Süleyman’ın Hikâyesi
Bazı filmler büyük olaylar anlatmaz; sıradan görünen bir hayatın içindeki görünmeyen yükü hissettirir. Süleyman’ın Hikâyesi de tam olarak bunu yapan, sade ama etkisi uzun süre devam eden bir film.
Paris sokaklarında yemek kuryesi olarak çalışan Gineli göçmen Souleymane, iki gün sonra sığınma başvurusu için hayatını değiştirebilecek bir mülakata girecektir. Ancak bu iki gün boyunca hem geçimini sağlamak hem de kendisine ezberletilen hayat hikâyesini kusursuz şekilde anlatabilmek için zamana karşı yarışır. Her teslimat, her telefon görüşmesi ve her gecikme, onun geleceğini biraz daha belirsiz hâle getirir.
Belgesel gerçekçiliğini andıran anlatımıyla öne çıkan film, göçmenlik, kimlik, güvencesiz çalışma ve hayatta kalma mücadelesini abartıya kaçmadan, son derece doğal bir dille işliyor. Abou Sangare’nin etkileyici performansı ise filmin en güçlü taraflarından biri.
Gösterişli sahneler yerine güçlü karakter anlatılarını sevenler için Süleyman’ın Hikâyesi, son dönemin en çarpıcı insan hikâyelerinden biri.
Süleyman’ın Hikayesi TV+’ta
