arazilerinin çevresi sağlam/dayanıklı ve kalın gövdeli ağaçlarla ağaçlandırılmalıdır. Bu set rüzgara bağlı oluşacak pek çok doğal afette bariyer görevi görecektir.
